7 Ağustos 2014 Perşembe
"çinko damlar daraltıyor gökyüzünü"
24 Eylül 2013 Salı
Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler
- Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.
- Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bilişimle son kullanıcıdan fazla ilgilenmemiş olmak ciddi bir kayıp sayılmaz.
- İşin doğrusu bölüm pek kolay değil. Aslında zor da değil ama lise eğitiminde verilenlerden farklı bir düşünce tarzı gerektirdiğinden [13] öğrenciler zorlanıyorlar diye düşünüyorum. İlkokul birinci sınıftan itibaren sonuç bulmaya ve bu sonucu şıklar arasından seçmeye odaklanmış öğrenciler için yöntem üzerinde düşünmek en zor alışılan şey oluyor. Bu aşamayı halledince gerisi daha kolaylaşıyor. Burası en çok üzerinde çalışılması gereken alanların başında geliyor ve elbette lise eğitiminde değiştirilmesi gereken çok şey var.
- Her bölüm için geçerli olan tavsiye bilgisayar mühendisliği için de geçerli; düzenli çalışmak gerekiyor. Ödevler ve projeler var sürekli. Azıcık savsaklayınca [12] bile ipin ucu kolayca kaçabiliyor.
- Mezun olacağınız yıl sizinle birlikte 10000'den fazla bilgisayar mühendisi mezun olacak. Başka bölümlerden mezun olmuş ve sizinle aynı işleri yapmaya talip olanların sayısı da bundan aşağı olmayacak. Rekabet sadece yurt içindekilerle de sınırlı değil, aynı iş için dünyanın her tarafından, mesela Hindistan'dan, insanlarla rekabet edeceksiniz. Bunun için bölümde anlatılanların haricinde şeyler biliyor olmanız lazım. Onları mutlaka iyi biliyor olmanız lazım ama zaten neredeyse bütün rakipleriniz biliyor olacak. Aynı işi yapabilecek bu büyük kalabalık içinde bir adım öne çıkabilmek için derslerden fazlasına çalışmanız gerekecek.
- Öğrenim hayatınız boyunca okuyacağınız kaynakların büyük bir kısmı İngilizce olacak. Sorularınızı yeri gelecek uluslararası listelere/forumlara sormanız gerekecek. Meslek hayatınızda da mutlaka İngilizce iletişim kurabilmeniz gerekecek. Onun için öncelikle İngilizce çalışın [0].
- Sizin okulunuzda okutulmuyor bile olsa dünyanın dört bir tarafında internet üzerinden ulaşabileceğiniz çevrimiçi kurslara ve eğitimlere katılma fırsatınız var. Bu fırsatları değerlendirin [1].
- Her dersten en yüksek notu almanız gerekmez ama derslerde başarılı olmanın da bir yere kadar önemi var [6].
- Okulu bitirdiğinizde hazırladığınız cv'den önce yaptıklarınıza bakacaklar [2]. Bunun için internette yazdığınız her şeyi kendi adınızla yazın. Bu hem yaptıklarınıza bir aramayla ulaşılmasını sağlar, hem de sizi bir saçmalığı yazmadan önce ikinci bir kez düşünmeye teşvik eder. Salak saçma takma isimler kullanmayın. Kendi adınızla yazamadığınız bir şeyi hiç yazmamak iyi fikir olabilir.
- Adınızı soyadınızı içeren bir alan adı satın alın ve kullanın. 10$'ın altında yıllık ücret ödeyip böyle bir alanı almak mümkün. Daha az kullanılan alan adı uzantılarını yıllık 1$'ın altında bile almak mümkün.
- Hala bir tane yoksa bir blog adresi alın ve yazın. Çoğunluk başlangıçta günlük girdilerini ansiklopedi gibi düşünüyor. Elbette ipuçlarını, sorunları, çözümleri yazmak faydalı ama sadece bunlarla sınırlı yazmanız gerekmez. Hangi konuda yazmak istiyorsanız yazın, fikirleriniz olduğunu zaten biliyor insanlar.
- Öğrenim hayatınız boyunca en çok başvuracağınız kaynaklardan biri wikipedia olacaktır. Burada içerik gönüllüler tarafından geliştiriliyor. Siz de bir hesap açın ve mevcut maddeleri iyileştirin, yeni maddeler ekleyin [3].
- Mutlaka yazılımla ilgili ödevleriniz olacak, takım arkadaşlarınızla birlikte çalışacaksınız. Hem bunlarda kullanmak için hem de kendi projelerinizi barındırmak için bir github hesabı açın. Bu hesabı çok özenli kullanın. Yarım bırakılmış projelerinizle, uydurma gönderim mesajlarınızla [4] bir çöplüğe dönüştürmeyin burasını.
- Bir transifex [5] hesabı alın ve yazılımların çevirilerine katkıda bulunun. Hepimiz Türkçe içerik az diye şikayetçi olurken bunu arttırmaya çaba göstermemek olmaz. Programların çok büyük kısmı sizin kolaylıkla katı verebileceğiniz durumdalar. İngilizcenizin gelişmesine katkıda bulunacağı gibi yazılımların çevirilerine dört yılda hatırı sayılır katkı vermiş olacaksınız.
- İlgi alanınızdaki derneklerden, gruplardan birine dahil olun. Başlangıçta ne yapıldığını görürsünüz, zaten ağır bir yükü de olmaz. Sadece internette örgütlenen gruplar da var, onların da üyesi olmanın, imkan buldukça toplantılarına katılmanın büyük faydasını görürsünüz.
- Okul dönemleri dışında bir çok eğitim etkinliği oluyor, bunlardan mümkün olduğunca fazlasına katılın.
- Takviminize uygun olursa mezun olmadan bir kere bilgisayar mühendisliği öğrencileri kongresine katılın. Etkinliğin içeriğinden çok ileride meslektaş olacağınız arkadaşlarla tanışmış olursunuz.
- Henüz tanışmadıysanız özgür yazılım dünyası ile tanışmak size yepyeni ufuklar açacaktır. Bir yazılımın özgür olması onun kullanımının, dağıtılmasının, değiştirilmiş halinin dağıtılmasının özgür olması ve kaynak kodunun da erişilebilir olmasını sağlar. Özgür yazılımlar sayesinde daha önce keşfedilmiş şeyleri yeniden keşfetmek zorunda kalmayacağınız gibi onlara eklemeler yapabilir, hatalarını düzeltebilir yani yazılım ekosisteminin bir parçası olabilirsiniz. Özgür yazılım dünyası sizi memnuniyetle kabul edecektir. Gönüllüler tarafından yürütülen projelere katkı vermeden önce Nasıl Akıllıca Soru Sorulur [7] belgesini okumanın çok faydasını görürsünüz.
- Google tarafıdan her yıl düzenlenen Summer of Code [8] etkinliği büyük özgür yazılım resminin bir parçası olmanıza imkan veren harika bir fırsattır. Birinci sınıf öğrencisiyken işler o kadar kolay olmayabilir ama bir hedef [9] olarak önünüzde bulunması gerekir diye düşünüyorum. Her yıl ülkemizden de 10-15 kişi kabul ediliyor [10] bu etkinliğe, biri siz olabilirsiniz.
- Lisans eğitimi bitmeden iki yaz stajı yapmanız gerekecek. Bu stajları meslek hayatını tanımak için bir fırsat olarak görün [14]. Yapmış görünmek için bir yerde staj yapmayın. Bazen staj yapılacak yerin adının fiyakalı göründüğü için seçildiğini görüyorum. Bence adı çok bilinen ama gittiğinizde elinizi hiç bir şeye dokunamayacağınız, size bir şey katmayacak bir yerde staj yapmak hiç de iyi bir fikir olmayacaktır. Staj yerini ayarlama işini son dakikaya bırakmayın. Okulda hiç adı geçmeyen, derslerde anlatılmayan şeyleri staj yaptığınız yerde görmek size farklı bakış açıları kazandıracaktır.
- Son sınıfta yapacağız bitirme projesini [11] ciddiye alın.
9 Nisan 2013 Salı
Özgür Yazılım ve Linux Günleri 2013'ün ardından
Etkinlik Musta ve Chris hocaların kısa konuşmalarıyla başladı. Her ikisini de dinlemenin ayrı keyifli tarafları var. İkinci konuşmalar arasından Ahmet Kaplan'ın Pardus'la ilgili sunumu bence dikkat çekiciydi. Ahmet hoca yaptıkları çalışmaları anlattı. Mevcut durum neredeyse kimseyi tatmin etmediği gibi sunumdaki açıklamalar da bence yetersizdi. Keşke teknik ekipten de biri olsaydı ve o cevaplasaydı soruları. Ahmet hoca çok geniş pencereden geleceğe yönelik planlarını anlattı ama anlattıklarını destekleyecek şeyleri gösteremiyor oluşu ikna ediciliğini çok azalttı doğrusu. Pardus eski geliştiricisi Ozan Çağlayan söz alarak durumdan memnun olmadığını ve durumu takip edeceğini söyledi. Konuşmanın ardından etkinlik alanında da kalabalık bir grup birlikte konuştular ama ben dinleyici olarak katılmadım sohbete. Bu vesileyle kısa süreliğine memlekette bulunan Gökçen'i de görmüş oldum.
Üçüncü oturum olarak Çağrı Ersen'in nagios sunumunu dinledim. Yazılarından tanıdığım ve takdir ettiğim biri olduğundan yüz yüze görüşüp tanışmış olmaktan çok mutlu oldum. Sunum her açıdan çok başarılıydı. Keşke iki lafın belini kırmaya fırsat olsaydı. Umarım başka bir etkinlikte bu fırsatı yakalayabilirim.
Öğleden sonra önce JMeter anlatan Gökhan Akgün'ü dinledim. Gökhan çok akıllı ve çalışkan biri olduğundan ileride eminim çok daha iyi bir hatip olacaktır. Bu sunum da güzeldi bence.
İlk günü Doruk'un salondan taşan katılımcıların olduğu Sürdürülebilir Linux Sistem Yönetimi semineri ile bitirdik. Doruk zaten yılların tecrübeli konuşmacısı olduğundan herkesi konunun içine çekerek çok başarılı bir konuşma yaptı. Eminim herkes beklediğinden fazlasını bularak ayrılmıştır ilk günün sonunda.
Pazartesi başlayan sınavları olmasına rağmen iki geceyi yolda geçirmeyi göze alıp benimle birlikte gelen öğrencilerim Aybüke, Ebru ve Esra ilk günün sonunda geri döndüler. Konu sınavlar olunca ısrar etmek imkanı olmadı ama hem akşam sohbetlere hem de ikinci güne katılmış olmalarını çok isterdim doğrusu. Bu kadarının bile onlar için iyi bir tecrübe olduğuna eminim.
İkinci gün Couchbase anlatan Kaan ve İşbaran'ı dinleyerek başladı etkinlik benim için. Her ikisi de konuya çok hakim olduklarından benim dinlediğim en başarılı sunumlardan birini yaptılar. Olumlu ve olumsuz yanlarıyla tecrübelerini çok iyi aktardılar. Bu iki kocaman adamla öğrenciliklerinde birlikte bulunmuş olmaktan bir kez daha gurur duydum.
Etkinliğin son oturumunda geçen yıldan bu yana konuştuğumuz Yakından Eğitim hakkında bir sunumumuz oldu. Katılanların çok büyük bölümünü tanıyordum, benim tahminimin çok altında katılımcı vardı salonda. Yakından Eğitim'i neredeyse hiç duyuramadığımızı etkinlik alanındakilerin neredeyse hiçbirinin haberinin olmamasından anlamak mümkündü. Umarım bu dönem yapılacak güzel işlerle bir sonraki döneme başlarken daha çok adını duyurabiliriz.
Bilgi Üniversitesi ekibi her yıl olduğu gibi yine çok iyi hazırlanmıştı, aksayan bir şey yoktu, özverili çalıştılar, sağ olsunlar.
Etkinliğin geri kalan büyük bölümü, cuma ve cumartesi akşamları da dahil olmak üzere hep arkadaşlarla muhabbet etmekle geçti. Sadece biriyle konuşmak için bile bu yolu tepebileceğim yirmiden fazla arkadaşla birlikte olmak çok güzeldi. Bu kadar güzel ve akıllı genç kadınla, fişek gibi delikanlılarla (elbette daha az genç ve göbekli olanlarla da ;)) dopdolu geçen iki günün ardından etkinlik de bitti.
3 Nisan 2012 Salı
Özgür Yazılım ve Linux Günlerinin ardından
Biz her yıl olduğu gibi yine elliden fazla öğrenciyle katıldık etkinliğe. Daha önce seminere gittiğimiz Balıkesir Üniversitesi ve önümüzdeki ay seminere gideceğimiz Yalova Üniversitesi de aynı şekilde birer otobüs dolusu öğrenciyle katıldılar. Klasik olarak İstanbul'daki öğrencilerin katılımı çok azdı. Benden ve ev sahibi Bilgi Üniversitesindeki akademisyenlerden başka üniversite personeli olmaması yine dikkat çekiciydi.
Kurulma aşamasının sonuna gelmiş bilgisayar mühendisleri odasının iki tarafındaki arkadaşlarla da (Alper Eryılmaz ve İlyas Emre Karan) son anda karşılaşıp daha sonra yazışalım diye konuştuk. Buraya da yazayım ki onlara yazmamaya bahanem kalmasın.
İki gün boyunca üzerinde konuştuğumuz ve hepimizin aklına yatan bir Yakından Eğitim konusu var ki onun için hazırlıklara başladık bile. Duyurmaya hazır olunca eminim çok fazla ilgi görecek bir konu olacaktır.
Beni dostça misafir eden Erdem Bayer ve Devrim Gündüz'e, üç gün boyunca gevezeliğime katlanan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyor, bu duygu ve düşüncelerle bir başka etkinlikte görüşmek üzere diyorum.
27 Mart 2012 Salı
Özgür Yazılım ve Linux Günleri'12
Ben bu tip etkinliklerde seminerlerden çok (doğruyu konuşmak lazım) kahve aralarında gevezelik etmeyi, yeni insanlarla tanışmayı değerli buluyorum. Hele etkinlik İstanbul'da olunca orada çalışan eski öğrencilerim ve arkadaşlarımın sayısı hayli kabarık oluyor.
Ayrıntılı program etkinlik sayfasında var ama benim özellikle katılmak istediklerim şunlar:
- Chris Stephenson, "Bilgisayar Bilimcileri Haklıymış: Programlama Dillerindeki Son Gelişmeler". Chris hoca her yıl oldukça eğlenceli ve ilginç konuşmalar yapıyor, hem öğrenciler hem de çalışanlar için kaçırılmaması gereken bir sunum olacaktır eminim. Aynı sırada arkadaşım Fatih Uluçam ayrıldığı Batman Üniversitesinde yaptıklarını anlatacak. Üniversitesine ne kadar emek harcadığını bildiğimden kurumsal olarak bir işi nasıl yapacağını merak edenlere yardımcı olacağını tahmin ediyorum.
- İkinci oturumda Eray Arslan "Kerberos'a Giriş" anlatırken, Hakan Uygun da "Maven Derleme Sistemi ile Proje Hayat Döngüsü" anlatacak. Ben bu oturumda muhtemelen dışarıda gevezelik ederim.
- Üçüncü oturumda eğer öğleden sonra da dinlemeye devam edecekseniz Gökşin Akdeniz'den FreeBSD dinlemek iyi fikir olabilir. Ben salonların önünde olurum.
- Yemekten sonra Yaşar Safkan'dan "Yazılımcı Seçimine Mühendisçe Yaklaşım" dinlenebiir ama ben Serdar Dalgıç'tan "Linux’ta Paket/Yazılım Yönetim Sistemleri" dinlemeyi tercih edeceğim. PiSi, deb ve rpm'nin çözemediği hangi sorunları çözüyor gibi sorulardan bahdesilecek teknik bir seminer olmasını ümit ediyorum.
- Teknik bir seminer dinlemek isteyenler Devrim Gündüz'den "RPM Paketi Hazırlamanın İncelikleri"ni dinlerken ben Roy Büyüksimkeşyan'dan "Bir Proje Yöneticisinin Günlüğü: Son Projemi Nasıl Batırdım?" oturumuna katılacağım. Artık ihtiyarladığımdan mıdır nedir, böyle tecrübelerin anlatıldığı oturumlar daha cazip geliyor bana.
- Teknik konuları dinlemek isteyenler için son oturumda Yaşar Safkan!ın "Açık Kaynak Test Kütüphaneleri ile Birim Testi Yapmak" semineri iyi bir seçenek olabilir. Ben bu vakti de gevezelikle değerlendiririm.
- iki oturum peşpeşe dinlerim diyenler için Devrim Gündüz "PostgreSQL’de Uygulamalı Gömülü Replikasyon" anlatacak. Benim bildiğim Devrim bu iki oturumu blok olarak yapar, hatta bir sonraki seminerden de vakit çalmaya kalkar. Dinlemesi zevkli olur ama temponun böyle olacağını bilerek gidin ;) Özhan Karaman'dan "Btrfs Dosya Sistemi Teknolojisi ve Kullanımı" ve Bünyamin Demir'den "Güvenli Kod Geliştirme" de değerlendirilebilir diğer alternatifler. Cuma gecesinin nasıl geçeceğine bağlı olarak bu oturuma yetişemeyebilirim gibi geliyor bana;)
- İkinci oturumda Erek Göktürk ve Onur Küçük birlikte "Al Ruby'i vur Python'a" diyecekler. Eğlenceli bir sunum olacağını düşünüyorum. Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerine python anlatan biri olarak tam benlik bir oturum olacak. Paralel bir salonda da Akın Ömeroğlu "Özgür Yazılımda Patentler ve Davalar" hakkında konuşacak. Teknik olmayan bir şey dinlemek isteyenler için bu oturumdaki tek seçenek de o olacak sanırım.
- Yemekden önceki son oturum da Eren Türkay çoğumuzun yabancı olduğu bir konudan "Linux ile Amatör Telsizcilik"den bahsedecek. Paralel bir oturumda da Doruk Fişek "MariaDB vs MySQL Karşılaştırması" yapacak. Seçimi hava şartlarına göre yaparım diye düşünüyorum.
- Öğleden sonra Oğuz Yarımtepe yıllar önce yaptığı "Linux-DO: GNU/Linux ve Uzak Doğu Felsefesi" sunumunun genişletilmiş halini yapacak. O zaman da çok eğlenceliydi şimdi daha da eğlenceli olacak sanırım. Onur Küçük "Linux Açılış Süreci"ni başka bir oturumda anlatsaydı da Linux-Do seminerini anlatanlar ve dinleyenlerde ona katılabilselerdi isterdim ama paralel oturumlar olunca böyle çakışmalar kaçınılmaz oluyor.
- Son iki oturumda diğer seminerlerin yanı sıra "Pardus: Topluluk Olarak Ne Yapıyoruz?" paneli var. Belki birincisine katılıp Pardus Çalıştayı ile ilgili sorulara katkıda bulunabilirim.
26 Şubat 2012 Pazar
Aikido geleneksel sporumuzdur artık
Oğuz'un aramıza katılmasıyla onun sadece mühendislik bilgisinden değil diğer taraflarından da yararlanmaya başladık. Her ne kadar zaman zaman bilgisayarı hayatımızın merkezine koyuyor olsak da içinde bilgisayar olmayan faaliyetlere ihtiyacımız olduğunun da farkında olduğumuzdan Oğuz'un Aikido bilgisine özenerek bu spora başladık. Yukarıdaki fotoğraf bahsettiğim ekibin neredeyse yarısını gösteriyor, oldukça kalabalığız aslında.
Yıllar önce Oğuz'un Linux Şenliğinde verdiği; yenmesi yenilmesi hatta müsabakası olmayan, başlangıçtaki beyaz kuşaktan sonra bir tek siyah kuşağı bulunan bu sporun GNU/Linux ile benzerlikleri için bu adresteki seminer notlarına bakabilirsiniz. Aradan geçen bunca yıldan sonra bu semineri zenginleştirerek tekrarlaması için Oğuz'u cesaretlendirmeye çalışıyoruz. Umarım bu yıl Özgür Yazılım ve Linux Günlerinde bu renkli semineri tekrar dinleme fırsatımız olur.
Çanakkalede bilgisayar mühendisliği öğrencileri arasında Aikidocuların sayısının bir çığ gibi artacağını tahmin ediyorum.
5 Mart 2011 Cumartesi
Camia Dağıtımı Toplantısı
6 Nisan 2010 Salı
Özgür Yazılım ve Linux Günlerinin ardından
İlk gün kısa açılış konuşmalarının ardından Canonical'dan Matt Zimmerman Ubuntu'da işlerin nasıl yürüdüğü hakkında güzel bir sunum yaptı. En yaygın Linux dağıtımının böyle önemli bir ismini dinlemek çok iyi bir imkandı. Konuşmayı ben eğlenceli buldum ama çok tek düze konuştuğuyla ilgili eleştriler de duydum. Öğle arasından sonra Chris Stephenson'dan daha önce de benzerlerini dinlediğim oldukça neşeli bir sunum dinledim. Neden Java ilk dil olmamalı konusunda oldukça geçerli nedenlerden bahsetti. Ardından bir ara misafir olduğum "Kartaca'da Geyik Kültürü" semineri gerçekten çok geyikti, uzun süre dayanamadım. Aradan sonra Huzeyfe Önal'dan çok başarılı bir güvenlik semineri vardı, dinlemeyenler etkinliğin en etkili seminerlerinden birini kaçırdılar. Sonrasında konuşan Bakır Emre'yi dinlemeyi istememe rağmen mezun öğrencilerimle ve pek az görüşebildiğim arkadaşlarla çene çalmaya daldım.
İkinci gün google'dan Leslie Hawthorn ile başladı. Bir ara bizim kızlardan Pınar da sahneye çıktı. Güzeldi. Salon tamamen doluydu hatta ilave sandalyeler bile getirilmişti. Öğle arasından sonra BS2 salonunda Pardus oturumları vardı. İlk olarak Bahadır, Gökçen ve Gökmen nasıl geliştirici olunur hakkında konuştular. Klasik olarak tahrik edici sorular da soruldu, eğlenceliydi. Ardından ben özgür yazılım projelerine katkı vermenin ipuçları hakkında konuştum. Ben eğlendim, sıkıcı bir seminer olmadığı yönünde geri bildirimler aldım ;) Benden sonra Semen Cirit çoğu katılımcının çok işine yaracak bir sunum yaptı ama sanırım ne kadar önemli bir konu olduğunu seminerin isminden çok fazla insan anlayamadığından katılım fazla değildi. Son konuşma özgürlükiçin hakkındaydı ama onu da ben dinleyemedim.
Bir çok üniversiteden farklı grupların takım halinde bir özgür yazılıma nasıl katılabiliriz diye istekli olduğunu gördüm. Benim görebildiğim öğrencilerde bir heyecan var ama nereye yöneleceklerini bilemiyorlar. Zaten bunun için öğrenciler aslında ;) Keşke doğru yönlendirilebilseler.
Uzun zamandır göremediğim Pınar ve Mehtap'la görüşmek harikaydı. O kadar çok eski öğrencimi görüp konuşma fırsatı buldum ki sırf onlarla görüşmek için bile gidebilirdim İstanbula. Yeni öğrencilerim için de hem mezunlarla hem de geliştiricilerle tanışmak bulunmaz bir fırsattı, umarım yeterince iyi değerlendirmişlerdir.
Etkinlikle ilgili bir kaç küçük not yazıp bu girdiyi sonlandırayım:
- LKD'nin şenliği ile Bilgi'nin freedays'in birleşmesi iyi olmuş bence. Hele şenlik çok kötü bir isimdi (bu etkinliğe bile hala şenlik diyoruz ağız alışkanlığıyla orası ayrı). Çalıştığı kurumdan 4 günlük bir şenliğe gittiği için izin isteyenler bilir bunu. Birleşmeden ortaya çıkan şey Freedays olmuş. Yine yurtdışından gelen önemli isimlerin konuştuğu, eskiden olduğu gibi bir salonu lkd'nin doldurduğu bir etkinlik oldu.
- Katılımlar ancak bir salonu dolduracak kadardı. Bu konuda ne yapılabilir bilemiyorum. Bu kadarız herhalde.
- Dinleyicilerin daha fazla katılımda bulunabileceği panel gibi oturumlar düzenlense iyi olabilirdi sanırım. Söyleyecek şeyi olan ama bir saat konuşamayacak olanları konuşturmak, onlardan faydalanmak açısından yararlı olurdu diye düşünüyorum.
- Başka toplantılarda özgür yazılım yanında oduğunu söyleyen akademisyenlerden bu "hafif" toplantıya katılan olmadı. Benim görebildiğim kadarıyla Mustafa Akgül, Ethem Dermen ve benden başka üniversite personeli yoktu katılımcılar arasında. Gelmeyenleri çekmenin bir yolunu da bilmiyorum doğrusu.
- Pardus ekibinin çok daha profesyonel bir masa hazırlatması lazım. Sunum çok önemli, bu hali amatör bir havada.
- Etkinlik kesinlikle canlı yayınlanmalı. Gelemeyenler bari nette seyredebilsinler. Hele Zeitin oradayken neden yayın yaptırılmadı anlamadım ben. Kendilerine sorduğumda istekli olduklarını ama izin verilmediğini söylediler.
- Kısa bir değerlendirme toplantısı olsaydı daha sonraki yıllar için geri bildirim alınmış olurdu.
- İlk gün öğle yemeğinde taksimde şiş teklifini kaçırdığım için üzüldüm ;)
- Basın yine yoktu, onları nasıl çekebiliriz bilemiyorum. 10 yıldır düzenli etkinlik yapıyoruz hala basını yanımıza çekemiyoruz. Herhalde basında bir şey var.
- Bilgi üniversitesi ekibi bir takım olarak çok iyi çalıştı, organizasyonun bir eksiği yoktu. Emeği geçen herkese teşekkürler.
25 Mart 2010 Perşembe
Özgür Yazılım ve Linux Günleri yaklaşıyor
Bu yılın programına bir göz atıp, takviminize işaretlersiniz. Benim favorim her zaman ARA'lar olmuştur ;) Camiadan tanıdıkları görmek, yenileriyle tanışmak için bulunmaz bir fırsat bu etkinlik.
Ben cumartesi günü 14-15 arasında "Pardus x86-64 Deneyimi: Özgür Yazılım Projelerine Nasıl Katkı Verilir?" hakkında konuşacağım.
26 Mayıs 2008 Pazartesi
şenliğin ardından
Bu şenlik benim gördüğüm en şenlikli şenlik olması için hazırlanmıştı. Son derece az sayıda seminer vardı ve konular ilgi çekebilecek nitelikteydi. İlk gün tiyatro gösterisi, halk oyunları ve rock konseri vardı. Bunları siz de programda okumuş ve Ege Üniversitesinin Şenliklerinin bir parçası olarak düşünmüş olabilirsiniz ama öyle değildi. Sadece bizler için hazırlanmış gösterilerdi hepsi. İkinci gün yine bizim için ayırtılmış 700 kişilik bir tekneyle iki saatlik bir tur vardı. Son gün bütün gün piknik alanındaydık ve mangalda bir şeyler yemeden önce paint ball turnuvası yapıldı. Oynayanlar ve seyredenler oldukça eğlendiler.
Ben kişisel olarak eski öğrencilerimi tekrar görmekten, Prof.Dr. Beno Kurye'yi dinlemiş olmaktan, Murat Demirten ve Coşkun Gündüz ile tanışmış olmaktan, yerel organizasyondan arkadaşlar edinmiş olmaktan son derece mutlu oldum, eğlendim. Hatta Oğuz'la o kadar gezdik ki gece yarısından önce eve gelemedik ;)
Elbette sadece iyi şeyler olmadı. Eleştirilerimi lkd-üye listesine yazdım, bu seferlik de yen içinde kalsın diyorum.
Eğer ben haziranda aday olur ve seçilirsem lkd'nin bir daha bu isimli bir etkiliği olmayacak.
edit: Nasıl olduysa fontlar acayip çıkmış, onları düzelttim. Sanırım.
21 Mayıs 2008 Çarşamba
şenliğe gidiyoruz
11 Mayıs 2007 Cuma
şenliğin ardından - kısım 3
Yukarıda yazdıklarımın hiç birinin şenlik gönüllülerinin işi olmadığını söylememe gerek yok ama ben yine de kırgınlıkların önüne geçmek için yazmış olayım. Bunların hepsini düşünmesi, planlaması gereken "elimden ne gelirse yardımcı olayım" diye gönüllü olan genç arkadaşlar değil elbette. Derneğin basında yeralması için bu işten sorumlu bir ekip oluşturulması gerektiği uzun zamandır biliniyor ama artık bir an önce hayata geçirilmeli.
Bunlar benim düşüncelerim, başkaları farklı düşünüyordur elbette. Çok kişinin etkinliğin şu halini yeterli bulmadığını ben şahsen biliyorum. Yönetimin bu fikirleri değerlendirmek için önce insanların görüşlerini almak için çabasının olması gerekli. Görüşleri almanın yolu da senlikatlinuxorgtr gibi kapalı bir listeye mail atılmasını istemek olmamalı. Bütün süreçleri mümkün olduğunca açık hale getirip katılımı en üst seviyeye çekmek derneğe yapılacak büyük bir iyilik olacaktır diye düşünüyorum. lkd-üye görüşleri almak için en uygun liste bence.
yukarıda yazdıklarımdan ilgisiz not: Her ne kadar listelerden, bloglardan falan tartışmalı olduğunuz birileri olsa da onlarla yüzyüze karşılaşmak, konuşmak çok farklı oluyor. Hepimiz biliyoruz, insanlar birbirlerine söyleyemeyecekleri şeyleri kolayca yazabiliyorlar. Aynı şeklide birinden duyduğunuzda rahatsız olmayacağınız (tonlama diye birşey var, değil mi) sözleri okuduğunuzda sinirlenebiliyorsunuz (örneğin ben hem açık hem de kapalı listelerde bolca tartıştığım, karşılıklı sert ifadeler kullandığımız Türker Gülüm'le şenlikte kısa da olsa konuşmaktan memnun oldum. Bundan sonra da tartışmaya devam ederiz muhtemelen ama en azından benim için eskisi gibi olmaz). Bir amaç için birarada çalışacak insanların dönem dönem biraraya gelip, gerekiyorsa tartışmalarında, görüşmelerinde büyük fayda var. Lkd panelinde de bir arkadaş belirli aralıklarla lkd'yi konuşmak için (gündemi belirli elbette) toplanmayı önermişti, ben de çok işe yarayacağını düşünüyorum. Senede iki saatlik bir oturumda görüşüp ortak payda oluşturmak çok zor.
ilgisiz ikinci not: Bir yıldır düzeltilmeyen sayfayı bir hafta daha düzeltmezlerse Web Sayfanıza Sahip Çıkın başlıklı bir girdi hazırlayacağım. Ayıp artık yahu.
9 Mayıs 2007 Çarşamba
şenliğin ardından - bölüm 2
Şenlikle ilgili öneri ve eleştirilerimi üçüncü bölüme bırakayım yoksa bu girdi bitmeyecek.
8 Mayıs 2007 Salı
şenliğin ardından - part 1
28 Nisan 2007 Cumartesi
Yok, o kadar da değil
İşin doğrusu İşbaran'ın bahsettiği afiş merkezi ben oluyordum eskiden ama bu yıl şenlikten iki gün önce afiş asmayı son derece işlevsiz bulduğum için afiş istemedim. Çanakkale'de afişi görüp Ankara'ya, 700km uzağa gitmeye karar verecek biri için gerekli vakit kalmadı. Gerçekçi olalım, kimse afişini gördüğü 4 günlük bir etkinliğe gitmeye bu kadar kısa sürede karar verip işlerini ayarlayamaz. Zaten okuldan gelmek isteyen herkesi götürüyoruz şenliğe, daha ne yapalım?
Sözün özü; afiş istememekte hiç kabahatimiz yok.
27 Nisan 2007 Cuma
şenliğe bir otobüs dolusu geliyoruz
Geçen yıl şenliğe gelirken lkd'ye üye kaydettiğim 50 kişinin formlarını da yanımda götürdüğümü hatırlayınca bu yıl boyunca hiç üye kaydetmemiş olmam bana pek garip geliyor. 6 yılda yaklaşık 900 üye kaydetmiş bir derneğe bir yılda 50 üye kaydetmişken neden bu yıl bu sayının sıfır olduğunu şenlikte soranlara anlatayım. Doğru cevap basit olduğundan ödül filan yok.
24 Nisan 2007 Salı
"IPv6 Görev Gücü" toplantısı
16 Nisan 2007 Pazartesi
iki hatırlatma
Bir de 22 Nisan'da sonlanacak Yılın Penguenleri Ödülleri oylaması var, daha başlamadık. Bugün başlasak sadece 5 günümüz var.
25 Mart 2007 Pazar
ipv6
Uzun süredir ipv6 üzerine çalışmak istiyor ama bir türlü vakit ayıramıyordum. ipv6 adres blogumuzu alalı bir yılı geçmesine rağmen hiç bir şey yapmamıştım neredeyse. Çevirdiğim Linux IPv6 NASIL belgesini yeni sürümüne güncellemeyi bile bitiremedim daha. İyi ki Olcay'la (bu ayın sonunda asker oluyor) birlikte çevirdiğimiz Linux Gezici IPv6 NASIL'ın da Olcay'ın çevirdiği Linux İyileştirilmiş Bağ Durumu Yönlendirme Protokolü (OLSR) IPv6 NASIL'ın da yeni sürümleri çıkmadı.
Ulaknet'in IPv6 Görev Gücü'ne dahil olduktan sonra da uzunca bir süre geçtikten sonra birden (geçen hafta) hareketlendik ve okulu ipv6'ya taşımaya karar verdik. Bir haftalık uğraştan sonra bizim için büyük ama insanlık için küçük mesafeler aldık.
Bu işlemleri yaparken karşılaştıklarımızı, problemleri, çözümleri yazmak istiyorum ama buraya yazdıklarım gezegen'de de çıktığından ve blogger'da kategorilere ayırıp onların rss'lerini farklı farklı vermek mümkün olmadığından (ya da benim kolayca yapabileceğim kadar mümkün olmadığından) onları başka bir günlükte yazmaya karar verdim: Linux ve IPv6. Böyle yaparak gezegeni okuyan büyük kalabalığı rahatsız etmemiş olacağım. Henüz pek bir şey yazmadım ama baştan sona ipv6 maceramızı net'e taşımayı planlıyorum. Bir aksilik olmazsa şenlik'te de "Linux ve IPv6 Uygulamaları" konulu bir seminer vereceğim.
3 Mart 2007 Cumartesi
yapay zeka çağında hâlâ bilgisayar mühendisi olunmalı mı?
Yazıyı okumaya sabrı olmayanlar için kısaca söyleyeyim: kimse gelecekle ilgili tavsiye verecek bir şey bilmiyor. Önceden de bilmiyordu bugün...
-
İkinci gün sadece öğleye kadar süren çalıştayda iki oturum yapıldı. Bunlardan ilkinde daha önce üzerinde konuşulan sorunlar için katılımcıla...
-
Pardus ülkemizdeki en geniş özgür yazılım topluluğunu bir araya getirmiş bir projedir. Kitlelerin linux ve özgür yazılımla tanışmalarına ve ...
-
Dün özgürlükiçin forumlarında okuduğum konu doğru mu diye gidip yerinde gördüm. Çanakkale'ye bir buçuk ay önce gönderilmiş olan etkileşi...





