antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2014 Perşembe

"çinko damlar daraltıyor gökyüzünü"

Bu yıl 17.si düzenlenen TUG Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği harikaydı. 350 katılımcı 31 Temmuz - 3 Ağustos tarihleri arasında 3 gece Antalya Saklıkentte gökyüzünün aslında nasıl olduğunu görme fırsatı bulduk. Ben 2009'da da aynı etkinliğe katılmış ve çok beğenmiştim. Sonrasında yıllarca tekrar gideyim ve arkadaşları da götüreyim diye düşündükten sonra ancak bu yıl gidebildik ve çok memnun kaldık. Etkinlikte görev alan bütün uzmanlar ve gönüllü arkadaşlar katılımcılara dört gün boyunca güleryüzle yardımcı oldular.



Saklıkent kış aylarında bir kayak merkezi olmasına rağmen konaklama imkanı yok denecek kadar az. İki otel var; birinde etkinliği düzenleyen ekip kalıyor diğeri ise çok pahalı. Katılımcıların neredeyse tamamı çadırlarda kalıyor. Şenliğin sayfasında etkinliğin 2000m yüksekte yapılacağı ve gecelerin soğuk olacağı yazmasına rağmen insan Ağustos ayı başında Antalyada ne kadar üşüyebilirim ki diye düşünüyor ama geceler gerçekten soğuk oluyor. Giderken mutlaka pantalon ve mont almak lazım. Bu kadar yüksekte olunca gündüz de güneş çok yakıcı oluyor.



Biz kalabalık bir grupla gittiğimizden gündüzleri gevezelikle ve seminerleri dinleyerek geçirdik ve sıkılmaya fırsat bulamadık ama tek başına giden biri için de çevre edinmek eminim hiç sorun olmazdı. Etkinlik alanında çok fazla yaşça küçük arkadaş da vardı. Onlara gökyüzünü tanıtmak ve sevdirmek için yarışmalar ve atolyeler düzenlendi. Saklıkente gelen çocukların unutamayacakları bir etkinlik oldu.

Benim çocukluğumda yolların, evlerin aydınlatması bugünkü kadar olmadığından ışık kirliliği çok azdı ve gökyüzüne bakınca yıldızları görmek normal bir şeydi. Şimdi ise bir gece kafanızı kaldırıp gökyüzüne baktığınızda çok az yıldız görebiliyorsunuz. Gökyüzü gözlem şenliğinin yapıldığı Saklıkentte ise etrafta neredeyse hiç aydınlatma olmadığından gökyüzünü bütün güzelliği ile görmek mümkün oldu. Aşağıdaki fotoğraf etkinlik sırasında Burak Duman tarafından çekildi. Çıplak gözle bile harika bir manzara görülebilirken, etkinlik alanındaki uzmanlar yıldızları ve takım yıldızları tanıttılar. Etkinlik alanındaki teleskoplar da çokça ilgi çekti.


Etkinliğin son günü konakladığımız yerden 500m daha yüksekte olan Ulusal Gözlemevine çıktık. Gündüz bile oldukça serin olan ve etrafında hiç yerleşim yeri olmayan gözlemevinde çalışmanın ciddi bir özveri olduğunu eminim herkes takdir etmiştir. Gözlemevinde kullanılan teleskopları ve tesisleri gezdiren ekip de belki bininci defa sorulan soruları büyük bir sevecenlikle ve güleryüzle cevapladı. Burasının bizim için bir güzel tarafı da Linux ve özgür yazılımlar kullanıyor olmasıydı.

Çinko damların daralttığı gökyüzünün aslında nasıl olduğunu görmek için seneye siz de gelin Antalya'ya. Elbette bütün etkinlikler yakın arkadaşlarla daha güzel olur.

4 Şubat 2013 Pazartesi

Akademik Bilişim 2013'ün ardından

Bu yıl 15.si 23-25 Ocak tarihlerinde Akdeniz Üniversitesinde düzenlenen Akademik Bilişim Konferansı pek çok açıdan ilklere sahne oldu. Konferans öncesi düzenlenen kurslarda bir önceki yılın iki katından fazla katılımcı, 520 kişi, 11 farklı alanda, 30 kadar eğitmenden 4 gün boyunca süren eğitimler aldı. Çok çeşitli ilgi alanlarında, farklı bilgi seviyelerinde insanların ücretsiz katılabildikleri bu eğitimlere her yıl daha fazla insanın katılması bir sonraki yılın planlarını şimdiden yapmaya itiyor bizi.

Hemen hemen her kurstan katılımcılarla yaptığım sohbetlerde kurslardan çok büyük oranda memnun kalındığını görmek harcadığımız emeğin boşa gitmediğinin bir göstergesi oldu benim için.

Katılımcı sayısı olarak da daha önceki yıllarda olmadığı kadar ziyaretçi çektik bu yıl akademik bilişime. Dört günde yaklaşık 1700 kişinin standları gezdiği, konferansları, seminerleri dinlediği bir etkinlik oldu bu yıl. Kurslar sırasındaki yağmurlu havanın konferansın başlamasıyla yerini güneşe bırakmasıyla katılımcılar Antalya'nın keyfini çıkarmak için tüm gün konferans alanında durmadılar ama yine de sürekli bir kalabalık mevcuttu.

Benim için de en fazla insanla tanıştığım konferans oldu diyebilirim. Neredeyse bütün kurs katılımcılarıyla, eğitmenlerle, firma temsilcileriyle, çaycılarla, bir kenarda tek başına oturan herkesle tanışmaya gevezelik etmeye, yemeklerde hep tanımadığım insanların yanında oturmaya çalıştım. Etkinlik bu kadar kalabalık olunca tek başına gelenler olduğu gibi okulundan kalabalık bir grupla gelenler de vardı. İYTE'den geçen yıl katılan 30 kişilik grubun sayısı bu yıl artarak 50'yi geçmişti. İYTE'li öğrenciler benim başka bir okulda görmediğim şekilde birinin yönlendirmesi olmadan kendi aralarında konuşarak Akademik Bilişim öncesi kursları değerlendiriyorlar. Önemli sayıda bir grup konferans sırasında da Antalya'daydı. Böyle bilinçli hareket ettikleri için aferin onlara. Onlarla da bolca sohbet etme fırsatımız oldu, belki biriyle birlikte önümüzdeki dönemde birlikte çalışma fırsatımız da olabilecek.

Konferanstaki bildiriler hakkında da biraz yazmak istiyorum. Bildirilerin değerlendirilme süreci hakkında birşeyler yapmamız gerektiği konusunda hepimiz hem fikiriz ama katılımcıların iki temel hatası hakkında birşeyler söylemeden geçmem mümkün değil. Bunlardan ilki anlatacakları konuyu dinleyicilerin ilk defa orada duyduklarını varsaymak oluyor bence. Örneğin parmak izi kullanılarak şifreleme anlatacak biri parmak nedir, parmak izi nedir'den başlayabiliyor anlatmaya. Hatta nem ölçmeyle ilgili birşeylerden bahseden birinin su nedir diyerek konuya başlaması kendi anlatacağı şeylere sıra gelmemesine neden olabiliyor. Bir diğer yaygın problem çok küçük denek grupları üzerinde anket yapıp bunu genellemeye çalışmak oluyor. Örneğin ben Ankara'da sadece 12 yöneticiyle yapılmış bir anketin sonuçlarını anlatılırken dinledim.

Bu konferans sırasında mümkün olduğunca çeşitli bildiri dinlemeye gayret gösterdim. Çok tecrübeli konuşmacılar olduğu gibi hayatının ilk konuşmasını yapmak için gelenler de vardı. Bu genç arkadaşların bir kısmı çalışmayı yaptığı hocalarıyla birlikte gelmişti. İnsanın birlikte çalıştığı hocasıyla birlikte konferansa gelmesi, ilk sunumunda tanıdığı, tecrübeli insanların yanında olduğu güvenini hissetmesi elbette güzel birşey. Bu güzel tarafın yanında kendi sunmaya cesaret edemedikleri şeyleri bu genç arkadaşlara sunduranlar da vardı ve onlar için yapılacak maalesef pek az şey var.

Bir kaç cümle ile de bilişim sektörünün oldukça dışındaymış gibi görünen ama çok da içinde olan Ebru Baranseli, Gökhan Yücel, Saliha Yavuz ve Serdar Paktin ile de tanıştığım ve gevezelik etme fırsatı bulduğum için de çok mutlu olduğumu yazmalıyım. 15 senedir adını duyduğum ama her nasılsa hiç karşılaşmadığım Murat Koç ile de bu yıl tanışma fırsatı buldum. Elbette eski dostları görmek, yeni çokça insanla tanışmak bu tip toplantıların en güzel tarafıydı benim için.

1 Aralık 2012 Cumartesi

Akademik Bilişim 2013 Konferans öncesi kursları

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Akademik Bilişim Konferansı öncesinde 4 gün süren kurslar düzenlenecek. Konferans öncesinde, 19-22 ocak tarihlerinde 4 gün bir çok konuda yoğun,makine başında kurslar var. Kurslar üniversite ve kamu çalışanlarını hedeflemekle birlikte her yurttaşa açıktır ve ücretsizdir. Kursiyerler ve konferans katılımcıları üniversite yurtlarında makul ücretlerle kalabilecekler. Kursiyerlere mümkünse kendi bilgisayarlarını getirmelerini ve hazırlıklı gelmelerini öneriyoruz.

Kurs listesi şöyle:
  • Linux'a Giriş
  • Güvenlik
  • PostgreSQL
  • Python
  • Android
  • Sanallaştırma
  • Bilimsel Hesaplama
  • PHP'ye Giriş
  • E-posta Sistemleri
  • Clojure-Lisp
  • Ağ Yönetimi
  • Yazılım için özgür araçlar
  • LibreOffice/OpenOffice
Kurs kayıtları 15 Aralıkta açılacaktır.

20 Mayıs 2012 Pazar

XVII. Türkiye'de İnternet Konferansı ve Akademik Bilişim 2013

Türkiye'de İnternet Konferanslarının onyedincisi bu yıl 7-9 Kasım tarihleri arasında Eskişehir'de Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde yapılacak.

Onbeşinci Akademik Bilişim Konferansı ise 2013 Şubat ayında Akdeniz Üniversitesinde düzenlenecek.

Bilişim camiasının en büyük iki buluşmasını takvimlerinize şimdiden işaretleyin de sonradan keşke haberim olsaydı demeyin.

hoşçakal kardeşim deniz

Nerelisin sorusuna Ankaralıyım demeye utanacak kadar çok zaman Çanakkale'de yaşadım. Hiç kimseyi tanımadan geldiğim bu şehirde harika in...