3 Ocak 2012 Salı

Pardus temelli dağıtım mevzusu

Pardus ülkemizdeki en geniş özgür yazılım topluluğunu bir araya getirmiş bir projedir. Kitlelerin linux ve özgür yazılımla tanışmalarına ve kullanmalarına önemli ölçüde katkısı olmuştur. Buna rağmen ne kamuda ne de özel sektörde yaygın şekilde kullanıldığını söylemek mümkün değildir.

Pardus kendi kullanıcı kitlesini kucaklayan bir özgür yazılım projesi olmamıştır. Gelinen noktada maaşlı çalıştırdığı geliştiricileri haricinde gönüllü geliştiricisi yok denecek kadar aza inmiştir.

İlk yıllarında (ne kadar gerekli olduğu tartışılabilir olmasına rağmen) ortaya konan inovatif teknolojilerin yerine/yanına yenilerinin eklenmediği açıkça görülmektedir. İki Pardus sürümünü birbirinden ayıran Pardus'un kendi yazılımlarından bahsetmek mümkün değildir.

Pardus iş yapış şekliyle de bir kamu kurumu olmanın bürokrasisinden sıyrılamamıştır. Kendi internet sayfasını yıllarca yenileyememesi, gönüllü geliştiricilere (ki proje ekosisteminin en önemli parçası olması gereken kısımdır) en kısıtlı şeyleri bile yıllarca sunmaması gibi konular herkesin bilgisi dahilindedir. Kurumun kendi sürdürmek zorunda olduğu işlerin yapılmasının getirdiği alışkanlıkla çalışanlarının kendi aralarında aldıkları kararların gönüllülere tebliğ edilmesi çokça yaşanan ve rahatsız edici konuların başında gelmektedir. Hatta bazı konular şifaen toplantılarda söylenmesine rağmen yazılı olarak (eposta, blog, twit vb.) hiç bir zaman geliştiricilere iletilmemiştir.

Benim başını çektiğim iki proje haricinde dışarıdan herhangi bir geliştirici grupla birlikte iş yapılmamış olmasının nedeni memlekette Pardus'la birlikte üretmek isteyen kimse olmaması değil; bu işe kalkışacak kişilerde evliya sabrı olmamasıdır. Geliştirici ekiple iletişim kurmak son derece kolayken idari taraftan cevap alabilmek bile ciddi sabır işidir.

Sene 2012 olmuşken Pardus teknolojisi dediğimiz şeylerin hiç biri başka bir dağıtımda bulunmayan şeyler değildir. Zaten özgür yazılımın doğası onun bir sadece bir dağıtımda varolmasına imkan vermez. Peki o zaman Pardus temelli bir dağıtım fikri nereden çıktı? Bu konu üzerinde konuştuğumuz arkadaşlarımı bağlamadan kendi fikirlerimi yazdığımı not düşerek cevap vereyim buna: Her ne kadar Pardus'un gönüllü aktif katılımcısı kalmamış olsa bile projeye veya ekibe küsmüş/küstürülmüş/küsmeden ayrılmış insan sayısı hiç de az değil. Geliştirici olma hevesiyle çalışan genç bir grup var. Tübitak ekibi Pardus dağıtımının sürdürülmesi işini hala yürütürken onu temel alıp üzerine bir şeyler koyan yeni bir dağıtımın sürdürülebilir ve verimli olduğunu düşündüm. Başlangıçta üzerine çok fazla yenilik koyamasak bile en azından iş yapış yöntemindeki beğenmediğimiz şeylerin yerine yenilerini koyabilirdik. Eğer yapabilseydik eminim önemli bir iş olurdu. Hala bu işe kalkışmak isteyen olursa onlara kolaylıklar diliyorum.

Tübitak/Pardus tarafıdaki belirsizlikler/belli olan şeyler nedeniyle artık Pardus temelli bir dağıtımın ne sürdürülebilir ne de verimli olacağını düşünmüyorum. Başka bir dağıtımı temel alan yeni bir dağıtım işine kalkışmanın da gerekli olduğunu düşünmüyorum. İlla bu işe girmek isteyenler için gerekenden fazla başlamış proje var, birine dahil olmak sıfırdan başlamaktan iyi olur bence. Tabi parlak bir fikir varsa baştan da başlanabilir elbette.

Geliştici olarak Pardus'la ilişkim 'müzikal ayrılıklar nedeniyle' bir süre önce bitmişti. Bu hafta içinde kullanıcı olarak da yollarımızı ayırıyorum (soran olursa: debian).

Hadi selametle...

not1: Küfür yoksa her yorumu yayınlıyorum.
not2: Yazdığım herşeyi detaylandırabilirim ama kime faydası olur bunun? Amacımın birşeylere suçlular bulmak olmadığı anlaşılmıştır diye umuyorum. Durum tespiti olarak yazdım bunları.
not3: 'Pardus tarafında hiç mi iyi şey yapılmadı?'diye soracak olanlara bundan önce yıllarca blogumda yazdığım yazılarımın, listelerdeki epostalarımın, seminer konuşmalarımın filan linklerini vermek isterim. Sadece eleştirilerimi yazmaya hakkım var.

39 yorum:

  1. Bir türlü üst taraftakiler ile son kullanıcı arasında samimiyet kurulamadı. Üst kısım hep son kullanıcıyı moron olarak görüyordu çünkü.

    Ben bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim. 2008 yılında girdim üniversiteye. Linux ile tanışmam da 2008'e dayanır. Ubuntu ile başlayıp Pardus ile devam etmiştim ama 2010 yılında artık moron yerine konulmayı içime sindiremedim açıkçası. irc kanalında bile soru sormaya çekiniyordu insan.

    Arch linux'a geçtim. irc kanalında sorduğum her soruya içtenlikle cevap verdiler. Eğer cevap veremediyseler Ubuntu irc kanalına danıştım.

    Buralardaki yardım severliği gördükten sonra açıkçası Pardus kullanmanın çok gereksiz olduğunu anladım.

    Güzel evet, ülkemizin böyle şeyler yapması hakikaten güzel ama sürekli çatışma hali ile yürüyecek işler değil bunlar. Listelerde az kavga görmedik. Kimleri küstürmedi ki bu proje?

    Biterse üzülürüm diyordum ama düşününce biterse de yapacak bir şey yok. Ben şu anda Arch Linux ile çok mutluyum. Hocam da Debian'a geçiyormuş. Pardus kullananlara bol şanslar diliyorum sadece.

    YanıtlaSil
  2. Hocam Pardus'u eleştirenlerden bazı kişiler, geliştirici ekibine ÇOMÜ'den arkadaşların alınmasının torpil-kayırma gibi nedenler olduğunu, aslında o kişilerin gerekli yeterlilikte olmadığını ve bu durumun Pardus projesini kötü yönde etkilediğini söylüyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında?

    YanıtlaSil
  3. Her devrim kendi çocuklarını yer imiş ve Pardus da ne yazık ki yedi; dahası Pardus sürecini, Özgür Yazılım sürecini algılayamayan devlet bürokrasisi tıpkı Stalin'in komünizminin demir yumruk yönetimi yüzünden bürokratik komünizm haline gelmesi gibi Pardus'da bir türlü açık olamadı, olan kendine oldu.

    Necdet Hocamı çok iyi anlıyorum. Debian iyi bir tercih, ama Arch da iyi bir tercih.

    YanıtlaSil
  4. Pardus projesine Çanakkale'den katılanların hepsi (Murat hariç, o ilk ekipte vardı) işe girmeden zaten Pardus'la ilgili işler yapmışlardı. O nedenle savunma gerektirecek bir tarafları yok.

    YanıtlaSil
  5. Hocam mesela "Çatal" adında bir dağıtım oluştursak, Pardus'un iyi yaptığı birkaç yeniliği alıp portlasak ama farklı bir dağıtım üzerinden olsa mesela Kaptan, Pisi, Comar gibi bazı kısımları portlasak geri kalanı debian olsa. Kalkışmak istemeyeceğiniz bir iş mi olur evetse neden?

    YanıtlaSil
  6. pisi ve çomar bence başka bir paketleme altyapısı kullanan dağıtımlarda çalıştırılmaya uygun depiller. Bu bir eksiklik değil apt de pardus için uygun değil. onları çıkardıktan sonra geriye kalanlar ile yeni bir dağıtım oluşturulamaz kanaatindeyim.

    YanıtlaSil
  7. Keşke biraz vaktiniz olabilseydi de Pardus temelli topluluk dağıtımını ilerletebilseydiniz. Biz de ona katkı verseydik, onun geliştiricileri olsaydık...

    Ozan Çağlayan

    YanıtlaSil
  8. Hocam Merhaba,

    Saygı ve sevgiyle sizi selamlıyorum. Hocam 2009 yılında bir özel bir çağrı merkezinde bilgi işlem sorumlusu olarak çalışıyordum. Çağrı merkezindeki tüm bilgisayarlara Pardus kurdum. 1 hafta kullanıldı. Kullanıcılar openoffice' i kullanmakta zorluk yaşadıklarını bildirdiler. Baktığımda bellek yönetimi sıkıntısı vardı. Birkaç makinaya Ubuntu kurduk onları kullandılar. Ubuntunun daha iyi olduğunu söylediler. Bende bütün bilgisayarları Ubuntuya geçirdim.
    Belki ısrar etmeli çözüm aramalıydım, fakat ticari ortamlarda buna müsamaha olmuyor...

    H.ÖZ

    YanıtlaSil
  9. Emekleriniz için teşekkürler hocam. Açıkçası Pardus'u takip etmeyi Özgürlükiçin ekibinde yaşanılan sıkıntılardan sonra topluluğun uzun süre sessiz kalması, bilgi verilmemesinden ötürü bırakmıştım. Yönetimin siteye iyice yerleşmesinden sonra gönüllülerin çabalarını takdirle karşılasamda Özgürlükiçin ve Pardus projesinin geleceğini pek iyi görmüyordum. Geldiğimiz noktada projenin sonunu hala iyi görmüyorum. Özgür yazılım projelerinin daha açık olmasını beklerken kamu kuruluşunun desteğiyle bir yerlere gelinmeye çalışılması çok zordu. İsmini ve topluluk sitesinin değişip yeniden yapılanmayla projenin devam edebileceğini düşünüyordum ama hepten bırakmış olmanız bu ümidimi de söndürdü. Elbet birileri çıkıp geliştirmeye çalışacaktır ama işleri zor. Ama böyle bir proje olursa en azından takip edeceğimi bildirmek isterim, ne derece katkı verebilirim bilmiyorum ama en azından şevkle takip ederim. Emekleriniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  10. Bir zamandır ozgurlukiçin.com/gezegende Pardus ekibinden ayrılmalara ilişkin blog yazıları okuyordum. İçimde tarif edemediğim bir endişe mevcuttu. 2008 den beri sadece Pardus kullanırken aynı zamanda testçi ekibiyle birlikte elimden gelen yardımı yapmaya çalıştığım, pırıl pırıl gençlerin elinde gelişen yerli işletim sistemimiz ilgili kötü bir şeyler oluyor gibiydi. Ekipten ayrılan arkadaşlarımız hiç renk vermeden sıkıntıları anlatmadan kibar bir dille veda ediyordu.Uzun zamandır paket güncellemesi olmamasıda beni işkillendirmişti. Kamu kurumunda çalışan birisi olarak tüm kamu kurumlarında da Pardus kullanmamız gerektiğini her platformda dile getiren biri olarak içimdeki tarifsiz tedirginlik bu gün Necdet hocamızın açıklamalarıyla tarifini bulup yerini üzüntüye bıraktı.
    Sanki bana ait bir şeyi kaybediyorum gibi...
    Ama ben her şeyin düzeleceğine ilişkin umudumu kaybetmeyeceğim; yoksa şirinleri göremem değil mi?
    "bbecit"

    YanıtlaSil
  11. Bir süredir Pardus ile ilgili kötü gidişatı takip ediyor Pardus temelli başka bir dağıtım çıkarılabileceği umudunu taşıyordum.Necdet hocamın bu yazısıyla o umudum da kalmadı.Ben de Joli OS u kullanıyorum.Emekleme aşamasında da olsa şu an itibariyle istikbali parlak bir dağıtım.

    YanıtlaSil
  12. Hocam Pardus'un bence Pisi'yi bir kenara atıp APT veya RPM paket sistemlerini kullanması gerekiyor. Böylece geliştiricilerin de ilgisini çeker, şu uygulamaların depoya eklenene kadar yeni sürüm çıkması olayını da aşar hem de stabilize testleri daha kısa sürer görüşündeyim.
    Pardus'un gerek IRC kanalı (kaç kere küfür yiyip banlandım) gerek forumları ise bana göre denetimsizlik altında ve bilgisiz kişilerin bilgisizliği, bilgili kişilerin bilgisini bastırır vaziyette(!)
    Ubuntu Türkiye Forumu'nda böyle bir şey söz konusu değil örneğin. Hatta Pardus forumlarında, "burası Pardus forumu başka dağıtımın sorunlarından bize ne" tavrı bile vardı bir ara şimdi ne oldu bilmiyorum.
    Pardus'u ilk sürümünden 2009'a kadar kullandım. 2007 yılında tam istediğim gibiydi, 2008 yılında depoya konulmayan uygulamalar canımı sıkmaya başlamıştı ki 2009 yılında gerek KDE 4 gerekse depodaki uygulamalar ve sistemin genel çalışmasındaki kararsızlık beni gerçekten çok üzdü. O günden beri Pardus kurmadım bilgisayarıma. Hatta TÜBİTAK Gebze Tesisleri'nde bir bilgisayar mühendisi Pardus 2009 için "onu sistem diyip bilgisayarıma kurmam" cümlesini sarfetmişti... Belgeleme eksikliği, yardım eksikliği ve kararsızlık en önde gelenlerden...

    Gönüllü geliştiriciler olmazsa bu iş çok zor hocam. Yukarıdaki yorumlarda denildiği gibi, yeni bir oturaklı proje başlatılırsa elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.

    YanıtlaSil
  13. IRC Kanal(lar)ının moderatörlüğü Özgürlük İçin'den bazı arkadaşlar tarafından götürülüyor. Aralarında kendilerini Tübitak çalışanı olarak tanıtanlar mı ararsınız, kanala gelenlerle dalga geçen mi ararsınız, hakaret eden mi ararsınız, hepsi var, kayıtları var, birebir görüşüp özür dileyip, bir daha yapmayacağını söyleyeni var, umarsızca sağa sola laf sallayıp terbiyesizliğe devam edeni var.

    Kısacası alın size bir topluluk örneği. Ha biz yapsak daha iyi yapardık diye demiyorum ancak topluluğun da hiçbir zaman sütten çıkmış ak kaşık olmadığını aklınızda bulundurun, her şeyin suçunu "Maaşlı TÜBİTAK çalışanı" diye yaftaladığınız bizlerden bilmeyin.

    YanıtlaSil
  14. Mevzuyu kişisel almasan dahi olur Ozan. Böyle yapınca cevap vermek mümkün olmuyor.

    Benim yazdıklarım geliştiricileri bireysel hedef alan şeyler değil. Kimseyi de suçlamıyorum ama durumu da tespit etmek gerekiyor. Bir şey hatalı yapıldı denince 'başka hata yapanlar da var' uygun bir savunma olmuyor. Hata yapanlar kötü filan da demiyoruz ama bu tavırla hiç bir üslupla hata yapıldı deme imkanı kalmıyor.

    YanıtlaSil
  15. Hocam belki ütopik birşey olacak ama sizin bu işin için azminiz ve azda olsa imkanınız olduğunu düşündüğüm için söylemek istiyorum. BSD nasıl bir üniversitenin içinden çıkmışsa sizde Pardus'u kaldığı yerden Çanakkale Üniversitesi olarak alıp götüremez misiniz(Adı pardus olmak zorunda değil, büyük ihtimalle pardus olması imkanı yoktur zaten)? Hem sizin Tübitak'a oranla çok daha fazla gönüllü geliştirici toplama potansiyeliniz olacağını düşünüyorum, büroktatik tıkanmlarında kalkacağını... İmkanlarınız zorlayıp böyle bir işe kalkışırsanız birçok insanı mutlu edersiniz.

    Saygılar,

    Ömer

    YanıtlaSil
  16. Pardusa verdiğiniz emekler için çok teşekkürler.. Yazınızda bahsettiğiniz durumu ilk geliştirici toplantısında yaşayanlardanım ve o toplantıdan çıkardığım ders pardusun gönüllü geliştiricilere kapalı bir dağıtım olduğuydu (sene 2005 sanırım). o günden sonra da sadece izleyici olarak yeraldım. Son 2 yıldır da neredeyse hiçbir pardus haberinin takip etmiyorum. Haklı çıkmış olmama çok üzüldüm. Hele de pardus projesinin sizin gibi değerli bir insanı kaybetmesi gerçekten çok üzücü. Ne yazık ki bir projeyi daha yüzümüze gözümüze bulaştırdık..

    YanıtlaSil
  17. Pardus projesine verilen emek ve harcanan zaman boşa gitmemiştir, Pardus içindeki comar gibi bazı teknik yeniliklerle birlikte esas olarak etrafında toplanmış olan ilgi ve topluluk ile çok daha büyük bir değer taşımaktadır.

    Türkiye'de bir büyük çaplı bir açık kaynak topluluğuna ihtiyaç vardı, hala da var. İşte Pardus bu ihtiyacı büyük oranda karşıladı, fakat sanırım pardus bu topluluğa karşı olan eğiticilik ve üretime katkı sağlatıcılık görevini yeterince yerine getiremedi, nedense üniversitelere adam gibi giremedi. Yıllardır Linux kullanan üniversiteler Pardus'tan nedense uzak durdular. Sorunların teknik, idari veya sosyal boyutları olabilirdi ama bu sonuç olarak önemli bir sorundu, giderilmeye çalışılmadı veya giderilemedi.

    "...yapılmamış olmasının nedeni memlekette Pardus'la birlikte üretmek isteyen kimse olmaması değil; bu işe kalkışacak kişilerde evliya sabrı olmamasıdır. Geliştirici ekiple iletişim kurmak son derece kolayken idari taraftan cevap alabilmek bile ciddi sabır işidir."

    Türkiye'den 3-5 üniversite (Çanakkale, Gazi, ODTÜ, İTÜ, Bilkent, vb.) Pardus topluluğunun devamını getirse. (Adının pardus olması da şart değil.) Akılı başında insanlar pardus'ta yapılan teknik hataları düzeltse ve ve sosyal hataları tekrar yapmasa. Pardus etrafında toplanmış olan ilgi, öğrencilerin hevesi ile bir araya getirilip ve topluluk doğru bir mecraya yönlendirilmiş olurdu.

    Bu üniversiteler eliyle yapılamazsa belki geriye kalan birkaç ticari girişim birşeyler yapmaya çalışacaktır ama nereye kadar gidebilirler bilemiyorum.

    Bunlar yapılmadığında bile TÜBİTAK'ın artık markası haline gelen Pardus'u kendi eliyle bitirmek isteyeceğini sanmıyorum. Belki sadece kamu'ya yönelik bir proje olarak devam etmesi tercih edilebilir. Bu yönde ilerlense bile pardus projesinin sağlıklı bir proje olabilmesi için fedora-redhat, ubuntu-debian, suse-opensuse ikilileri gibi hem ticari/kamu kurumlarının hem de topluluğun ihtiyaçlarını karşılayabilecek sağlıklı bir oluşumun tesis edilmesi lazım ve üniversitelerin mutlaka bu oluşumun içinde yer alması sağlanmalı.

    Her halukarda kamu içerisinde bir yerlerde açık kaynak proje, yazılım, geliştirme ihtiyaçlarını karşılayabilecek veya koordine edecek bir birim olmasına hala ihtiyaç var. Önemli olan bu ihtiyacın üniversitelerle, ticari kuruluşlar ile düzgün şekilde koordine edilerek karşılanabilmesi. Umarım Pardus projesinin bundan sonraki yönetim kadrosu bu konuları düzgün idare edebilir ve TÜBİTAK kamuya karşı üstlenmiş olduğu bu görevini başarılı bir şekilde yerine getirebilir.

    TÜBİTAK bu görevi bırakmayı tercih ederse, kamudaki bu konuları koordine etmek için TÜBİTAK dışında daha esnek çalışabilecek ayrı bir birim kurulmalı diyeceğim ama bundan pek ümitli olduğumu söyleyemem.

    Bu yapılamadığında iş üniversite ve sivil sektöre kalacak ki, kendi aralarında koordinasyonu sağlamaları bana pek olur gibi gelmiyor. Üniversiteler bunu yapacak olsalardı şimdiye kadar yaparlardı zaten.

    Geriye özel sektör kalıyor ki, Pardus etrafında oluşan firmaların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor diyebiliriz. TÜBİTAK projeden çekilirse bu firmalar projeyi devam ettirecek cesareti gösterebilirler mi, LKD bu durumda nasıl bir tavır alabilir ne kadar destek sağlayabilir bilemiyorum.

    Konu bu yönde ilerlerse önemli bir kayıp olacak Türkiye ve Türk insanı için.

    Pardus projesi sonuç itibariyle başarısız bir proje olsa bile, doğru bir yolda gidilmiş olması (yanlış adımlar atılmış olabilir) itibariyle farklı boyutlarda çeşitli başarılar sağlamış bir projedir. En azından böyle bir yol olduğunu bilenlerin sayısı bu proje ile artmıştır.

    YanıtlaSil
  18. Ergin ALTINTAŞ
    Pardus projesine verilen emek ve harcanan zaman boşa gitmemiştir, Pardus içindeki comar gibi bazı teknik yeniliklerle birlikte esas olarak etrafında toplanmış olan ilgi ve topluluk ile çok daha büyük bir değer taşımaktadır.
    --------------------------------------------------
    Bu projenin buralara gelmesi yolda attığınız atıklardan belliydi.
    Şöyle bir geçmişinize dönersek çok şey sıralamak mümkün ancak birkaç bişeyle yorumlamak istiyorum.
    .Pardus derneği olayını bilirsiniz..Alınan kararında ne gereksiz olduğunu anlamışsınızdır bugün itibariyle.
    .Debian,Suse gibi dev dağıtımların hatalarını rapor ederken karşılığında yürekten teşşekür görüyorken fakat pardus'a bu durum ağır geliyor ve geri bildirim yapan herifi bir dövmediğiniz kalıyordu.
    .Üniversitelerde seminerlerinizde özgür yazılım şudur budur demek yerine geliştiricileri hedef alır stratejik konular üzerinde dursaydınız ne ala.Ancak Bunu geçelim.İzleyiciler arasında yöneltilen sorulara egolu bir cevap ile kapak attığınızı hatırlayınız.
    .Soru:"Paket sayınız neden az ?".
    Cevap: "Bizim paket sistemimiz debian paket sisteminden daha yapılı ve sağlam.Ancak güvenlik açıkları çıkması olasılığı gözönünde tutularak paket sayımızı arttırmıyoruz..".
    MÜTHİŞ BİR CEVAP DEMİ?.
    Ve daha neler neler.
    Ergin kardeşimin yorumuna da bişey ekliyim;
    7 yılda onca kişi bir paket yöneticisimi yazdı..Süpersiniz..
    Milletin parasını daha fazla harcamadan yaylanın.
    Sevgili yücel hocam.Bunu yayınlamasanızda okumanız yeterlidir.Ki zaten okumuş bulundunuz.
    SAYGILARIMLA..

    YanıtlaSil
  19. "Milletin parasını daha fazla harcamadan yaylanın."

    Bir özgür yazılım taraftarı bu kadar insafsız olabilir mi? Yazıktır, ayıptır... Sizin gibi düşünenlerin sayısının fazla olmadığını düşünüyorum, yanılıyorsam; o zaman bu insanlar bırakın Pardus'u hiç bir Linux dağıtımını hak etmiyor demektir.
    Pardus kullanmayan bir Gnu/Linux kullanıcısı olarak yazdıklarınız beni bile yaraladı... Bir geliştiricinin (maaşlı yada maaşsız) neler hissedebileceğini düşünmek bile istemiyorum...

    Sinan İNAN

    YanıtlaSil
  20. En iyi yol, bilgisayar muhendisligi ogrencilerinin egitimlerinde (kodlama baglaminda tabiki de) pardustan faydalanmasinin yolunu bulmak. Bence onlar, bu sorunu daha iyi cozeceklerdir.

    YanıtlaSil
  21. Pardus projesini başladığı günden bu yana takip ediyorum.
    Proje yönetimini ve yapılan işleri başarısız buluyorum.
    Bugün gelinen noktada şunu sorgulamak lazım.
    Senelerce süren bu çalışmada başta devlet kurumları ve halk arasında kullanım oranı nedir ?
    Ayrılan bütçeye gerçekten deymiş mi ?
    Bence şu aşamada bu sorgulanıyor.
    Benim kişisel görüşüm kullanım oranı çok düşük. Fakat faturası kabarık.
    Bugün bedava dağıtılan bir işletim sistemini katı hiyeraşi ile yöneterek ve gönüllüleri dışlamak
    ile bir yere varamazlar. (İşte en yıkıcı yönetim hatası)
    Ayrılan yöneticisinden, personeline know how, maaş, kendini geliştirmesi gibi faydaları toplar
    gider daha iyi bir işe yerleşir. Proje böyle donar kalır.
    Resmi ağızdan kimse projeyi sonlandırdık demiyor. Yeniden yapılanma olacak deniyor.
    Belki proje donduğu ile kalır belki de yeni bir başlangıç ile bugünün başarısız konumundan
    daha iyi bir konuma gelir, başarı kazanır. Resmi açıklama geciktikçe insanlar daha da soğuyacak. Umarım açıklama
    gecikmez. Son bir kaç ay içinde Tübitak yönetimi değişti, siyasi olaylar var şu oldu bu oldu gibi
    bir yığın bahaneden de sığınak yapmaya gerek yok.

    Umarım proje daha başarılı bir hale getirilir herşey daha güzel olur.

    YanıtlaSil
  22. Merhaba sevgili arkadaşlar,
    Mevzuyu gördüm ve içimden gelenleri paylaşmak istedim,
    Önemli olan ne olduğu değil, bundan sonra ne yapılacağıdır...

    Tubitak'tı, siyasetti, kurumdu, hiyerarşiydi....
    elde bir malzeme var geliştirmek devam etmek isteyen bir ekip illaki oluşur,
    derlenip toparlanıp prensiplerin belirlenmesi, yol haritası çıkarılması şart...

    bugüne kadar yapılanları yıkarak değil üstüne yenilerini ekleyerek, yola devam...

    Bir şey ya yapılmalı yada yapılmamalı,
    çok konuşmak başka yerlere götürür mevzuyu...

    Geçen gün bir ilkokula girdim, Resminin altında ata'nın şu sözü vardı; "Zeki olduğunu biliyorum evlat, şimdi zeki olduğunu unutup çalışkan olmaya ihtiyacın var."

    bir son kullanıcı olarak artık pardus kullanmak istiyorum, neden mi ?

    severiz biz ülke olarak bu topraklardan çıkanı, el emeğini göz nurunu, bu topraklardaki aşkı severiz biz aslında, onunla varız ya ondan işte...

    Hani Ata Demirer diyor ya ondan ötürü... :)

    Saygılarımla
    Tevfik

    YanıtlaSil
  23. Merhaba Necdet Yucel, benim aklima takilan iki soru var. Bunlardan biri aslinda yukarida sorulmus ancak gecistirmissiniz gibi goruyorum.

    1. Pardus projesine universitenizden katilan insanlari siz yonlendirmediniz mi buradaki goruslerinizin aksine? Yoksa buradaki gorusleriniz o zaman farkli miydi?

    2. Pardus icin ekibinizle caba sarfederken siz Pardus ekibinden veya Pardus sizden herhangi bir maddi/manevi karsilik talep etti mi?

    Ayrica cok fazla Ozgur Karatas ismini kullanan bir cevre var, bu acidan problem olmamasi adina cevabinizi okaratas at member.fsf.org adresine gonderebilirsiniz veya ben dogrulamak icin ilgili mail adresinden mail atabilirim. Daha once sanirim benzer problemler olmustu. Dogrulama almadiginiz yorumlari benden bilmeyin.

    YanıtlaSil
  24. Kısaca cevap vereyim:

    1. Hem yönlendirmedim, hem de görüşlerim farklıydı. Çünkü koşullar farklıydı.

    2. Ne para aldım, ne para verdim.

    YanıtlaSil
  25. cevaplar icin tesekkurler ederim. 64bit pardus projesine baslarken dusuncelerinizi yazmistiniz burada biraz farkli gibiydi. bu arada para alip vermenizi degil almaniz/vermeniz teklif edildi mi veya bahsi gecti mi onu sormak istiyorum. cunku etrafta cok yalan yanlis bilgi kirliligi var malum bu nedenle bana degil bazi zihniyetlere cevap vermis olacaksiniz. cevap vermemis olsaniz da bunu kabul ederim elbette ama verirseniz daha iyi olur dusuncesindeyim. bu arada size mail attim bu da son yorumum olur, baska bir ozgur vakasi yasanirsa kefil olmak istemem, saygilar.

    YanıtlaSil
  26. Ne ben teklif ettim, ne de bana teklif edildi. Hiç sözü geçmedi.

    YanıtlaSil
  27. .pisi paket yöneticisi hakkında ne düşünüyorsunuz Necdet Bey? yani baştan bir paket sistemi yaratılmasını nasıl karşılıyorsunuz? Eğer bunu gereksiz buluyorsanız şimdiye kadar hiç dillendirdiniz mi? Eğer gerekliyse, doğruysa neden?

    YanıtlaSil
  28. pisi paketi yapmak deb ve rpm ile karşılaştırıldığında en azından başlangıç aşamasında oldukça kolay.

    Baştan bir paketleme sistemi yazmanın en kötü tarafı debian deposundaki 20000 paketin yeniden hazırlanması herhalde.

    Gereksiz bulduğumu yazmadım diye hatırlıyorum.

    YanıtlaSil
  29. türklere pes etmek yakışmıyor bir dernek kurup proje devam ettirilmeli güzel Türkçe'mizi kullanmak ve yaymak için elimizi taşın altına koyulmalıyız

    YanıtlaSil
  30. Pardus projesi benim gözüm de çöp bir projedir nedenlerini sıralayayım.

    1-) Bürokrasi sebebi ile açık kaynak dünyasının avantajını kullanamadı. Bu yetmediği gibi kullanıcı isteklerine gözlerini kapattı (gnome neden yok gibi)*

    2-) Ben bilirimci bir güruh ile fanatikleri dengeleyemediler pardus kullanıcılarının % 70 i pardus rulezzzzzz, pardus milli, pardus bizim gibi söylemlerle şakşaktan başka bir şey yapmadılar.

    Aynı güruh' un paketler eski eleştirisine "adamların zamanı yok" gibi abuk subuk gerekçeler ile karşı çıkarken deb paketlerini pisi ye çeviren bir web projesini kapattırıp, diğer pardus site forumlarını özgürlük için i tekel yapmak için kapattırmalar bu süreçte pardus kullanıcıları derneğine yapılanlar halkla ilişkilerin pekte iyi olmadığı gerçeği.

    3-) Bağımsız geliştiriciler, benim gibi sadece test etmek için kuranların söylediği hiçbir şey dikkate alınmadığı gibi projenin yönetim kadrosunun ilk başlardaki ben bilirim ama siz bir halttan haberdar değilsiniz tavrı geliştiricilerin ben istediğimi yaparım ama siz bir şeye karışamazsınız gibi tavırlarından dolayı (daha pek çok şey duydum ama, şahit olmadığım için bir şey diyemem) bağımsız geliştiricilerin küsmesi.

    Son 3-4 yıllık sürece bunlar oldu sonrasında ise, pardus geliştiricilerin ve yönetenlerin çiftliği fanatiklerinin de desteğinden başka bir şey göremedi, ortaya yeni bir şey koyamadı. Aslında söylenecek daha çok şey var ama 2009 du sanırım pclabs taki bir tartışmada yeteri kadar şey söylemiştim nickim wincih dileyen merak ediyor ise okuyabilir.

    http://www.pclabs.com.tr/forum/topic/108954-pardusa-milli-butceden-buyuk-kaynak-ayrildi/page__p__825729444__hl__t%C3%BCbitak__fromsearch__1#entry825729444

    YanıtlaSil
  31. Paket sayısının fazla olmasıyla bir dağıtımın iyi ya da kötü olmasının ilgisi yok. Önemli olan paketlerin kalitesi.

    Ben bugün yeni bir dağıtım yapıyor olsam, paket sayısını daha da düşürürdüm.

    Bu proje gönüllü çalışmaları asla dışlamadı, gönüllülerin büyük bir kısmı tartışmaktan kendilerine katkı yapacak vakit bulamadılar. İster kabul edin ister kabul etmeyin, TÜBİTAK olarak katkıcılara verilmiş sözler olabilir, bu sözler yerine getirilememiş olabilir ancak katkı vermek isteyen yolunu bulup bugzilla'dan, e-posta yoluyla çeşitli paket ve teknolojilere yama göndererek de olsa (ki en büyük katkılardan biri budur) katkısını yaptı, yapıyor.

    Pardus'un zaten bir bütçesi yoktu, TÜBİTAK'ta kendine ait bütçesi olmayan tek proje Pardus Projesi'dir.

    Sunumlarda egosu yüksek, kendini beğenmiş cevaplar veren insanlar olmuş olabilir ancak bu herkesin o kafada olduğunu göstermez, bir kişiden yola çıkıp genellemenin anlamı yok.

    Araştırmadan, anlamaya çalışmadan, size sadece 1 kişiden gelen bir cevabı bütün projeye mal ederek, bu iş olmaz.

    Hem paketler neden eski diye sorup hem de niye bu kadar az paket var demek birbirine tam zıt taraflar. RPM, DEB gibi sistemlerden PiSi'ye dönüştürme araçları ise pratikte asla ve asla yapılmaması, uygulanmaması gereken çözümler. Katkı paket yoluyla olmalıdır eğer PiSi ile devam ediyorsa bu dağıtım. Ancak bu proje asla bahsettiğiniz gibi bir web projesini kapattırmamıştır, lütfen kaynak verin, bağlantı verin.

    Pes etmek diye bir şey yok, daha yapılacak çok şey var.

    Tevfik Bey dediklerinize katılmamak elde değil, doğru yaklaşım budur.

    Necdet Hoca, size de diyecek bir şey bulamıyorum. Bu dağıtımı 64-bit'e beraber çalışarak taşıdık, sonra bir topluluk dağıtımı projesiyle yola çıktınız, topluluk dağıtımının ilerleyememesini Pardus'taki belirsizliklere ve muğlak gidişata bağladınız, son olarak da Debian'a geçtiğinizi ve Pardus temelli yeni bir dağıtım projesinin sürdürülebilir ve verimli olmayacağını söylüyorsunuz. Ben sizi takip etmeye çalışmaktan yoruldum, umarım yolunuz açık olur.

    Herkese iyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
  32. @ozzy

    Ben özgürlük için forumun' da görmüştüm "paketler neden eski?" sorusuna adamların zamanı mı var gibi bir cevap verilmişti.

    Diğer suallere gelirse bütçesi olmayan mı? 2009 da 14 milyon tl bütçe ayrıldı pardus nasıl bütçesi yok?

    Peki Doruk Fişek gibi linux a gönül vermiş geliştiriciler neden ayrıldılar sadece bir yazılım yüzünden mi? Yapmayın allahınızı severseniz biz ne körüz nede salak. Bari buradakileri salak yerine koymaya çalışmayın.

    Pkd ile ilgili olayların olduğu dönemde o projeyi de aradan çıkarttılar merak ediyorsanız olanları direk sahibinden dinletebilirim size.

    YanıtlaSil
  33. :) Kimseyi salak yerine koymaya çalıştığım yok elimden geldiğince yorum yapmaya, cevap vermeye çalışıyorum ama her ortamda olduğu gibi burada da tepki ve kızgınlık görüyorum. O yüzden daha fazla çabalamaya gerek yok sanırım..

    YanıtlaSil
  34. Benimle ilgili takip edilemeyecek ne var anlamadım. Tübitak çalışanları ekipten ayrıldıktan sonra Pardus'a katkı vermeyi kesince kimse garip görmüyorsa bunu, bana da söyleyecek bir sözü olmamalı kimsenin.

    Debian kullanmama gelince: zaten sunucularımda yıllardır kullanıyordum. Pardus'u bırakıp windows kullanacağım gibi bir durum da yok. Zaten olsa da bunu takip etmek gerekmez.

    YanıtlaSil
  35. @ozzy

    EH aşağı yukarı yazdıklarınızdan söylediğimi çıkarttım kusura bakmayın.

    @Necdet Yücel

    İnsanların en çok tepki gösterdiği şeyler olmasından en çok korktuklarıdır. Ben destek vermemeyi bu bağlamda yourmlamıştım.

    YanıtlaSil
  36. Bir önceki mesajımın son paragrafında aşağıdaki gibi bir ifade kullanmışım:

    "Pardus projesi sonuç itibariyle başarısız bir proje olsa bile,..."

    [1] adresindeki haber bence güzel bir haber, hatta bir müjde, pardus'un "sonuç itibariyle" de başarısız olmayacağına dair bir ümit ışığı.

    Umarım bu duyuruda bahsedilen "Pardus'un Geleceği" konulu
    çalıştay'da hem kamu kurumlarının, hem üniversitelerin hem de özel sektör temsilcilerinin yer alması ve söz söylemesi sağlanır.

    [1] http://lists.pardus.org.tr/duyuru/2012-January/000157.html

    YanıtlaSil
  37. Ben Linux kullanıcıları derneği üyesiyim. Gerçi MS kullanıyorum hep.ama bir şekilde LKD üyesi oldum. Dernek içindeki forumda "özgür yazılım" yerine "Ulusal yazılım" isminin önerdim. Şiddetle eleşetirildim. Sonuçta anarşist tavırla özgür yazılımı savunmak bana biraz tuhaf geliyor.Pardus aslında bu ülkenin bir şansı idi. Tabiiki büroksiye bende karşıyım. Parduun geliştirilmesinde Ulusal çapta herkesin yer alması gerektiğine inanıyorum. Fakat lütfen kızmayalım ama, özgür yazılım demek sınırları olmayan yazılım demek değil. Amaçları olmayan yazılım olamaz. Eğer yaılımın amacı yoksa bence işlevide olmaz. Pardusu ne Türkiye tanıdı nede dünya. En basitinden okullara bile sokamadık. Bence Ulusal bazlı ( bunu devlet yapsın demiyorum) bir işetim sistemine ihtiyaç var. Değilse bu ülke insanları daha çok paralar verir MS. Artık işletim sistemleri çok zor olan yazılımalr değil. Pardusu hala geliştirebiliriz. Düşünün bu ülkede 20 milyon bilgisayar kullanan insan vardır.
    Ve bu sayı giderek artıyor. Hala MS kullanıyoruz ve para ediyoruz. Pardus'a sahip çıkalım. Buna ihtiyacımız var. Herkese selamlar.

    YanıtlaSil
  38. pardus wikiye baktım az önce.. farklı haberleri okudum.. burada birçok yorum okudum.. emekler inkar edilemez.. geceli gündüzlü emekler vermişsiniz.. ama "ben küstüm oynamıyorum" durumlarının cezasını bu ülkenin geleceği kaldıramaz.. bence bütün bunların üzerini çizip bir kenara bırakmanız ve hiç ara vermemişcesine projeye devam etmeniz gerekiyor.. topluca çekilmek hoş olmamış.. planlı gibi.. doktorların iş bırakması gibi.. askerlerin silah bırakması gibi.. peki bu projeye harcanan yıllar? emekler? deneyimler? maddiyatı geçtim.. öyle anlıyorumki bu konuda başbakan bilgilendirilmemiş.. Ben dışardan biri olarak biliyorumki Başbakan bu konuya çok önem veriyor.. Ama hangisini takip etsin.. ? birilerinin rapor sunması lazım.. 5000 tane proje yaptırıyor adam.. havaalanından helikoptere kadar.. Belliki sevgili danışmanları da pek bilgi vermiyor.. kadroculuğun kötü tarafı.. bazı "ego sahibi insanlarımız sevmez başbakanı.." bir projeye başlamışsınız ve anladığım kadarıyla "memur" zihniyetin tuhaflıklarına teslim olmuşsunuz.. bu kadar imkanı zorlayan bu kadar imkanı oluşturmaya çalışan başbakana, konuyu intikal ettirmediğinizi anlıyorum.. öyle olmasa proje sekteye uğramazdı.. "yerli üretim" için canını veren bir adama konuyu paylaşmamanız hata.. neden otomobil üretemediğimiz belli.. bu gidişle neden üretemeyeceğimiz de belli.. birileri biryerlerde fitnelik sokuyor.. Hey yarabbim.. 70 sene önce "savaş uçakları" üretiyoruz.. biryerlerden bir fitnelik giriyor.. 50 sene önce motoru da dahil olmak üzere 120 günde otomobil üretiyoruz.. biryerlerden bir fitnelik giriyor.. MAN firması orduya "kirpi" üretiyor.. birde bakıyorsunuz "mali krizlere" girmiş üretim durmuş.. "biz üretemeyiz" mantalitesi beyinlere kazınıyor.. bir odak var... bütün bu hüsranları planlayan.. çöreklenmiş biryerlere.. bu odak gereçkten salt olarak insanmı.. yoksa bu odak hepimizin içindeki ego'mu.. kapris mi? Sonuçta ortada kendine güvenemeyen bir millet.. üretemeyen bir millet.. üretmesini beceremeyen ama kapış kapış parasını pulunu "amerikalının" teknolojisine yatıran bir millet..

    YanıtlaSil
  39. PARDUS o dönemde tutulduğu gibi, dünyada da beğeniliyordu ve dikkat çekiyordu. Başarılı takım darma duman edilip dağıtılınca, PİSİ, KAPTAN filan çöpe gidince PARDUS da çöpe gitti, çok yazık oldu. PİSİ ile yeniden diriltilmeli. Ama nasıl? Amatör takımlarla mı? Çok yazık oldu, çok.

    YanıtlaSil

İstikbale ait bir eser: Mai ve Siyah

Halid Ziya Uşaklığil'in 1896'da yayınlanan [0] romanı Mai ve Siyah'ı ilk okuduğumda muhtemelen hiçbir şey anlamamıştım. Tek hede...