Ard arda onuncu, toplamda on birinci kez katıldığım Akademik Bilişim Konferanslarının bu yıl 17.sini Eskişehirde düzenledik. Bu yıl her açıdan eski yıllardaki etkinlikleri çok çok aşan bir konferans oldu.
Yıllar önce bir sınıfla başlayan konferans öncesi kurslar için bu yıl 35 farklı konuda neredeyse 40 sınıf açıldı. 4 gün süren ücretsiz kurslara bu yıl 3300 kadar başvuru oldu. Fiziki kısıtlamalar nedeniyle bunların ancak 1500'ünü kabul edebildik. 100 kadar eğitmen ile sadece kurs listelerinin oluşturulması bile ciddi bir mesai gerektirdi.
Konferansın kendisine de rekor katılım oldu; 3000'den fazla insan 11 paralel salonda 3 gün boyunca düzenlenen panellere, bildirilere ve seminerlere yoğun ilgi gösterdi. Başka yerde dinleme imkanı zor bulunacak tecrübelerden 5 dakikada wikipedia'da okuyabileceğiniz şeylere kadar çok çeşitli konular konuşuldu, tartışıldı.
Bu sayısal değerlerin dışında da benim için önemli bir kaç nokta daha oldu. İlk defa bu yıl Ethem Derman ve Mustafa Karakaplan konferansa katılmadılar. Ethem hoca başka planları olduğu için katılmadı ama Karakaplan hocanın gelmeyişi hepimizi (en azından benim çevremi) çok üzdü. Bir araya her gelişimizde kadehler, bardaklar onlar için kalktı.
On yedi yıldır büyük bir özveri ve emekle bu etkiliği düzenleyen Mustafa Akgül bu yıl yine büyük bir özveriyle Eskişehir'e geldi. İlk defa İnternet Çetesi de denilen :) büyük beşliden (M.Akgül, M.U.Çağlayan, A.Özgit, Z.Cebeci ve E.Derman) hiç biri olmadan başladı konferans öncesi kurslar. Yerel organizasyon o kadar iyi örgütlenmiş ve çalışmıştı ki bana neredeyse hiç iş kalmadı. Anadolu Üniversitesi rektöründen teknisyenlerine varana dek bu organizasyona gereken önemi fazlasıyla gösterdi. Tekrarlanması zor bir başarıya imza attıkları için hepsini tebrik etmek isterim.
<kişisel>
Konferansın benim için etkili yanlarından biri de 20 kadar eski öğrencimin Eskişehir'e gelmesi oldu. Bir kısmı konferans öncesi kurslara eğitmen olarak katılırken bazıları sadece görüşmeye, sohbet etmeye geldi Eskişehir'e. Küçük bir grup da kurslarda eğitim almaya gelmişti. Bu topluluğun içinde olmak ömrü boşa geçirmemişim hissini en çok yaşadığım zaman oluyor benim için.
Her akademik bilişimde olduğu gibi bu yıl da yüzlerce kişiyle tanıştım, onlarca arkadaşla sohbet etme fırsatı buldum. Kaan Ozdincer konferansa ve öncesindeki kurslara eğitmen olarak beşinci defa, Mesutcan Kurt, Engin Manap, Ahmet Can KEPENEK, Serhat Rıfat Demircan dördüncü defa katıldılar. İzin alması en zor arkadaşımız olan Oğuz Yarımtepe kısa süre kalabilse de hepimizin enerjisini yükseltti, neşe saçtı. Kaldığı beş gün boyunca her işe koşan Gülşah Köse bundan sonraki yıllarda da eminim etkinliğin bir parçası olacaktır. Barış Büyükakyol ile sohbet etme ve biraz daha yakından tanıma imkanı bulmak da benim için etkinliğin büyük şanslarından biri oldu.
</kişisel>
Umarım konferansın on sekizincisine de katılıp ardından bir yazı yazabilirim.
eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Şubat 2015 Çarşamba
7 Ağustos 2014 Perşembe
XIX. Türkiye'de İnternet Konferansı ve Akademik Bilişim 2015
Türkiye'de İnternet Konferanslarının ondokuzuncusu bu yıl 26-29 Kasım 2014 tarihlerinde Yaşar Üniversitesinde yapılacak.
Onyedinci Akademik Bilişim Konferansı ise 4-6 Şubat 2015 tarihleri arasında Anadolu Üniversitesinde düzenlenecek.
Bilişim camiasının en büyük iki buluşmasını takvimlerinize şimdiden işaretleyin de sonradan keşke haberim olsaydı demeyin.
Onyedinci Akademik Bilişim Konferansı ise 4-6 Şubat 2015 tarihleri arasında Anadolu Üniversitesinde düzenlenecek.
Bilişim camiasının en büyük iki buluşmasını takvimlerinize şimdiden işaretleyin de sonradan keşke haberim olsaydı demeyin.
14 Kasım 2012 Çarşamba
XVII. Türkiye'de İnternet Konferansının ardından
7-9 Kasım tarihlerinde Eskişehir'de Anadolu Üniversitesinde düzenlenen Türkiye'de İnternet Konferansının ilk iki gününe katıldım. Kısaca izlenimlerimi yazmak istiyorum.
Eskişehir hem kent olarak hem de üniversitesiyle çok etkileyici bir şehir olmuş. Eğitimini bilemem ama üniversite hayatına yeni başlayacak olsam tercihlerim arasına yazardım Anadolu Üniversitesini. Kampüsü ağaçlar arasında fazla yüksek olmayan binalardan oluşan pek güzel bir üniversite olarak göründü bana.
Konferansa gelince; benim bunca yıldır katıldıklarım arasında en az duyurulmuş olanı buydu herhalde. Kampüsün girişindeki görevliler bile konferanstan haberdar değildi. Konferansın yapıldığı binanın kapısındaki A3 afişi saymazsak kampüste veya şehirde hiç afiş görmedim ben. Facebook ve twitter adresleri ise hiç görmediğim kadar iyi yönetildiler. Hemen her salondan haberler yazıldı. Bence bu açıdan çok başarılı idiler. Duyuru çok az olunca şehrin katılımı çok sınırlı oldu. Hava da yağmurlu olduğundan katılım oldukça azdı maalesef.
Açılış konuşmaları genellikle çok sıkıcı olur ama ben çoğunlukla dinleyici olarak katılırım. Uzun ömrümde gördüğüm en gereksiz ve uzun açılış konuşmasını bu inet-tr'de dinledim desem yalan olmaz herhalde. Mustafa hocadan önce yarım saatten uzun süren bir açılış konuşması dinledik ama tarifi çok zor olduğundan ayrıntıya giremeyeceğim. Sabrı olanlar için büyük salondaki bütün sunumların videoları bu adresten yayınlanıyor.
Etkinliği canlı olarak yayınlamak katılamayanların en azından izlemesine yardımcı oldu ama ikinci bir perdeye #inettr2012 ile işaretlenen twitter mesajlarının yansıtılması etkileşimi de sağlayabilirdi. Kaç yıl önce yapılabilen şeyler çekinilmeden yapılmalı bence bu tip etkinliklerde.
LKD seminerlerine katılım son derece azdı. Bir elin parmakları kadar dinleyiciyle başladı veya bitti konuşmalar. İlgililere hitap edebildikten sonra az olmuş, çok olmuş farketmez elbette ama bir kaç ay sonra kariyer günlerine çağıracakları insanlar ayaklarına gelmişken koca üniversiteden bu kadar az öğrencinin gelmiş olmaması gerekirdi.
İkinci gün büyük salonda neredeyse bütün gün f@tih projesi konuşuldu. Onun da tamamı kaydedilmiş ve yukarıdaki bağlantıdan ulaşılabiliyor. Senin anladığın ne diye sorarsanız bir yıllık pilot çalışmanın öğrenime yönelik hiç bir ölçülmüş çıktısı yok. Sağlıkla ilgili de bir ölçüm yapılmamış. Tahtalar ve tabletler çalışıyormuş.
Bunların haricinde benim için konferans harikaydı. Sadece bu tip etkinliklerde görüşebildiğim arkadaşlarla görüştüm. Başka türlü tanışma, sohbet etme fırsatı bulamayacağım insanlarla tanıştım. Yerel organizasyon bizi çok iyi ağırladı. Aynı masada bulunmayı bile mutluluk saydığımız hocalarımızla iki dolu gün geçirdim.
Katılamayanlarla Antalya'da Akademik Bilişim Konferansında buluşmak üzere.
Eskişehir hem kent olarak hem de üniversitesiyle çok etkileyici bir şehir olmuş. Eğitimini bilemem ama üniversite hayatına yeni başlayacak olsam tercihlerim arasına yazardım Anadolu Üniversitesini. Kampüsü ağaçlar arasında fazla yüksek olmayan binalardan oluşan pek güzel bir üniversite olarak göründü bana.
Konferansa gelince; benim bunca yıldır katıldıklarım arasında en az duyurulmuş olanı buydu herhalde. Kampüsün girişindeki görevliler bile konferanstan haberdar değildi. Konferansın yapıldığı binanın kapısındaki A3 afişi saymazsak kampüste veya şehirde hiç afiş görmedim ben. Facebook ve twitter adresleri ise hiç görmediğim kadar iyi yönetildiler. Hemen her salondan haberler yazıldı. Bence bu açıdan çok başarılı idiler. Duyuru çok az olunca şehrin katılımı çok sınırlı oldu. Hava da yağmurlu olduğundan katılım oldukça azdı maalesef.
Açılış konuşmaları genellikle çok sıkıcı olur ama ben çoğunlukla dinleyici olarak katılırım. Uzun ömrümde gördüğüm en gereksiz ve uzun açılış konuşmasını bu inet-tr'de dinledim desem yalan olmaz herhalde. Mustafa hocadan önce yarım saatten uzun süren bir açılış konuşması dinledik ama tarifi çok zor olduğundan ayrıntıya giremeyeceğim. Sabrı olanlar için büyük salondaki bütün sunumların videoları bu adresten yayınlanıyor.
Etkinliği canlı olarak yayınlamak katılamayanların en azından izlemesine yardımcı oldu ama ikinci bir perdeye #inettr2012 ile işaretlenen twitter mesajlarının yansıtılması etkileşimi de sağlayabilirdi. Kaç yıl önce yapılabilen şeyler çekinilmeden yapılmalı bence bu tip etkinliklerde.
LKD seminerlerine katılım son derece azdı. Bir elin parmakları kadar dinleyiciyle başladı veya bitti konuşmalar. İlgililere hitap edebildikten sonra az olmuş, çok olmuş farketmez elbette ama bir kaç ay sonra kariyer günlerine çağıracakları insanlar ayaklarına gelmişken koca üniversiteden bu kadar az öğrencinin gelmiş olmaması gerekirdi.
İkinci gün büyük salonda neredeyse bütün gün f@tih projesi konuşuldu. Onun da tamamı kaydedilmiş ve yukarıdaki bağlantıdan ulaşılabiliyor. Senin anladığın ne diye sorarsanız bir yıllık pilot çalışmanın öğrenime yönelik hiç bir ölçülmüş çıktısı yok. Sağlıkla ilgili de bir ölçüm yapılmamış. Tahtalar ve tabletler çalışıyormuş.
Bunların haricinde benim için konferans harikaydı. Sadece bu tip etkinliklerde görüşebildiğim arkadaşlarla görüştüm. Başka türlü tanışma, sohbet etme fırsatı bulamayacağım insanlarla tanıştım. Yerel organizasyon bizi çok iyi ağırladı. Aynı masada bulunmayı bile mutluluk saydığımız hocalarımızla iki dolu gün geçirdim.
Katılamayanlarla Antalya'da Akademik Bilişim Konferansında buluşmak üzere.
20 Mayıs 2012 Pazar
XVII. Türkiye'de İnternet Konferansı ve Akademik Bilişim 2013
Türkiye'de İnternet Konferanslarının onyedincisi bu yıl 7-9 Kasım tarihleri arasında Eskişehir'de Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde yapılacak.
Onbeşinci Akademik Bilişim Konferansı ise 2013 Şubat ayında Akdeniz Üniversitesinde düzenlenecek.
Bilişim camiasının en büyük iki buluşmasını takvimlerinize şimdiden işaretleyin de sonradan keşke haberim olsaydı demeyin.
Onbeşinci Akademik Bilişim Konferansı ise 2013 Şubat ayında Akdeniz Üniversitesinde düzenlenecek.
Bilişim camiasının en büyük iki buluşmasını takvimlerinize şimdiden işaretleyin de sonradan keşke haberim olsaydı demeyin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
yapay zeka çağında hâlâ bilgisayar mühendisi olunmalı mı?
Yazıyı okumaya sabrı olmayanlar için kısaca söyleyeyim: kimse gelecekle ilgili tavsiye verecek bir şey bilmiyor. Önceden de bilmiyordu bugün...
-
İkinci gün sadece öğleye kadar süren çalıştayda iki oturum yapıldı. Bunlardan ilkinde daha önce üzerinde konuşulan sorunlar için katılımcıla...
-
Pardus ülkemizdeki en geniş özgür yazılım topluluğunu bir araya getirmiş bir projedir. Kitlelerin linux ve özgür yazılımla tanışmalarına ve ...
-
Dün özgürlükiçin forumlarında okuduğum konu doğru mu diye gidip yerinde gördüm. Çanakkale'ye bir buçuk ay önce gönderilmiş olan etkileşi...
