28 Nisan 2007 Cumartesi

Yok, o kadar da değil

İşbaran bu yıl kendisinden başka şenlik afişi isteyen olmamasından yakınmış. Çanakkale gibi küçük (70000 nüfuslu) bir yerde 40+ lkd üyesi olmasına, şenliğe bir o kadar bilgisayar mühendisliği öğrencisi gitmesine şaşmamış da çarşamba gecesi yola çıkılacak şenlik için pazartesi gelecek afişleri istememize şaşmış.

İşin doğrusu İşbaran'ın bahsettiği afiş merkezi ben oluyordum eskiden ama bu yıl şenlikten iki gün önce afiş asmayı son derece işlevsiz bulduğum için afiş istemedim. Çanakkale'de afişi görüp Ankara'ya, 700km uzağa gitmeye karar verecek biri için gerekli vakit kalmadı. Gerçekçi olalım, kimse afişini gördüğü 4 günlük bir etkinliğe gitmeye bu kadar kısa sürede karar verip işlerini ayarlayamaz. Zaten okuldan gelmek isteyen herkesi götürüyoruz şenliğe, daha ne yapalım?

Sözün özü; afiş istememekte hiç kabahatimiz yok.

5 yorum:

  1. Merhaba Hocam,

    Dernek içinden biri olarak bu işlerin sponsorlara bağlı olduğunu herhalde biliyorsunuzdur. Son anda sponsor olmaktan vazgeçenler mi dersiniz, son ana kadar sponsorluk anlaşmasını imzalayanlar mı(bu arada bilimum insanların göbekleri çoktan çatlamıştı.)

    Buna rağmen büyük bir hızla afiş dağıtım ve afişleme çalışmaları başladı. Bu işin seneyesi de var. İnsanların aklında Linuz ve Özgür Yazılım Şenliği/Konferansı diye birşey bırakmak gayet işlevlice gayet akıllıca bir iş.

    Bardağın boş kısmını görmeye devam etmeniz açıkcası beni çok üzüyor.

    Sevgiler.
    Ümran.

    YanıtlaSil
  2. Hocam,
    Size afiş istemiyorsunuz diye kabahat bulan kim :) Lütfen yanlış anlamayın.
    Bazı işler bazı şeyler yüzünden aksıyor, ama ben Lkd'yi kişilerle bağdaştırmıyorum.
    Sadece bir sevgim var derneğe karşı, ve derneğe bir şey katamadığım için utanıyorum. Bugün afiş asarım yarın başka bir şey yaparım, şenliklere okulum götürüyor, bir sürü insan seminer veriyor, mis gibi dinleyip geri geliyorum, bu bile "ya benim de bişeler yapmam lazım" hissi oluşturuyor. Sizin çok şey kattığınızı biliyorum, o yüzden sözüm üniversite öğrencilerineydi. Onlar da benim gibi hissetmiyor mu diye düşündüm. Şenlik afişlerini asınca her sene asılan bu afişler şenliğe katılmasalar bile insanların gözüne batar. O yüzden şenlikten sonra bile panolarda, duvarlarda asılı kalan afişler görevlerini yapıyorlar bence.

    YanıtlaSil
  3. @Ümran

    Ben Çanakkale'den 40'dan fazla bilgisayar mühendisliği öğrencisi getiriyorum diyorum sen bana bardağın boş kısmını gördüğümü söylüyorsun. Hatta buna devam ettiğimi söylüyorsun. Ne zamandır hangi bardağın boş kısmını görmeye devam ediyorum yazarsan ben de öğrenmiş olurum. Ne kolaymış birini birşey yapmamakla suçlamak. Neyse, bunları geçsek bile ortada bir gerçek var; bardağın önemli bir kısmı boş!

    Şimdi burada yapmamız gereken ah ne güzel şenlik yapıyoruz mu demek, yoksa hatalı yapılanları eleştirmek mi? Yani bardağın yarısını boş bırakanların kabahati yok da ben afiş asmayınca mı kabahatli oluyorum.

    Bu yöntem, yani dernekle ilgili bir hatayı eleştirenlere üzülmek, kırılmak, dernekte sıkça yapılan ama derneğe çok zarar veren bir yöntem. Böyle olunca ne oluyor söyleyeyim ben sana: kimse önemli hatalarından dolayı bile eleştirilemiyor. 6. Şenlik hazırlıklarına çok geç başlandı demek suç mu şimdi? Buraya bakınca nisan ayından önce yazışma olmadığını görebiliyoruz hepimiz (dışarı açık olmayan liste var demeyin bana, biliyorum). Beşinci şenlik için yazışmalar 2005 Aralık ayında başlamış. Bakın arşivlere bannerlar bile 2006 olmadan hazırdı. Sanki bunlar yapılamaz şeylermiş gibi buna da şükür demesini beklemeyin kimseden. Bir organizasyonun gönüllüler tarafından yapılmış olması hiç bir tarafının eleştirilemez olduğu anlamına gelmiyor. Bir tarafı hatalı dendiğinde onca güzel tarafını görmüyor musun? dememeliyiz kimseye. Böyle oldu mu kendi kendimizi alkışlamaktan başka alternatif bırakmamış oluyoruz kendimize.

    Şenlikten 2 gün önce afiş asmak ne zamandır büyük bir hız olarak nitelendiriliyor? Buna bile sevinecek kadar düşürmeyelim çıtayı, lütfen.

    Sponsorluk işinin de son zamana sıkıştırılırsa böyle olacağı belliydi zaten. Konuşulmuştu bunlar hep. Kaç kere düzenlendi bu şenlik, artık çıkardığımız dersler olmasın mı? Şirketler yıl başında hangi organizasyonlara nasıl katkı vereceklerini belirliyorlar. Bunun için 7.şenlik (eğer yapılacaksa tabi) için 2007 bitmeden çalışmalara başlamak lazım. "Madem bu kadar biliyordun sen 2006'da ne yaptın?" diye sorarsan 9 Ağustos 2006 tarihinde yapılan şenlik-cg toplantısını ve devamında gelişen ve Koray Löker'in, Deniz Öğüt'ün ve benim şenlik-cg'den ayrılışımız ile sonuçlanan olaylara bakmanı öneririm. Okuduğunda göreceksin ki bu şenliği hazırlamaya gönüllü olmuş, bunun için Ankara'ya toplantıya gitmiş birine diyorsun bu "bardağın boş kısmını görüyorsun" sözünü. Artık idari listeyi aldığına göre arşivlere de bakabiliyor olmalısın. Olmadı, benim bilgisayarımda duruyor arşivler şenliğe geldiğinde okuyabilirsin.

    @İşbaran

    Altıncısını yaptığımız şenliğin afişini 2 gün önce asıp milletin gözüne batsın, bu da kardır diye düşünemiyorum ben artık. Buna halk arasında züğürt tesellisi diyorlar.

    YanıtlaSil
  4. Merhaba Necdet Hocam,

    Hocam kabahat bulmak benim haddim değil. (Bu had kelimesini ne zaman kullansam yaygara kopuyor. Sizinde hoşunuza gitmezse bknz: tdk)

    Eleştirmenizden ben kendi adıma hiçbir çekince duymuyorum. Buyrun görüdüğünüz tüm eksiklikleri listelerimize gönderin. Ama bluzda bulduğunuz her defodan çekiştirirseniz bir süre sonra çıplak kalırsınız. Şenliğe gidiyoruz, şeniz, salt dernek üyelerinin de okumadığı bir mecrada sürekli, aksıklıklara, şanssızlıklara, hatalara değinmenin zaten stres altında olan insanların sinirlerinin gerilmesinin alemi yok diye ben öyle dedim.

    Bunlar linux gezegeninde yayınlandığına göre LKD de etkin görev alanlar ve ya LKD üyelerinden başkaları da hedef alınıyor gibi duruyor. Beni üzen de bu. LKD-uye listemiz var. Orda konuşsak güzel olmaz mı?

    Sürekli boş gördüğünüz taraf gerçekten boş olabilir, sizin gözünüze fazla boş görünüyor olabilir, bu çok da farketmez. Kimsenin dolduk taşıyoruz gibi iddiaları olmadı. Fakat bunları yapıcı bir şekilde karşılıklı konuşmanın fayda getireceğini düşünüyorum ben. Siz istediğiniz takdirde Genel Kurul gündemine bunlar da eklenir, tartışılır. Notlar da LKD-uye listesine postalanır.

    Şahsım adına herşeyin konuşulmasını görüşülmesini ben de istiyorum. Ama yerinde ve zamanında.

    @İşbaran

    Dilersen sana uygun gönüllülük işleri bulabilirsin. Ayrıca ben Özgür yazılıma destek veren herkesin derneğe katkı sağladığını düünüyorum. Sizlerin yaptığınız güzel işler derneğin prestijini arttırıyor. Bilgiğim kadarıyla Pardus'ta stajın var. Orda güzel projelere imza at, biz de İşbaran bizim üyemiz diye iftahar edelim. :).

    Şenlikte Penguen-cg toplantısında ayrıntılarından bahsedeceğim.
    ---------

    Şenlikte görüşmek üzere
    Sevgiler.
    Ümran

    YanıtlaSil
  5. Neden benim blog'a yazmam seni üzüyor anlamadım. Bakınız Bora Güngören "LKD Ne Yapar Ne Yapmaz?" diye günlüğüne yazıyor, lkd-üye listesine değil. Daha başka örnekler de var, Sinan Alyürük Derneğinize Sahip Çıkın diye blog'una yazıyor, lkd-üye listesine değil. Demek ki blog'lar kişilerin lkd hakkında çekinmeden yazabildikleri yerler.

    Bir benim için mi yer ve zaman uygun değil. Yerin ve zamanın uygunluğu ile ilgili bir standardınız var mı? Yoksa sadece benim konuşmamı mı istemiyorsunuz? Sorununuz gezegende de yayınlanması da olamaz, çünkü siz de yk'ya şenliğin yaklaştığını haber vermek için lkd-üye listesine yazmayı değil tanıdıklarınız yoluyla gezegen'de banner yayınlamayı tercih etmiştiniz. Siz gezegen'de gif yayınlarken "LKD de etkin görev alanları veya LKD üyelerinden başkalarını da" mı hedef alıyordunuz? Şimdi dönüp bana yer ve zamanı hatırlatman garip bir tesadüf oldu.

    Şimdi baktım da sen de afiş asma konusunu blog'a yazmışsın, lkd-üye listesine değil. Bu da seni üzmüş olmalı.

    YanıtlaSil

İstikbale ait bir eser: Mai ve Siyah

Halid Ziya Uşaklığil'in 1896'da yayınlanan [0] romanı Mai ve Siyah'ı ilk okuduğumda muhtemelen hiçbir şey anlamamıştım. Tek hede...