Henüz hayata geçmemiş fikirleri muhtemel alıcıları/destekçileri ile tanıştırıp kaynak sağlamaya yarayan sitelerden biri Kickstarter. Danstan teknolojiye, fotoğrafçılıktan modaya pek çok alanda fikirlerin görücüye çıktığı ve kaynak aradığı, benim de pek severek takip ettiğim mecralardan biri. Burada bir proje nasıl duyuruluyor değil de buradan alış veriş nasıl yapılıyor ondan bahsedeceğim biraz.
Kickstarter'da projeler çok büyük oranda henüz ortada hiç bir şey yokken duyurulmuş oluyor. Çoğunlukla bir video ile projenin nihai ürününün ne olacağı anlatılıyor. Proje ihtiyacı olan kaynağı toplayabilirse hayata geçiyor, yoksa umutları bir başka bahara kalıyor. Elbette her proje bir şey satmıyor. Sonuçta hiç bir şey almadan da projelere destek olmak mümkün. Bazen bir patates salatası yapılırken adınız söylensin diye, bazen de hiç dinlemediğiniz ve muhtemelen dinlemeyeceğiniz bir grubun albümüne veya hiç okumayacağınız bir yayına da para verip destek olunabiliyor. Bunlar için istediğiniz (en az 1$ oluyor çoğunlukla) kadar bağış yapılabiliyor.
Peki henüz üretilmemiş bir ürünü nasıl alıyoruz? Ürünlerin genellikle sınırlı sayıda adedi oldukça ucuz sayılabilecek fiyatlarla sunuluyor (early bird). Bunları yakalayabilirseniz şanslısınız. Bunlara yetişemeseniz bile her durumda piyasaya çıkacağı fiyattan ucuza alıyorsunuz ürünleri. Projelerin alış veriş yapabilmek için bir kredi kartı kaydetmeniz gerekiyor. Aldığınız şeyin ücreti siz alayım dediğinizde değil de, proje yeterli kaynağı toplayabilirse, projenin son tarihinde kartınızdan çekiliyor. Almak istediğiniz tarihte kredi kartınızdan hiç bir çekim yapılmadığı gibi bu kadar limitiniz olup olmadığı bile kontrol edilmiyor. Projenin bitiş tarihinde kartınızda bir sorun yoksa ücret tahsil ediliyor. Böylece zaten üretimi için çokça bekleyeceğiniz bir ürün için daha da erken para vermemiş oluyorsunuz. Proje ihtiyacı olan kaynağı toplayamazsa cebinizden bir şey de çıkmamış oluyor (hayal kırıklılığını saymıyorum tabi).
Son tarihinde yeterli kaynağı toplayabilmiş projeler size bir anket gönderip aldığınız şeyler ilgili size özel şeyleri soruyor (t-shirt bedeni, kemer boyu, saat rengi vs.). Bundan sonra proje takviminde belirtilen zamana kadar heyecanlı bir bekleyiş başlıyor. Projelerin çok büyük bölümünde takvime uyma zorlukları yaşanıyor. Benim aradan geçen 1 yıla rağmen elime ulaşmayan ürünler var. Benim gördüğüm bütün projeler gecikmeler hakkında bilgi veriyor, yeni takvimler duyuruyor (hoş yeni takvimlere de uymak pek kolay olmuyor ya). 100'den fazla projeye destek olmuş biri olarak parayı alıp arkasından ses çıkmayan tek bir proje bile görmediğimi söylemeliyim.
proje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
proje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Temmuz 2014 Pazartesi
25 Mart 2013 Pazartesi
Yakından Eğitim birinci dönem çalışmalarına kabul edilenler belli oldu
Yakından Eğitim'in 1 Nisan - 1 haziran tarihleri arasında yapılacak birinci dönem çalışmalarına kabul edilenler aşağıdaki gibi belirlendi:
Elbette başvuru sayısı proje sayısından fazla olunca bazı arkadaşları kabul edemedik ama onların da bu durumun farkında olarak keyitlerini kaçırmadan çalışmaya devam etmelerini öneriyoruz.
Çalışmaları takip etmek isteyen herkesi pazartesi akşamları saat 22'de freenode #yakindanegitim kanalına bekliyoruz.
27 Haziran 2012 Çarşamba
FATİH Projesi Bilgi ve İletişim Teknolojileri Çağrı Programı
Bugüne kadar TÜBİTAK proje desteklerinde bir genel çerçeve belirliyor (araştırma projesi, kamu projesi gibi) ve araştırmacıların kendi fikirleriyle başvurmasını istiyordu. Gelen başvurular hakemlerce değerlendiriliyor ve belli miktarlarda destekler veriliyordu. Öncelikli Alanlar Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı ile birlikte başka bir yol denenenmeye çalışılıyor; TÜBİTAK öncelikli gördüğü alanları ve bu alanlar üzerinde hangi konularda projeleri destekleyeceğini açıklayarak doğrudan bu konularda gelecek projeleri destekleyecek.
Bu yazıyı yazarken açık olduğu görülen proje konuları enerji, bor, gıda ve bilgi teknolojileri idi. 25 haziran günü Ankara TÜBİTAK merkez binada bu proje çağrıları hakkında bir bilgilendirme günü düzenlendi. Ben bilgi teknolojileri kapsamında proje çağrısına çıkılan Fatih Projesi hakkında neler istendiğini dinlemek için Ankara'ya gittim. F@tih Projesi ülkemizin geleceğini temelden etkileyecek, değiştirecek bir ulusal proje olduğundan hem proje kapsamında neler yapıldığını hem de 1003 projeleri kapsamında nasıl projeler beklendiğini öğrenmek istedim.
Ülkemizin tüm eğitim sistemini değiştirecek bir proje olan F@tih hakkında herkesin olduğu gibi benim de aklıma takılan, uygun görmediğim taraflar mevcut ama bu yazıyı kendi eleştirilerim yerine proje bilgilendirme gününe ışık tutsun diye yazıyorum. Detaylar yukarıdaki bağlantılarda ayrıntılı olarak mevcut ama ben kendi aldığım notlardan bağlantıda bulunmayanları buraya aktarayım belki katılamayanlar için fikir verir.
Bu yazıyı yazarken açık olduğu görülen proje konuları enerji, bor, gıda ve bilgi teknolojileri idi. 25 haziran günü Ankara TÜBİTAK merkez binada bu proje çağrıları hakkında bir bilgilendirme günü düzenlendi. Ben bilgi teknolojileri kapsamında proje çağrısına çıkılan Fatih Projesi hakkında neler istendiğini dinlemek için Ankara'ya gittim. F@tih Projesi ülkemizin geleceğini temelden etkileyecek, değiştirecek bir ulusal proje olduğundan hem proje kapsamında neler yapıldığını hem de 1003 projeleri kapsamında nasıl projeler beklendiğini öğrenmek istedim.
Ülkemizin tüm eğitim sistemini değiştirecek bir proje olan F@tih hakkında herkesin olduğu gibi benim de aklıma takılan, uygun görmediğim taraflar mevcut ama bu yazıyı kendi eleştirilerim yerine proje bilgilendirme gününe ışık tutsun diye yazıyorum. Detaylar yukarıdaki bağlantılarda ayrıntılı olarak mevcut ama ben kendi aldığım notlardan bağlantıda bulunmayanları buraya aktarayım belki katılamayanlar için fikir verir.
- TÜBİTAK bu proje çağrısında kurumların birlikte çalışmasına büyük önem veriyor. Üniversitelerin firmalarla işbirliği yapması ve ortaya mutlaka ürün çıkması isteniyor.
- Yeni kurulan üniversitelere öncelik verilmesi planlanıyor.
- Proje çağrısı kapsamında hazırlanacak tekliflerde iki önemli kriter olduğu altı çizilerek vurgulandı. Yüksek bant genişliği isteyen proje tekliflerine ve okulların WAN bağımlılığını arttıran uygulamalara sıcak bakılmadığı söylendi.
- Fatih kapsamında satın alınacak tabletlerin yerli üretim olmasını istedikleri ve sonuçta 2 firmadan tablet alımı yapılacağı söylendi.
- Tablet alımının bu yıl kısıtlı miktarda yapılacağı, gelecek yıl tüm ülkeyi kapsayacak ihalenin gerçekleştirileceği söylendi.
- Özel eğitim gerektiren öğrencilere yönelik uygulamalara duyulan ihtiyaç vurgulandı.
- Fatih kapsamında arama motorlarına duyulan ihtiyaç anlatıldı. Yapılan aramaların mümkün olduğunca dikey (önce okulda, sonra bölge merkezinde, daha sonra merkezde) arama yapmasını istediklerini söylediler.
- Kablosuz erişim noktaları için yönetim yazılımı isteniyor.
- Tabletlerde ve etkileşimli tahtalarda kamera olmayacak. Öğretmenlerin tabletlerinde kamera olacak. Yazılacak uygulamalarda buna dikkat edilmesi lazım.
- Ben tahta ve tabletlerde hangi işletim sistemleri olacağını sordum. Etkileşimli tahtada mutlaka Pardus olacağı, Windows'un belki olabileceği söylendi. "Yazacağınız uygulamalar mutlaka bu iki işletim sisteminde de çalışmalı" diye özellikle vurgulandı.
- Tabletler üzerinde deneme süresince Android ve Windows olacağı, daha pardus'un tablet sürümü hazırlanınca onun da tabletler üzerinde koşmasını planladıklarını söylediler.
- Proje çağrısında başvurulacak alanların sınırları çok katı çizilmiş gibi görünse de bunların dışında gelecek parlak fikirlere de açık olduklarını söylediler.
- Tabletlerde 3G modemler olması konusunda görüşmelerin olacağından bahsedildi.
14 Aralık 2010 Salı
İlk ÇoMaK toplantısı Gebze'de yapıldı

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da üzerinde çalışacağımız proje belli olduktan sonra bir süre ön hazırlıklarımızı yaptık ve ardından Pardus ekibiyle ilk toplantımızı yaptık. Yapılan bu ilk toplantının ne kadar işe yaradığını geçen yıldan bildiğimden yolculuk için hiç de uygun olmamama rağmen 13 kişilik bir ekiple Gebzeye gittik. Aydan, Merve ve Özge bloglarında yazmışlar ama ben de bir kaç notumu yazayım istiyorum:
- Burak Çalışkan toplantıya katılamadı.
- Pardus ekibinden arkadaşları, öğrencilerimi ve ekibe yeni katılan geliştiricileri görmek güzeldi.
- Benim çocuklar geçen yıl olduğu gibi pek suskundular ;)
- Çalışmalarda ekibin paketlemeyle ilgilenecekler ve Pardus teknolojileriyle ilgilenecekler olarak ikiye ayrılmasının iyi olacağına karar verdik. Elbette herkes diğerlerinin yaptığı işi de öğrenmek durumunda olacak ama bu ayrım da çalışmalara hız katacak.
- KDE dışındaki masaüstlerinde Pardus teknolojilerinin çalışabilmesi için KDE bağımlılıklarından arındırılıp Qt ile yazılmalarına karar verdik. Yapacağımız çalışmalar daha sonra GTK ile çalışma yapılmasına da olanak sağlayacak. Neden Qt? sorusunun cevabını daha ayrıntılı yazacağız.
- Projenin ilk ürünlerinden birinin KDE'den başka bir masaüstüyle kurulabilen bir Pardus olması yine alınan kararlardan biri oldu.
- Pardus ekibi projeyle ilgili bir liste açtı. Projeyle ilgili bütün yazışmalar buradan takip edilebilecek.
- Önümüzdeki hafta başında bir proje takvimi duyurmayı umut ediyoruz.
- Sağlık problemlerim nedeniyle ben Cuma akşam Çanakkale'ye geri döndüm ama İstanbul'da kalan büyük çoğunluk Cumartesi günü Artistanbul ofisini ziyaret etti. Benim de merak ettiğim bir röportaj yapılmış kendileriyle. Önümüzdeki hafta Ajans Pardus'ta dinleyeceğiz artık.
27 Ekim 2010 Çarşamba
Pardus Çoklu Masaüstü Kurulumu (ÇoMaK) Projesi
Bu yılın projesi: ÇoMaK (ÇOklu MAsaüstü Kurulumu)
Malumunuz olduğu üzere Pardus masaüstü ortamı olarak KDE ile birlikte geliyor. Kendi geliştirdiği teknolojiler de büyük oranda KDE'ye bağımlı. Bir dağıtımı diğerlerinden ayıran özelliklerin başında dağıtımın geliştirdiği teknolojiler geldiğinden Pardus üzerinde diğer masaüstlerinin kurulup çalıştırılabilir olması kullanıcılar için yeterli olmamaktadır.
KDE masaüstü ortamı Linux kullanıcıları arasında oldukça yaygın olarak kullanılsa bile gerek beğenilere, gerekse daha az fonksiyonel olmalarına rağmen daha az donanım kaynağı gerektirdikleri için tercih edilen başka masaüstleri de bulunmaktadır. Gnome, Enlightenment, Xfce, fluxbox ve LXDE masaüstü ortamları hali hazırda resmi veya gayrı resmi depoları kullanarak Pardus üzerine kurulabiliyor olmalarına rağmen Pardus'un geliştirdiği teknolojileri kurmak için bu masaüstlerinin yanında çok fazla bağımlılık kurulması gerekmektedir. İlave paketlerin kurulması çoğu durumda kullanılan masaüstünü amacından uzaklaştırmakta, bazı durumlarda ise KDE için çalışan özellikler diğer masaüstlerinde çalışmamaktadır.
ÇoMaK Pardus'un KDE haricindeki masaüstleri ile de KDE ile birlikte çalıştığı gibi çalışmasını sağlamayı hedeflemektedir. Bunun için Pardus depolarında olmayan masaüstlerini depoya almak ve Pardus teknolojilerini KDE bağımsız hale getirmek gerekiyor. Yapılacak çok iş olduğunun farkındayız ama çalışacak ekip de geçen yıla göre hayli kalabalık.
Geçen yıl üzerinde çalıştığımız 64bit projesinden aldığımız cesaretle bu yıl da ÇoMaK projesini yapalım dediğimizde Pardus ekibinden geçen yıl olduğu gibi olumlu cevap alınca çalışmaya başladık bile. Çomak da bir yıl sürmesini planladığımız bir proje olarak TÜBİTAK ve ÇOMÜ arasında bir protokole bağlanarak sürdürülecek ve sonuçlarının Pardus'a dahil edilmesi hedeflenecek.
Projede çalışacak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi tayfası:
Kısa bir süre sonra bir proje takvimiyle görüşmek üzere...
Malumunuz olduğu üzere Pardus masaüstü ortamı olarak KDE ile birlikte geliyor. Kendi geliştirdiği teknolojiler de büyük oranda KDE'ye bağımlı. Bir dağıtımı diğerlerinden ayıran özelliklerin başında dağıtımın geliştirdiği teknolojiler geldiğinden Pardus üzerinde diğer masaüstlerinin kurulup çalıştırılabilir olması kullanıcılar için yeterli olmamaktadır.
KDE masaüstü ortamı Linux kullanıcıları arasında oldukça yaygın olarak kullanılsa bile gerek beğenilere, gerekse daha az fonksiyonel olmalarına rağmen daha az donanım kaynağı gerektirdikleri için tercih edilen başka masaüstleri de bulunmaktadır. Gnome, Enlightenment, Xfce, fluxbox ve LXDE masaüstü ortamları hali hazırda resmi veya gayrı resmi depoları kullanarak Pardus üzerine kurulabiliyor olmalarına rağmen Pardus'un geliştirdiği teknolojileri kurmak için bu masaüstlerinin yanında çok fazla bağımlılık kurulması gerekmektedir. İlave paketlerin kurulması çoğu durumda kullanılan masaüstünü amacından uzaklaştırmakta, bazı durumlarda ise KDE için çalışan özellikler diğer masaüstlerinde çalışmamaktadır.
ÇoMaK Pardus'un KDE haricindeki masaüstleri ile de KDE ile birlikte çalıştığı gibi çalışmasını sağlamayı hedeflemektedir. Bunun için Pardus depolarında olmayan masaüstlerini depoya almak ve Pardus teknolojilerini KDE bağımsız hale getirmek gerekiyor. Yapılacak çok iş olduğunun farkındayız ama çalışacak ekip de geçen yıla göre hayli kalabalık.
Geçen yıl üzerinde çalıştığımız 64bit projesinden aldığımız cesaretle bu yıl da ÇoMaK projesini yapalım dediğimizde Pardus ekibinden geçen yıl olduğu gibi olumlu cevap alınca çalışmaya başladık bile. Çomak da bir yıl sürmesini planladığımız bir proje olarak TÜBİTAK ve ÇOMÜ arasında bir protokole bağlanarak sürdürülecek ve sonuçlarının Pardus'a dahil edilmesi hedeflenecek.
Projede çalışacak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi tayfası:
- Kaan Özdinçer (Bilgisayar Mühendisi)
- Aydan Taşdemir (4. sınıf öğrencisi)
- Merve Yüzbaşıoğlu (4. sınıf öğrencisi)
- Mehmet Zahit Şamat (4. sınıf öğrencisi)
- M. Sertaç Türkel (4. sınıf öğrencisi)
- Gökhan Akgün (4. sınıf öğrencisi)
- Özge Barbaros (4. sınıf öğrencisi)
- Tayfur Yılmaz (4. sınıf öğrencisi)
- Alper Tekinalp (4. sınıf öğrencisi)
- Orçun Avşar (4. sınıf öğrencisi)
- Engin Manap (3. sınıf öğrencisi)
- Mesutcan Kurt (3. sınıf öğrencisi)
- Mehtap Gündoğan (2. sınıf öğrencisi)
Kısa bir süre sonra bir proje takvimiyle görüşmek üzere...
13 Ekim 2009 Salı
64bit Pardus çalışmaları ne durumda?

Temmuz ayı başında Pardus'un 64bit portunu hazırlayacağımızı yazmıştım. Aradan geçen yaz aylarında bu projede çalışacak olan arkadaşlar yaz stajlarını tamamladılar, dinlendiler, ben doktorayı bitirdim. Okulun açılmasıyla birlikte heyecanlı bir çalışmaya hazırız. Çalışmaların ne durumda olduğuyla ilgili kısaca bir şeyler yazmak istiyorum.
Çalışmalar iki ekiple yürütüleceğinden her grup kendi planı üzerine çalışmaya başladı. Daha kalabalık olan ve 32bit paketleri 64bit olarak hazırlayacak olan grup paketleme üzerine çalışırken soldaki fotoğraftaki 4 kişi kuluçka dağıtım olarak pardus 2008 kullanarak çapraz derleme araçlarını hazırladı, sırada üzerinde 64bit paket hazırlanabilecek olan temel sistemin hazırlanması var. Meltem Parmaksız, Serhat İrem Ersel, Mete Bilgin ve Metin Akdere yoğun ders programlarına rağmen (Serhat mezun olduğundan böyle bir derdi yok ;)) bütün zamanlarını verdikleri yoğun bir mesaiyle çalışıyorlar. Her adımı ayrıntısıyla öğrenmek ve belgelemek için uğraştıklarından bu onlar için oldukça öğretici ve vakit alan bir süreç oluyor. Bir kaç hafta içinde bir takvim yayınlamayı planlıyorlar.
Yakında kendi yazdıkları blog girdileriyle haber veriyor olacaklar diye umuyorum.
6 Temmuz 2009 Pazartesi
64bit Pardus
Başka özelliklerinin yanı sıra, özgür yazılımcının yeşerdiği topraklardan biridir Çanakkale. Katıldığım çok toplantıda "özgür yazılımcılar sizin okula geliyor" sözlerini duymuşudur. Üniversitede çalışmanın en iyi yanının bu akıllı çocuklarla çalışmak olduğunu her fırsatta dile getirmişimdir.
Bu yıl; bu gayretli, çalışkan, linux kullanıcısı (neyse uzatmayayım ;)) öğrencilerimden ve yeni mezun bilgisayar mühendislerinden oluşan bir ekiple (yaklaşık 10 kişi) bir özgür yazılım projesine birlikte katkı verelim istiyoruz. Bu sayede hem ekip olarak daha çok şey öğreneceğiz hem de camiadan aldığımızın birazını olsun geri verme şansımız olacak.
Başlıktan da anlaşılabileceği gibi seçtiğimiz özgür yazılım projesi Pardus oldu. Pardus'un 64 bit portunu hazırlamaya karar verdik. Bu fikrimizi Pardus ekibine açtığımızda çok sıcak karşıladılar. Biz de bu işi yapmak istediğimiz ekibin küçük bir bölümüyle 12 Haziran'da Gebze'ye gittik. Tam da 2009 Beta öncesi bize vakit ayırdılar ve neleri nasıl yapacağımız konusunda uzunca konuşmaya fırsatımız oldu. Sonuçta TÜBİTAK ve ÇOMU arasında bir protokol yaparak yapacağımız işi resmileştirmeye karar verdik.
Eylül'de okullar açıldığında çalışmaya başlayıp 2010 Haziran'dan önce Pardus'un 64bit portunu hazırlayacağız.
Bu yazıyı bir kaç teşekkürle bitirmek istiyorum:
- İlk teşekkür mezunlarımıza; yaptıklarıyla bu ekibe "biz de yapabiliriz" diye düşündürdükleri için.
- İkinci teşekkür Pardus ekibine; hem geliştirdikleri proje için hem de küçük bir şehirden gelen bir avuç üniversite öğrencisine inanıp Pardus'la ilgili bu büyük işi bize emanet ettikleri için.
- Son olarak; çalışma disiplinleriyle, parlak fikirleriyle, beni zorlamalarıyla böyle büyük bir projeye başlama cesareti veren öğrencilerime teşekkür ediyorum. Eminim bu büyük işin üstesinden çokça çalışarak gelecekler.
Bu yıl; bu gayretli, çalışkan, linux kullanıcısı (neyse uzatmayayım ;)) öğrencilerimden ve yeni mezun bilgisayar mühendislerinden oluşan bir ekiple (yaklaşık 10 kişi) bir özgür yazılım projesine birlikte katkı verelim istiyoruz. Bu sayede hem ekip olarak daha çok şey öğreneceğiz hem de camiadan aldığımızın birazını olsun geri verme şansımız olacak.
Başlıktan da anlaşılabileceği gibi seçtiğimiz özgür yazılım projesi Pardus oldu. Pardus'un 64 bit portunu hazırlamaya karar verdik. Bu fikrimizi Pardus ekibine açtığımızda çok sıcak karşıladılar. Biz de bu işi yapmak istediğimiz ekibin küçük bir bölümüyle 12 Haziran'da Gebze'ye gittik. Tam da 2009 Beta öncesi bize vakit ayırdılar ve neleri nasıl yapacağımız konusunda uzunca konuşmaya fırsatımız oldu. Sonuçta TÜBİTAK ve ÇOMU arasında bir protokol yaparak yapacağımız işi resmileştirmeye karar verdik.
Eylül'de okullar açıldığında çalışmaya başlayıp 2010 Haziran'dan önce Pardus'un 64bit portunu hazırlayacağız.
Bu yazıyı bir kaç teşekkürle bitirmek istiyorum:
- İlk teşekkür mezunlarımıza; yaptıklarıyla bu ekibe "biz de yapabiliriz" diye düşündürdükleri için.
- İkinci teşekkür Pardus ekibine; hem geliştirdikleri proje için hem de küçük bir şehirden gelen bir avuç üniversite öğrencisine inanıp Pardus'la ilgili bu büyük işi bize emanet ettikleri için.
- Son olarak; çalışma disiplinleriyle, parlak fikirleriyle, beni zorlamalarıyla böyle büyük bir projeye başlama cesareti veren öğrencilerime teşekkür ediyorum. Eminim bu büyük işin üstesinden çokça çalışarak gelecekler.
21 Nisan 2009 Salı
Yazılım Akademisi 2009

Aylardır hazırlandıkları Yazılım Akademisi 2009'da 150 takım arasında finale kalan öğrencilerim Mesut Can Gürle, Reşit Payçin ve Ramazan Kösem'e başarılar diliyorum. Umarım geçen yıl finale katılan öğrencilerim gibi yaptıkları işi hakkıyla anlatabilirler.
Ödül töreni 27 Nisan Pazartesi Bahçeşehir Üniversitesinde yapılacağından yine İstanbul yolcusuyum ;)
16 Kasım 2008 Pazar
9 Haziran 2008 Pazartesi
Bitirme projesi

Geçen hafta bölümde bitirme projeleri sunumları vardı. Her ne kadar bütün gün sürdüğü için dinlemesi bile yorucu olsa da öğrencilerin üzerinde bir yıl çalıştıkları projeleri görmek güzeldi. Kimi projelerin fikri, kimisinin uygulaması, kimisinin ise sunuşu çok iyiydi. Bazıları gerçekten çok iyi işler yapmış olmalarına rağmen sunumlarında bunu yansıtamadılar.
Bazı bitirme projeleri sadece okul için değil aynı zamanda ülke çapındaki yarışmalar için de hazırlanmıştı. Microsoft'un İmagine Cup'da üçüncü olan Mikail Abdullah Oral ve Erçin Yontar'ın projeleri böyleydi örneğin. Daha önceden sunum yaptıkları için zaten iyi hazırlanmış olan fikirlerini başarıyla sundular.
Benim çocuklar da pek heyecanlı olmalarına rağmen iyiydiler. Özellikle Şule'yle birlikte sunum yapan Figen her zamanki gibi çok heyecanlıydı. Onu iyi konuştuğuna ikna etmek mümkün olmadı dört senede. İki yıl daha birlikte çalışmayı umduğumuz Cem de zaten konuya hakim olduğundan çok başarılıydı.
Sunumunu dinlerken gülmekten karnıma ağrılar giren bir ekip de vardı ama onlardan detaylı bahsetmem uygun olmaz sanırım ;)
Peki fotoğraftaki kızlar kim diye sorarsanız, onlar beni sunumlar sırasında en çok şaşırtanlardı: Zeliha Özşiray ve Kübra Ağgön. Onlar da projelerini IBM Yazılım Akademisi '08 için hazırlamışlar. Hem proje konuları, hem yazılım geliştirme sistematikleri hem de sunumları son derece başarılıydı. İki kişi kod yazarken svn kullanmışlar diyeyim gerisini anlarsınız zaten. Her şeyi o kadar ince ayrıntısına kadar düşünüp hazırlık yapmışlardı anlatamam. Gördüğüm en iyi takım çalışmalarından biriydi. Ben işveren olsam ikisini birlikte işe alır bu takımı bozmazdım. 23 Haziranda yapılacak finallerde ikisine de başarılar diliyorum.
Bu hafta sonundaki mezuniyetten sonra bir kuşlar yuvadan uçtular yazısı yazarım sanırım.
26 Haziran 2007 Salı
"Özgür Yazılım Okulu" olmadı
Tübitak'ın “Bilim Kampları ve Bilim Okulları” başlıklı proje çağrısına yaptığımız "Özgür Yazılım Okulu" proje teklifi kabul edilen 14 projeden biri olmadı maalesef. Kabul edilen projeleri buradan görebilirsiniz.
Kemal ile birlikte proje kabul edilmese de yapalım dediklerimizi yapmaya önümüzdeki haftalarda başlayacağız. Projeyi bahsettiğimizde heyacanla destek olmak isteyen herkese teşekkürler. Bir sonraki sefere artık.
Kemal ile birlikte proje kabul edilmese de yapalım dediklerimizi yapmaya önümüzdeki haftalarda başlayacağız. Projeyi bahsettiğimizde heyacanla destek olmak isteyen herkese teşekkürler. Bir sonraki sefere artık.
15 Haziran 2007 Cuma
"Özgür Yazılım Okulu" projesinde ikinci aşama
Daha önce yazdığım Özgür Yazılım Okulu projesinin değerlendirilmesinin ikinci aşaması için Ankara'ya Tübitak'a çağırıldım. Tübitak başvuruları buradaki gibi bir prosedürle değerlendiriyor. 20 Haziran Çarşamba sunum için Ankara'da olacağım.
Hepimizi heyecanlandıran bu projenin sonu umarım olumsuz olmaz. Hoş ben daha önce de Çanakkalede dönüşüm başlıyor diye o kadar uğraşıp sonuçlandıramamış ama yılmamıştım. Bu da olmasa bile yeni projelere yelken açmaya hazırım. İşin doğrusu aklımda yeni fikirler de var. Gün ola, harman ola.
Hepimizi heyecanlandıran bu projenin sonu umarım olumsuz olmaz. Hoş ben daha önce de Çanakkalede dönüşüm başlıyor diye o kadar uğraşıp sonuçlandıramamış ama yılmamıştım. Bu da olmasa bile yeni projelere yelken açmaya hazırım. İşin doğrusu aklımda yeni fikirler de var. Gün ola, harman ola.
25 Mayıs 2007 Cuma
Özgür Yazılım Okulu
Dün bir aylık bir uğraşın sonucunda lise öğrencilerinin Linux ve özgür yazılımlarla tanışmalarını hedefleyen bir proje teklifini tamamladık. İki yıl boyunca 1000'e yakın öğrenciye 2'er hafta pardus kurdurmayı, kullandırmayı ve web 2.0 ile tanıştırmayı planlıyoruz. Bir aylık bir değerlendirme süresi var, bakalım sonuç nasıl olacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
hoşçakal kardeşim deniz
Nerelisin sorusuna Ankaralıyım demeye utanacak kadar çok zaman Çanakkale'de yaşadım. Hiç kimseyi tanımadan geldiğim bu şehirde harika in...
-
Dün özgürlükiçin forumlarında okuduğum konu doğru mu diye gidip yerinde gördüm. Çanakkale'ye bir buçuk ay önce gönderilmiş olan etkileşi...
-
Konuşmak bedava ama onlar kodu gösterecekler: Pınar Yanardağ: Application for Evolution's encryption and key selection interface project...
-
İkinci gün sadece öğleye kadar süren çalıştayda iki oturum yapıldı. Bunlardan ilkinde daha önce üzerinde konuşulan sorunlar için katılımcıla...

