Ana içeriğe atla

Özgür yazılım yerelleştirme platformu: Transifex

Zamanında H.İbrahim Güngör'ün Pardus çevirileri için kurup yapılandırdığı Transifex'i bugünlerde yeniden keşfediyorum. Transifex kendi ihtiyaçlarınız için kurup kullanabilmesinin yanında kendi adresinden de kullanılabilen bir proje. Bu aralar pek severek kullandığım için hakkında kısaca yazmak istiyorum.

Transifex 2008'de Google Summer Of Code projelerinden biri olarak ortaya çıkıyor ve şimdi sadece sekiz kişi tarafından geliştirilen çok büyük bir özgür yazılım yerelleştirme platformu haline geliyor. Katkı vermek için kayıt olmak ve ya google, twitter, facebook ve linkedin hesaplarınızdan biriyle giriş yapmak gerekiyor. 2011 rakamlarıyla 2000 özgür yazılım projesini barındıran, 10000 kullanıcısı olan, 5000000'dan fazla kelimenin çevrildiği ve 30000000'dan fazla insana ulaştığı düşünülen dev bir platform olan Transifex'ten iki türlü faydalanmak mümkün. Kendi projenizi eklemeniz durumunda kayıtlı çevirmenlerin desteğiyle çoklu dil desteğini genişletebileceğiniz gibi (ücretli çeviri yapan çevirmenler de bulunduğundan daha önce neler yaptıklarına bakarak işinizi onlara yaptırma seçeneğiniz de var) siz de diğer projelerin çevirilerine destek olabilirsiniz.

Ben Transifex'te ne yaptığımdan bahsedersem ayrıntıları daha kolay anlatacağım galiba. Özelllikle çevirisine katkıda bulunmak istediğim bir proje yoksa rasgele projelere bakıyorum Türkçe desteği var mı diye. Eğer %100 Türkçe çevirisi varsa şansımı başka bir projede deniyorum. Kısmi bir çeviri varsa burada iki farklı durum olabiliyor. Bazı projelerin çeviri grupları oluyor, bunlara katılmak için talepte bulunmak gerekiyor. Projeye ilk dil desteğini eklemek için başvurmuş kişi grubun yöneticisi olduğundan genellikle kısa sürede onay alınıyor. Bazı projeler ise böyle bir mekanizmayı da kullanmıyor ve her isteyene çevirme yetkisi tanıyor. Böyle bir projeye rastlayınca hemen çevirmeye başlayabiliyorum. Eğer projenin Türkçe çevirisi hiç yoksa projenin yukarıda bahsettiğim politikasına bağlı olarak ya yeni dil için izin istemek gerekiyor ya da izin istemeden kendim oluşturuyorum Türkçe çeviriyi.

Bütün çeviri işlerinde olduğu gibi Transifex kullanırken de :
  • Emin olmadığınız yerleri çevirmemeyi,
  • Çevirinin ciddi bir iş olduğunu,
  • Hatalı çevirinin hiç çeviri olmamasından çok daha kötü olduğunu,
  • Çevirdiğiniz metinleri insanların okuyacağınını
akıldan çıkarmamak gerekiyor.

Transifex'teki projelerin arasında çok kapsamlı olanlar olduğu gibi çok küçük çeviri dosyaları olanlar da var. Yarım saatlik gayretle bir projeye ne kadar katkı verebildiğinizi görünce siz de eminim çok mutlu olacaksınız.

Bu blogdaki popüler yayınlar

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…