28 Aralık 2006 Perşembe
Akademik Bilişim 2007
27 Aralık 2006 Çarşamba
Malatya seminerinin ardından
Geçen pazar günü Çanakkale'den İstanbul'a otobüsle, oradan da Malatya'ya uçakla yolculuk ettim. Aslında bir uçak seyahati ile ilgili anlatacak fazla bir şey olmuyor. En fazla uçak ıssız bir adaya (İstanbul - Malatya arasında pek mümkün değil ya neyse ;)) düşse yanıma aldığım üç şey olarak linux yüklü ve şarjı tam bir notebook, pijama ve en önemlisi cep telefonunu seçtiğimi yazabilirdim belki. Ama uçakta yanımda hangi sanatçının oturduğunu yazsam yolculuğun bir kaç blog girdisi gücünde olduğu anlaşılır herhalde: Mustafa Topaloğlu. Hayır, uzaydan hiç konuşmadık.
Havaalanında Mustafa Hoca ve iki öğrencisi karşıladılar beni. Gece bire kadar Mustafa hocayla sohbet ettik. İki bilgi işlemci olarak iyi anlaştığımızı söyleyebilirim. Kendisini zaten camiadaki herkes gibi bende şenlikten, gezegenden tanıyordum. Böyle uzunca konuşma fırsatı bulduğuma sevindim.
Pazartesi sabahı (saat 11 sabah sayılırsa) Server Hoca da kaldığım misafirhaneye gelme nezaketinde bulundu. Mustafa hocanın götürdüğü lokantada yediğimiz harika öğle yemeğinden sonra kongre merkezine geçtik. Malatya İnönü Üniversitesini ilk defa görmüş olmama rağmen çok beğendim. Özellikle kongre merkezleri sanki Akademik Bilişim için yapılmış. Hem üniversitenin imkanları yeterli hem de Linux ve özgür yazılımlarla tanışık bir kitle var Malatya'da. Seneye belki akademik bilişim için de gideriz belli mi olur.İnönü üniversitesi zaten linux'u en yoğun olarak kullanan yerlerden biri olduğu için katılımcılar seminerde anlattıklarımın çoğunu zaten biliyorlardı. Okulun son haftası olduğundan katılım fazla sayılmazdı. Benden sonra Server hocanın "Bir Bestecinin Gözünden PARDUS" seminer vardı. Özellikle sonundaki müzik kısmı oldukça keyifli geçti benim için. Akşama kadar yine yiyip içtikten sonra, bu sefer anlatacak bir şeyi olmayan bir yolculukla geri döndüm. Akşam yemeğinde tanıştığım Fatih Avcı ile bir linux semineri planladığımızı da yazmadan geçmeyeyim. Onun da adını listelerden biliyordum ama ilk defa karşılaştık. Tanıdığıma memnun oldum.
23 Aralık 2006 Cumartesi
yenice seminerlerinin ardından
Dün 200km yol gidip gelip Yenice Meslek Yüksekokulunda Linux ve Özgür Yazılım seminerleri verdik. Hem çok iyi ağırlandık hem de katılım çok iyidi.
Çanakkale'den vaktinde çıkamadığımız için Yeniceye planladığımız saatte yetişemedik. Hem yok berbattı, hem de kar yağıyordu. Neyse, eğer programı planladığımız gibi gerçekleştirmeye çalışsak geç saate kalacağımız için ben konuşmamı yapmadım. İlk olarak Pınar konuştu. Hem seminer konusunun Pardus olmasından hem de Pınar'ın artık tecrübeli bir konuşmacı olmasından dolayı güzel bir seminer oldu.
Bu seminerden sonra yemeğe çıktık. Bu ara ilk seminerlerini verecek olan Figen ve Şule için hem iyi hem de heyecan arttırıcı oldu ;) Faik'le benim tuzumuz kuru olduğu için bolca yedik, içtik, lafladık. Figen'in seminerinden önce gelen yerel basına Pınar bir açıklama yaptı ve seminere geçtik. Öğleden sonra Firefox anlatan Figen heyecanını dinleyiciye hiç yansıtmadığından başarılı ve eğlenceli bir seminer verdi. Firefox seminerini daha önce Arda'nın yapmayı planladığınız yazdığı şekilde Html Slidy ile anlatması da ayrıca güzel oldu.
Son seminerde Openoffice.org anlatan Şule de gayet başarılı bir seminer verdi. Bu seminerden sonra sağolsun Faik'de bizi kırmadı ve Çanakkale'ye beraber geri döndük. O uzun zamandır bu yolu gidip geldiğinden bize rehberlik etti ve arada bir yarışarak geri döndük ;) Arkadaşlar için çok iyi bir tecrübe oldu bu seminerler.
Yarın akşam bir seminer için Malatya'ya gidiyorum. İlk defa Malatya'yı görme fırsatı bulacağım. Mustafa Hoca ve Server Hoca ile de görüşmek için de bir fırsat olacak. O seminerden sonra da yazarım bir şeyler.20 Aralık 2006 Çarşamba
ilk günün ardından
18 Aralık 2006 Pazartesi
MacBook veya Sun'da özgür işletim sistemi koşturmak veya "yoksa Pardus'u sevmiyor muyum?"
Bu konuyla ilgili çevremden de arada bir sorular aldığımdan buraya yazayım da kurtulayım istedim. Aslında hiç lafı uzatmadan elbette Pardus'u seviyorum diyebilirim. Pardus'u kullanmamın nedeni (evet işyerinde Pardus kullanıyorum) ulusal olması değil. Yani ulusal olması elbette güzel ama sadece bunun için bir işletim sistemini kullanamam ben. Destek veririm, orası ayrı ama kullanmak için beğenmek ve işlerini onunla görebilmek lazım. Hakikaten beğendiğim ve istediklerimi yapabildiğim için kullanıyorum Pardus'u.
Bir de şu sun makina alıp da solaris yerine debian kullanma olayına açıklık getireyim. Aslında oldukça açık ama yine de yazmakta sakınca yok. Sorunun cevabı açık: Özgürlük için. Neden winmodem sahibi olanlar bu alet onun için yapılmış, en iyi win'de çalışır onu kullanayım demiyor ve linux kullanıyorlarsa, neden MacBook üzerinde ulan Apple'dan iyi mi bileceğim en iyisi MacOS kullanmak demiyor ve Linux kullanıyorlarsa, neden üzerinde winxx için tasarlanmıştır yazan laptoplarda, masaüstü bilgisayarlarda, sunucularda linux kullanıyorlarsa, neden linux'u desteklediği üzerinde yazmayan yazıcıları linux ile kullanmaya çalışıyorlarsa, ben de o yüzden sparc işlemcili sun bilgisayarda linux kullanıyorum: özgürlük için.
Bir kaç söz de debian için yazayım. Bence debian çok önemli bir proje. Ben belki bir gün debian kullanmayabilirim ama bu ona karşı düşüncelerimde bir değişikliğe yol açmaz. Bazen insanı deli de etse taviz vermez tavrından dolayı yaşamalı debian.
Son zamanlarda günlük girdilerimin fantastik başlıklar taşıdığını ve metinler içinde çılgınca linkler verdiğimi düşünerek neden? diye soranlara güzel soru cevabını veriyorum ;)
17 Aralık 2006 Pazar
prensler ve prensesler, uygulamalı Ruby semineri ve genel relativistik madde alanları üzerine
7 Aralık 2006 Perşembe
maraton başlıyor
Seminerlerimiz bunlarla sınırlı(!) kalmayacak. Henüz yazışmaları süren ama bu ay içinde gerçekleştirmeyi planladığımız (kesinleşmeyen) Bursa/Görükle, Afyonkarahisar, Konya ve Balıkesir seminerleri var. Gerçekten sıkı çalışıyoruz.
Siz bu satırları okurken seminer-cg listesinde yeni seminerlerin hazırlıkları yapılıyor.
karanfil elden ele - Hitchcock/Truffaut
Alfred Hitchcock neredeyse bütün filmlerini edebiyattan esinlenerek çekmiş bir yönetmen. Bir romanı/öyküyü hızlıca okuyup aklında kalan fikr...
-
Konuşmak bedava ama onlar kodu gösterecekler: Pınar Yanardağ: Application for Evolution's encryption and key selection interface project...
-
Bu yıl kabul edilen bizim çocuklar: Serdar Yıldız - GAMS / AMPL Interface Mesutcan Kurt - Python Multi Build İsmail Kuru - Integration of t...
-
Dün özgürlükiçin forumlarında okuduğum konu doğru mu diye gidip yerinde gördüm. Çanakkale'ye bir buçuk ay önce gönderilmiş olan etkileşi...