olimpiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
olimpiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2016 Perşembe

Atletizmde kadınlarda ne durumdayız? - 2016

Bu yazının ilk bölümünde atletizmde erkeklerde ne durumda olduğumuzu Olimpiyat dereceleri ile kıyaslayarak özetlemeye çalışmıştım. Kadınlar erkeklerden farklı olarak pentatlon yerine heptatlon'da yarışıyorlar ve 50km yürüyüş yarışmaları yok. 2 dünya rekorunun kırıldığı bu olimpiyatın ardından 23 branşta ne durumda olduğumuza sırasıyla bakalım.
  • 100 m: Geçen olimpiyattan bu yana Türkiye ve dünya rekorları kırılabilmiş değil. Türkiye rekoru 2001 yılından ve 11.25 ile Nora Güner'e ait. Dünya rekoru ise 1988'de 10.49 koşan Florence Griffith Joyner'ın yakalanması oldukça güç görünen derecesi. Bu olimpiyatta Jamaikalı Elaine Thompson 10.71 ile altın madalyayı alırken geçen olimpiyatın şampiyonu Shelly-Ann Fraser-Pryce 10.86 ile üçüncü olabildi.
  • 200 m: 100 metrede olduğu gibi 200 metrede de Türkiye ve dünya rekorları geçen olimpiyattan bu yana değişmedi. Türkiye rekoru 2002'de 22.71 koşan Nora Güner'in derecesi iken dünya rekoru 1988'de Florence Griffith Joyner'ın derecesi: 21.34. 100 metrede olduğu bu mesefade de dünya rekorunun yakın gelecekte kırılması zor gibi duruyor. Jamaikalı Elaine Thompson bu olimpiyatta 100 ve 200 metrede altın madalyayı alırken 200 metreyi 21.78'de koştu.
  • 400 m: Birsen Engin'in 2011'de yaptığı 52.15 hala Türkiye rekoru olmaya devam ederken Doğu Almanyalı Marita Koch'un 1985'te koştuğu 47.60'lık dereceye de yaklaşılabilmiş değil. Bu derecenin ne kadar hızlı olduğunu vurgulamak için bu mesafeyi 49 saniyenin altında koşabilen sadece 9 kadın olduğunu ve bunlardan sadece ikisinin 2000 yılından sonra (2003 ve 2006) bu performansı gösterebildiğini hatırlatmak iyi olacaktır. 48 saniyenin altına inebilmiş diğer kadın ise eski dünya şampiyonu, aynı zamanda 800 metre dünya rekorunu da elinde tutan Çekoslovak atlet Jarmila Kratochvílová. Bu olimpiyatta altın madalyayı 9 olimpiyat, 13 dünya şampiyonası madalyası bulunan Allyson Felix'i geçen 22 yaşındaki genç Bahamalı Shaunae Miller 49.44 ile kazandı. 
  • 800 m: Geçen olimpiyatta yarışan Merve Aydın'ın 2012'de yaptığı 2:00.23'lük derece Türkiye rekoru olmaya devam ederken 1983'de 1:53.28 koşan Jarmila Kratochvílová'nın derecesinin yakınına bile yaklaşan olmadı. Bu rekor atletizmde erkeklerde ve kadınlarda en uzun süredir kırılamayan rekor olma ünvanına da sahip. 800 metrede 1:55'in altında koşabilmiş sadece 6 kadın var. Bunların üçü Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği vatandaşı. 2000 yılından sonra 1:55'in altını koşan (1:54.01) tek kadın atlet Pekin olimpiyat şampiyonu Kenyalı Pamela Jelimo. Bu yıl altın madalyayı Londra olimpiyat ikincisi olan Güney Afrikalı Caster Semenya 1:55.28 ile ülke rekorunu kırarak kazandı. 100-800 metre arası yarışlarda sporcumuz yoktu.
  • 1500 m: Türkiye rekoru 2003'de Süreyya Ayhan tarafından koşulan 3:55.33. Bu derecesiyle Süreyya Ayhan bu mesafenin tarihteki en hızlı 13. kadını olma ünvanını da taşıyor. Süreyya'nın çok parlak başlayan ama maalesef doping skandallarıyla sonunu getiremediği bir kariyeri oldu. Geçen olimpiyatta ilk iki sırayı kazanan Aslı Çakır Alptekin ve Gamze Bulut'un madalyaları da doping yüzünden geri alınmıştı. Dünya rekoru ise geçen yıl Çinli Yunxia Qu'nun 23 yıllık, kırılamaz diye düşünülen rekorunu kıran Etyopyalı Genzebe Dibaba'ya ait 3:50.07. Genzebe Dibaba bu yıl ikinci olabilirken altın madalyayı 22 yaşındaki genç Kenyalı atlet Faith Kipyegon 4:08.92 ile kazandı.
  • 5000 m: Türkiye rekoru 2004'te Elvan Abeylegesse tarafından koşulan 14:24.68. 2000 metreden yarı maratona kadar bütün mesafelerin Türkiye rekortmeni olan Elvan bir süredir pist yarışları yerine maraton koşuyor ve bu olimpiyatta yarışmadı. Onun olmadığı bu yarışta Kenya doğumlu atletimiz Yasemin Can 14:56.96 ile altıncı oldu. Dünya rekoru ise Ethopyalı Tirunesh Dibaba'nın 2008'de koştuğu 14:11.15. 1500 metre dünya rekortmeni olan Genzebe Dibaba'nın ablası olan Tirunesh Dibaba üçü altın olmak üzere toplam altı olimpiyat madalyasının da sahibi. Bu yılın altın madalyasını geçen olimpiyatın ikincisi olan Kenyalı Vivian Cheruiyot 14:26.17 ile çok rahat kazandı. 10000 metrede inanılmaz bir rekor kıran Almaz Ayana bu yarışta üçüncü oldu ve bronz madalyayı kazandı.
  • 10000 m: Türkiye rekoru 2008'de Elvan Abeylegesse tarafından koşulan 29:56.34. Bu derece ile Elvan 10000 metreyi dünyada en hızlı koşan 7. kadın atlet ünvanını taşıyor. Bu mesafede 1993'de Çinli atlet Wang Junxia tarafından koşulan 29:31.78'lik derece kırılamaz gibi düşünülen bir dünya rekoruydu. Rio'da koşulan 10000 metre yarışı unutulmaz bir yarış oldu ve yarışı ikinci sırada tamamlayan Vivian Cheruiyot bile neredeyse bu rekoru kıracaktı. İlk altı sırayı alan atletler tarihin en hızlı 10000 metrecileri arasında ilk 17 içinde kendilerine yer buldular. Yarışı tamamlayan 35 atletten 23'ü ya ülke/kıta rekoru kırdı ya da koştuğu en iyi dereceyi yaptı. Ethopyalı Almaz Ayana inanılmaz bir yarış sonucu bu kırılmaz denen rekoru 14 saniyenin üzerinde bir farkla, 29:17.45 ile kırdı. Daha önce bu mesafeyi sadece bir yarışta koşmuş olan Almaz Ayana'nın kendisine 22 saniyeden fazla yaklaşılamamış bu rekoru kırması doping iddialarını gündeme getirdi. Umarım sonuçlar pozitif çıkmaz ve bu yeni rekortmeni ileride daha hızlı derecelerde görebiliriz.
  • 100 m engelli: Türkiye rekoru 2012'de Nevin Yanıt tarafından koşulan 12.58. Türk Atletizminin yetiştirdiği en iyi kısa mesafe yarışçılarından biri olan Nevin Yanıt da maalesef çoğu sporcumuz gibi doping yüzünden spor hayatını devam ettiremiyor.  Bu kadar fazla sporcunun bu durumda olması çok ciddi bir sorunken maalesef bununla ilgili bir politika izlemiyoruz ülke olarak. Dünya rekorunu bu yıl 12.20 ile kıran ama öncesinde olimpiyat elemelerini geçemeyen Amerikalı Kendra Harrison maalesef olimpiyatta koşamadı. Kırılan rekor bu mesafenin gelmiş geçmiş en büyük atleti olan Bulgar atlet Yordanka Donkova'nın 1988'de koştuğu 12.21'lik derecesiydi. Bu olimpiyatta bir ilk gerçekleşti ve madalyaların tamamı tek bir ülke tarafından kazanıldı. Altın madalyayı 12.48'lik derecesiyle Amerikalı Brianna Rollins kazandı.
  • 400 m engelli: Türkiye rekoru 2011'de Nagihan Karadere tarafından koşulan 55.09. Dünya rekoru ise 2003 yılında Rus Yuliya Pechonkina tarafından 52.34 ile kırılmıştı. Bu olimpiyatta altın madalyayı bu mesafeyi 53 saniyenin altında koşabilen 17 atlet arasındaki Amerikalı Dalilah Muhammad 53.13'lük derecesi ile kazandı.
  • 3000 m engelli: Türkiye rekoru 2012'de Gülcan Mıngır tarafından koşulan 9:13.53, Gülcan 3000 engelliyi dünyada en hızlı koşan 19. sporcu. Bu olimpiyatta yarışan üç atletimizden Özlem Kaya 9:32.03, Meryem Akda 9:50.28 ve Tuğba Güvenç 9:49.93 ile finale kalamadılar. Bu mesafenin dünya rekoru 2008 Pekin olimpiyatında 8:58.81 koşan Rus atlet Gulnara Samitova-Galkina'ya ait. Bu yıl altın madalyayı Bahreynli Ruth Jebet 8:59.75 ile kazanırken bu mesafeyi 9 dakikanın altında koşabilen üçüncü kadın sporcu oldu. Geçen olimpiyat şampiyonu Tunuslu Habiba Ghribi ise ancak 13. olabildi.
  • 4x100 m: Türkiye rekoru 2011'de koşulan 44.71. Dünya rekoru 40.82 ile 2012'de Amerika takımı tarafından kırılmıştı. Bu olimpiyat şampiyonu da 41.01 ile Amerika takımı oldu.
  • 4x400 m: Türkiye rekoru 2011'de koşulan 3:33.11. Dünya rekoru ise şaşırtıcı bir şekilde 1988'de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğine ait 3:15.17 olmayı sürdürüyor. Bu yıl Amerika takımı bu dereceye 4 saniye uzakta bir derece olan 3:19.06 ile altın madalyayı kazandı. Sovyetler Birliğinin rekoruna yakın zamanda ulaşılması oldukça zor görünüyor.
  • Maraton: Türkiye rekoru 2015'te Sultan Haydar tarafından koşulan 2:24:44. Bu yıl maratonda yarışan Esma Aydemir 2:39:59 ile 58., Sultan Haydar 2:53:57 ile 111. ve Meryem Erdoğan 2:54:04 ile 112. olabildiler. En uzun mesafe kadın yarışı olan maratonda dünya rekortmeni ise 2:15:25 ile İngiliz Paula Radcliffe (2003). Altın madalyayı Kenyalı Jemima Sumgong 2:24:04 ile kazandı.
  • 20 km yürüyüş: Türkiye rekoru 2004'te Yeliz Ay tarafından yapılan 1:34:57. Hiç sporcumuzun yarışmadığı bu branşta bu yıl 5000 metre pist yürüyüşünde Türkiye rekoru kıran 16 yaşındaki genç kızımız Meryem Bekmez dilerim sonraki olimpiyatlarda ülkemizi temsil eder. Dünya rekorunu 2015'te yaptığı 1:24:38'lik derece ile elinde tutan Çinli Liu Hong'a bu olimpiyatta da 1:28:35 yürüdü ve altın madalyanın sahibi oldu.
  • Uzun atlama: Türkiye rekoru 2009'da Karin Melis Mey tarafından yapılan 6.87m. Bu olimpiyatta 6.49m atlayabilen atletimiz finallere kalamadı. Dünya rekoru tam 28 yıldır kırılmayan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği sporcusu Galina Chistyakova tarafından atlanan 7.52m'lik derece. Tarihte 7.50m'nin üzerinde rekor sayılan atlayış yapabilmiş tek atlet kendisi. Bu yıl olimpiyat altın madalyasının kendi en iyi derecesini atlayan Amerikalı Tianna Bartoletta'nın 7.17m'lik derecesiyle kazanıldığını görünce dünya rekorunun kırılmasının ne kadar uzak olduğu daha kolay anlaşılır sanırım. Bu branşta ikisi altın, toplam üç olimpiyat madalyası sahibi Alman Heike Drechsler'i de anmadan geçmek olmaz elbette. Drechsler'in 1992'de atlayışı sırasında arkadan esen rüzgarın hızının 2.1 m/sn olan 7.63m'lük bir atlayışı olmasına rağmen rekor sayılan limitin 2.0 m/sn olması atlayışının rekor kabul edilmemesine yol açmıştı. Elbette onun müthiş spor kariyeri bu rekor olmadan da çok değerlidir. 1988 Seul olimpiyatında hem heptatlonu hem de uzun atlamayı kazanan Amerikalı Jackie Joyner-Kersee de bu branşın unutulmaz isimleri arasındadır.
  • Üç adım atlama: Türkiye rekoru 2013'de Sevim Sinmez Serbest tarafından yapılan 13.95m. Biz 14 metre barajını aşamamışken dünya rekoru 1995'te 15:50m atlayan Ukraynalı Inessa Kravets'e ait. Tarihteki ikinci en iyi derece 15.39m ve 15 metrenin üzerinde atlayış yapabilmiş sadece 30 kadın atlet var. Bu yıl olimpiyat altın madalyasını Kolombiyalı Caterine Ibargüen 15.17m'lik atlayışıyla kazandı. Bir önceki olimpiyat şampiyonu Kazak Olga Rypakova 14.74m atlatı ve üçüncü oldu.
  • Yüksek atlama: Türkiye rekoru 2011'de Burcu Ayhan tarafından yapılan 1.94m.1987'de 2.09m atlayan Bulgar Stefka Kostadinova'nın derecesi aradan geçen 29 yılda geçilebilmiş değil. 2 metrenin üzerinde toplam 197 atlayış yapan Stefka Kostadinova bu branşın en unutulmaz atleti. Bu yıl olimpiyat altın madalyasını 37 yaşındaki İspanyol Ruth Beitia 1.97m'lik derecesiyle kazandı. Dört olimpiyata katılan ve ilk madalyasını 37 yaşında kazanan Ruth Beitia geçen olimpiyattan sonra sporu bıraktığını açıklamış ama bir kaç ay sonra olimpiyat madalyası almadan emekli olmamak için geri dönmüştü.
  • Sırıkla yüksek atlama: Türkiye rekoru 2016'da Demet Parlak tarafından yapılan 4.30m. 5 metre barajını ilk defa geçen, 28 dünya rekorunun sahibi Rus Yelena Isinbayeva 5.06m ile dünya rekorunun halen sahibi. Hiç bir doping testi pozitif çıkmamış olan Yelena Isinbayeva bu yıl aktif sporu bıraktığından ikisi altın, toplam üç olimpiyat madalyasına bir yenisini ekleyemedi. Altın madalyayı 5.85m'lik atlayışı ile  Londra olimpiyatının 24.sü Yunan atlet Ekaterini Stefanidi kazandı.
  • Gülle atma: Türkiye rekoru 2016'da Emel Dereli tarafından yapılan 18.57m. Bu olimpiyatta 17.01m atan Emel Dereli 24. oldu ve finalde yarışamadı. Tarihte 22 metrenin üzerinde atış yapan sadece 4 kadın var ve bunların en yakını 29 yıl önce yapılmış. 1987 tarihli Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği sporcusu Natalya Lisovskaya'nın 22.63m'lik atışı hala dünya rekoru olarak geçerli. Natalya Lisovskaya aynı zamanda tarihteki en iyi 4 atışın da sahibi. Kadınlar gülle atmanın en başarılı 25 atletinden sadece 3'ü bu atışlarını 2000 yılından sonra yapmışlar. Bu olimpiyatta Amerikalı Michelle Carter ülke rekoru kırarak 20.63m attı ve altın madalyayı kazandı. 4 dünya, 2 olimpiyat şampiyonluğu bulunan Yeni Zellenadalı Valerie Adams 20.42m ile ikinci oldu.
  • Disk atma: Türkiye rekoru 1999'da Oksana Mert tarafından yapılan 64.25m'lik atış. Erkeklerin attığı diskin yarısı olan 1kg'lık diski 75 metrenin ötesine atabilmiş tek kadın olan Doğu Almanya sporcusu Gabriele Reinsch'ın 76.80m'lik rekoru 1988'den bu yana geçilemiyor. Kadınlar disk atma tarihindeki en başarılı 25 sporcudan sadece 2'si bu atışlarını 2000 yılı sonrasında yapabildi. Bu olimpiyatta finalde sadece tek bir geçerli atış yaparak 69.21m atan, geçen olimpiyatın da şampiyonu olan, Hırvat sporcu Sandra Perković altın madalyayı kazandı.
  • Cirit atma: Türkiye rekoru 2016'da Eda Tuğsuz tarafından yapılan 58.95m. Biz henüz 60 metreyi geçememişken dünya rekoru Pekin ve Londra olimpiyat şampiyonu ve bu olimpiyatın üçüncüsü olan Çekoslavak sporcu Barbora Špotáková'nın 72.28m'lik atışı. Bu yılın şampiyonu ise 66.18m atan Hırvat sporcu Sara Kolak. Kadınlar cirit atma tarihinde 70 metrenin üzerinde atış yapmış 4 sporcu bulunuyor.
  • Çekiç atma: Türkiye rekoru 2012'de Tuğçe Şahutoğlu tarafından yapılan 74.17m. Tuğçe Şahutoğlu olimpiyatta 67.05m ve diğer sporcumuz Kıvılcım Kaya Salman ise 64.79m attılar ve finale kalamadılar. Bu yıl olimpiyata gelirken dünya rekoru 81.08m ile Polonyalı sporcu Anita Włodarczyk'a aitti. Olimpiyatta 82.09m ile dünya rekorunu yenileyen sporcu burada da durmadı ve 28 ağustosta 82.98m gibi inanılmaz bir atış yaptı. Dünyada kendisinden başka 80 metreyi geçen bir kadın sporcu bulunmuyor.
  • Heptatlon: Türkiye rekoru 2000'de Anzhela Kinet tarafından yapılan 6076 puan. Yedi branşta yarışma gerektiren bu dalda dünya rekoru ise 7000 puanın üzerine ilk çıkan kadın atlet olan Amerikalı sporcu Jackie Joyner-Kersee'nin 1988'de elde ettiği 7291 puanı. Jackie Joyner-Kersee 4 olimpiyat üst üste madalya kazanan, uzun atlama ve heptatlonu birlikte kazanan muazzam bir sporcuydu. Halen 7000 puan barajını aşabilmiş sadece 3 kadın atlet var. Bu olimpiyatta 22 yaşındaki Belçikalı genç atlet Nafissatou Thiam 6810 puanla atın madalyayı alırken Londra olimpiyatının altın madalyalı ismi İngiliz Jessica Ennis-Hill Rio'da 6775 puanla ikinci oldu.

5 Eylül 2016 Pazartesi

Atletizmde ne durumdayız? - 2016

Londra olimpiyatlarından sonra Türkiye atletizminin dünyanın neresinde olduğuna bakan iki yazı yazmıştım [1], [2]. 24 farklı dalda yarışan erkeklerde dünyanın neresindeyiz sorusuna tekrar bakalım:

  • 100 m: Türkiye rekoru aradan geçen dört yılda 10.37'den 9.92'ye gerilemiş durumda. Rekorun sahibi Jak Ali Harvey. Kendisi bu olimpiyatta da yarı finalde koşma başarısı gösterdi ve 10.03 ile final şansı bulamadı. Dünya rekoru ise bu yıl da altın madalya alan Usain Bolt'a ait: 9.58. Jak Ali Harvey en iyi derecesini finalde koşabilse dördüncü olabilirdi ki bu muazzam bir başarı olurdu.
  • 200 m: Bu mesafede de Türkiye rekoru oldukça iyileştirilerek 20.86'dan 19.88'e çekilmiş. Rekorun sahibi Ramil Guliyev bu olimpiyatta çok büyük bir başarı göstererek finalde koştu ve 20.49'luk bir derece yaptı. Kendisine ait rekoru tekrarlayabilse 19.19'luk muazzam dereceye sahip dünya rekortmeni ve üçüncü defa bu mesafede altın madalya kazanan Usain Bolt'un ardından gümüş madalyayı alabilirdi.
  • 400 m: Sporcumuzun yarışmadığı bu mesafede Türkiye rekoru aradan geçen dört yılda 46.18'den 45.51'e çekilmiş durumda. Olimpiyat finalinde hiçbir sporcu 45 saniyenin üzerinde koşmadı ve Michael Johnson'ın 1999'dan kalan ve kırılması beklenmeyen 43.18'lik rekoru Güney Afrikalı Wayde van Niekerk tarafından 43.03 gibi müthiş bir dereceye taşındı. Bu mesafe için bir baraj gibi düşünülen 43 saniyenin de altına inebilecek bir performansa sahip atlet erkekler atletizm yarışlarında kırılan tek dünya rekorunun sahibi oldu.
  • 800 m: Yine sporcularımızın olimpiyata katılamadığı bir mesafe olan 800 metrede de Türkiye rekoru 1:46.92'den 1:44.00'a geriletilmiş. 1:40.91 ile dünya rekorunu elinde tutan ve geçen olimpiyatın şampiyonu David Rudisha bu yarışı da 1:42.15 ile kazandı. Türkiye rekortmeni İlham Tanui Özbilen burada yarışabilse ve en iyi derecesini tekrarlayabilse altıncı olabilirdi.
  • 1500 m: Bu mesafedeki en iyi sporcumuz olan İlham Tanui Özbilen 800m gibi 1500'de de Türkiye rekorunun sahibi. Geçen olimpiyatta finalde koşan İlham dört yıl içinde hem kendi derecesini, hem de Türkiye rekorunu 3:33.32'den 3:31.30'a getirmiş olsa da bu yıl olimpiyat elemelerinde kendi performansının çok uzağında koşarak 3:49.02 yapabildi ve elendi. Final ise ilginç bir şekilde bütün elemelerden ve yarı finallerden aşırı yavaş koşuldu ve Amerikalı Matthew Centrowitz, Jr. 3:50.00 ile olimpiyat altın madalyasını kazandı. Bu alanda dünya rekoru unutulmaz Faslı atlet Hicham El Guerrouj'a ait çok uzaklarda bir derece: 3:26.00.
  • 5000 m: Türkiye rekortmeni Ali Kaya olimpiyatta ilk turda en iyi derecesi olan 13:00.31'in çok uzağında 14:05.34 koşabildi ve elendi. Altın madalya kazanan İngiliz atlet Mo Farah 13:03.30 bir derece ile kazandığından Ali Kaya'nın Türkiye derecesi aslında oldukça iyi denebilir. Dünya rekoru ise 5000 ve 10000 metrenin müthiş atleti Kenenisa Bekele'ye ait 12:37.35.
  • 10000 m: Bu mesafede nadiren olan bir şekilde iki atletimiz birden koştu. Türkiye rekorunu dört yıllık sürede 27:29.33'ten 27:24.09'a getiren Ali Kaya yarışı tamamlayamadı, diğer atletimiz Polat Kemboi Arıkan ise 27:35.50 ile 13. oldu. Dünya rekoru 26:17.53 ile 5000'de olduğu gibi Kenenisa Bekele'ye ait. Altın madalyayı geçen yıl 5000 ve 10000'i kazanan Mo Farah 27:05.17 ile aldı ve büyük bir başarıya imza atmış oldu.
  • 110 m engelli: Başarılı olmadığımız alanlardan biri olan 110 metre engellide 2011'de Çağlar Kahramanoğlu'nun koştuğu 14.03'ün altına inebilmiş değiliz. Dünya rekoru 12.80 ile Amerikalı atlet Aries Merritt'e ait. Altın madalyayı daha önce 13 saniyenin altında koşmuş olan Jamaikalı Omar McLeod 13.05 ile kazandı.
  • 400 m engelli: Bu mesafede Türkiye rekoru Küba doğumlu Yasmani Copello Escobar'ın ülkemiz adına koşmaya başlamasıyla 50.13'den 48.46'ya çekildi. Dünya rekoru bu mesafeyi 47 saniyenin altında koşabilen tek atlet olan Amerikalı Kevin Young'ın 1992'de koştuğu: 46.78. 400 metre engellide yapılmış en iyi atı dereceyi yapan atletlerin 2000 yılından önce koşmuş olması ilgi çekici bir konu bence. Altın madalya 47.73 ile Amerikalı atlet Kerron Clement'in oldu. Final koşusu büyük bir rekabet içeren yarışta Yasmani Copello Escobar Türkiye rekoru kırarak 47.92 koştu ve bronz madalyayı aldı. Yarışı tamamlayan 7 atletten dördü ülke rekoru kırarken, biri kendi en iyi derecesini, diğeri de bu sezon koştuğu en hızlı dereceyi yaptı.
  • 3000 m engelli: Türkiye rekorunun 8:17.85 ile sahibi olan Tarık Langat Akdağ'ın tamamlayamadığı yarışta, Halil Akkaş 8:33.12 ve Aras Kaya 8:32:35 koştular ve finale kalamadılar. Dünya rekorunu 2004 yılında Katarlı Saif Saaeed Shaheen 7:53.63 ile kırmıştı. Altın madalyayı Kenyalı Conseslus Kipruto 8:03.28 ile kazandı.
  • 4x100 m: Geçen olimpiyatta 39.81 olan Türkiye rekoru bu olimpiyata gelirken 38.31'e kadar iyileştirilmişti. Elemelerde bunu 38.30'a çeken milli takımımız 4. oldu ve finale kalamadı. 36.84 ile dünya rekorunu elinde bulunduran ve harika sporculardan kurulu olan Jamaika takımı burada da 37.27 koştu ve altın madalyayı aldı. Amerika izleyenleri şaşırtmadı ve bayrak değişimi sırasında hata yaptı.
  • 4x400 m: Türkiye rekoru 3:03.92'den 3:02.22'ye getirilmiş olsa da takım olarak bu olimpiyatta koşmadık. Dünya rekoru 1952'de bir defa Jamaika'nın eline geçmiş olsa da 100 yılı aşkın süredir Amerika takımına ait oluyor. Son rekoru 1993'de 2:54.29 gibi tekrarlanması çok zor bir derece ile kıran Amerika takımı burada da beklendiği gibi çok iyi koştu ve 2:57.30 ile altın madalyayı kazandı.
  • Maraton: Türkiyenin en uzun zamandır kırılamayan atletizm rekoru Mehmet Terzi'nin 1987'deki 2:10:25'lik derecesi. Maraton çoğu uzun mesafe yarışında olduğu gibi Kenya ve Ethopyalıların üstünlüğünde geçiyor. Tarihte koşulmuş en iyi 10 derecenin yedisini Kenyalı, kalan üçünü ise Ethopyalı atletler koşmuşlar. En iyi derece ise 2 saat barajına çok yaklaşan Dennis Kimetto'nun 2:02:57'si. Olimpiyat altın madalyasını tarihin en hızlı ikinci maraton koşucusu olan Eliud Kipchoge 2:08:44 ile kazandı. Atletlerimiz Kaan Kigen Özbilen 140 atletin tamamlayabildiği yarışta 2:14:11 ile 17., Ercan Muslu 2:18:40 ile 51., Bekir Karayel ise 2:31:27 ile 126. olabildiler.
  • 20 km yürüyüş: Türkiye rekoru Ersin Tacir tarafından 1:22:31'den 1:22:19'a ancak getirilebilirken dünya rekoru Japon Yusuke Suzuki tarafından 1:17:16'dan 1:16:36'ya taşınmış durumda. Rekortmen yürüyüşcümüz Ersin Tacir kendi en iyi derecesine yakın bir şekilde 1:22:53 ile 30. olurken altın madalyayı geçen olimpiyatın bronz madalyalı atleti Çinli Wang Zhen 1:19:14 ile kazandı.
  • 50 km yürüyüş: En uzun mesafeli atletizm yarışması olan bu dalda Türkiye rekoru Özgür Ozan Pamuk tarafından 4:44:46 ile yürünmüş. Bu olimpiyatta yarışan sporcumuz olmadı maalesef. Dünya rekorunu 3:32:33 ile elinde bulunduran Fransız Yohann Diniz bu yarışta 8. olabilirken altın madalya 3:40:58 ile geçen yılın dünya şampiyonu Fransız Matej Tóth'un oldu.
  • Uzun atlama: Türkiye rekoru 2000'de 8.08 atlayan Mesut Yavaş'a ait. Dünya rekoru ise 8.95 metre ile 1999 yılından beri geçilemeyen Amerikalı Mike Powell'a ait. Yarışan sporcumuz olmayan olimpiyat finalinde hiç hatalı atlayış yapmayan Amerikalı Jeff Henderson son atlayışında Güney Afrikalı rakibini 1 cm ile geçerek 8.38m atladı ve altın madalyayı kazandı.
  • Üç adım atlama: Türkiye rekoru bu yıl Şeref Osmanoğlu tarafından 16.67m'den 16.85m'ye ilerletilmişken dünya rekoru 1995'den bu yana geçilemeyen İngiliz Jonathan Edwards'ın 18.29m'lik derecesi. Olimpiyatta ilk iki sırayı Amerikalı atletler alırken altın madalyayı geçen olimpiyatın şampiyonu Christian Taylor 17.86m'lik derecesiyle aldı. Üç adım atlama tarihinde 18 metreyi geçen sadece üç atlet olduğunu ve bunlardan ikisinin bu derecelerini 2015'de yaptıklarını da not düşmek dünya rekorunun ne kadar uzakta olduğunu anlamaya yardımcı olacaktır.
  • Yüksek atlama: 2002'de Metin Durmuşoğlu'nun atladığı 2.26m hala Türkiye rekoru olarak dururken dünya rekoru da bu dalın gelmiş geçmiş en iyi sporcusu olan Kübalı Javier Sotomayor'ın 2.45m'lik derecesi. Javier Sotomayor hakkında ayrıca bir yazı planladığım için burada hakkında uzunca yazmayacağım. Olimpiyat altın madalyasını 2.38'lik atlayışı ile Londra olimpiyatın üçüncüsü olan Kanadalı Derek Drouin kazandı. Son olarak yüksek atlama Türkiye rekorunun 1962 dünya rekoru seviyesinde olduğunu not düşmek isterim.
  • Sırıkla yüksek atlama: Bu alan da oldukça başarısız olduğumuz alanlardan biri maalesef. 2000 yılında Ruhan Işım'ın atladığı 5.70m'lik derecenin üzerine çıkılabilmiş değil. Sırıkla yüksek atlamanın efsane ismi Sergey Bubka 17 dünya rekoru kırmış ve çıtayı 6.14m'ye çıkartıp emekli olmuştu. Onun bu kırılamaz gibi görünen derecesi 2014'te Fransız Renaud Lavillenie tarafından 6.16m'ye yükseltildi. Geçen olimpiyatın şampiyonu Renaud Lavillenie bu sefer 5.98m atlayıp ikinci olabilirken, 22 yaşındaki Brezilyalı Thiago Braz da Silva olimpiyat tarihinde ilk kez 6 metrenin üzerinde bir atlayış yaparak 6.03m ile altın madalyayı kazandı.
  • Gülle atma: Hüseyin Atıcı'nın 20.42m'lik derecesi bu alandaki Türkiye rekorumuz. Dünya rekortmeni ise 23.12m'lik derecesiyle Amerikalı süper atlet Randy Barnes. 23 metre barajı sadece iki atlet tarafından geçilebilmiş ve Barnes'ın rekoru 1990 tarihli. Bu yıl 22.52m atan 23 yaşındaki genç Amerikalı Ryan Crouser altın madalyayı aldı. Hiç faullü atış yapmayan Crouser'ın yaptığı altı atıştan dördü ikinciden daha iyiydi. 
  • Disk atma: Türkiye rekoru Londra olimpiyatlarına da katılan Ercüment Olgundeniz'e ait: 67.50m. Dünya rekoru ise çok çok eskilerden; 1988 yılından beri kırılamıyor. Doğu Almanya'lı Jürgen Schult'un 74.08m'lik rekoru yakın gelecekte de kırılabilecekmiş gibi durmuyor. Bu olimpiyatın altın madalyası son hakkında 68.37m atan Alman atlet Christoph Harting'in oldu.
  • Cirit atma: Türkiye rekoru geçen olimpiyattan bu yana geliştirilemediğinden hala Fatih Avan'ın 85.60m'si. Elbette 1996 tarihli Jan Železný'nin 98.48m'si de geçilebilmiş değil. Hatta 90 metrenin üzerine çıkıldığında bile önemli bir haber oluyor. Bu yıl altın madalya Alman atlet Thomas Röhler tarafından 90.30m ile kazanılırken Londra olimpiyatlarında birinci olan Trinidatlı Keshorn Walcott üçüncü olabildi.
  • Çekiç atma: Atina olimpiyatlarında 81.45m atan ve bronz madalyayı kazanan Eşref Apak'ın derecesi geçilemediğinden hala Türkiye rekoru. Eşref bu yıl da olimpiyatlara katıldı ve kendi en iyi derecesinden çok uzak olan 70.08m ile ancak 24. olabildi. Dünya rekoru ise 1986 yılından ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği sporcusu Yuriy Sedykh'e ait; 86.74m. Yuriy Sedykh bu branşın efsanevi atleti; iki olimpiyat altını bir de gümüş madalyası kazanan sporcunun derecesi aradan geçen 30 yılda geçilemedi. Rio'da 80 metreyi geçebilen kimse olmadı ve Tacik sporcu Dilshod Nazarov 78.68m ile altın madalyayı kazandı. Eşref Apak bu branşta yetiştirdiğimiz en büyük değerken maalesef potansiyelini gerçekleştiremeden spor yaşamını sonlandıracak gibi görünüyor.
  • Dekatlon: Erkeklerin yarıştığı en zorlu branş olan ve 10 ayrı atletizm branşında yarışma gerektiren dekatlon ülkemizde çok az bilinip ve yapıldığından 1996 tarihli Alper Kasapoğlu'nun 7757 puanlık rekoru aradan geçen 20 yılda kırılamamış durumda. 9045 puanla dünya rekorunu elinde tutan Amerikalı Ashton Eaton Londra'dan sonra Rio olimpiyatlarında da 8893 puanla olimpiyat rekorunu tekrarlayarak altın madalyayı aldı.

2 Eylül 2016 Cuma

Olimpiyatlarda halterde en iyi derecelerimizi yapsaydık - 2

Dört yıl önce Londra olimpiyatlarından sonra haltercilerimizin dünyadaki yerini karşılaştıracak bir yazı yazmıştım. Rio olimpiyatlarından sonra bu karşılaştırmayı tekrar yapayım dedim. Yazının gerisini okumaya üşenecekler için baştan söyleyeyim durum berbat.


Büyük erkeklerde 8 farklı kiloda müsabakalar yapılıyor. Karşılaştırma için kullandığım adresler Türkiye Halter Federasyonu ve Wikipedia olimpiyat sayfası.

  • 56 kg: Halil Mutlu'nun 2000 yılındaki 305 kg toplam kaldırışı Türkiye rekoru olduğu gibi Rio öncesine kadar dünya rekoru olmaya da devam ediyordu. Çinli Long Qingquan bu yıl müthiş bir performansla 307 kg kaldırdı ve dünya rekorunu ele geçirdi. Halil Mutlu sporu bırakalı yıllar olduğundan buraya katılsaydı ikinci olurdu demek çok iyimser olur. Olimpiyatta bu kiloda ilk 20'ye kalan sporcumuz da yoktu.
  • 62 kg: Bu kiloda da Halil Mutlu'nun 2003'te kaldırdığı 322.5 kg hala Türkiye rekoru. Olimpiyat şampiyonu Kolombiyalı Óscar Figueroa 318 kg kaldırabildi. Dünya rekoru ise 2015 yılında bu olimpiyatta derece yapamayan Çinli Chen Lijun'a ait; 333 kg. Birincinin derecesinin Halil Mutlu'nun rekorundan düşük olması bizi yanıltmasın, bu kiloda da ilk 20'de sporcumuz yoktu.
  • 69 kg: Bu kilo ülkemizin halterde madalya alan tek sporcumuzun bulunduğu kilo. Geçen olimpiyatlarda Türkmesitan adına yarışan ve 13. olan Daniyar İsmayilov iki yıldır ülkemiz adına yarışıyor ve Türkiye rekorunun da sahibi. Rio'da ikinci olurken altın madalyayı sadece 1 kg ile kaçırdı, 351kg kaldırdı. Dünya rekoru Çinli Liao Hiu'ya ait 359kg.
  • 77 kg: 2004 yılında Taner Sağır tarafından kaldırılan 375kg'un üzerine çıkılabilmiş değil ülkemizde. 380kg ile dünya rekortmeni olan Lü Xiaojun bu yıl 379kg kaldırdı. Finalde yarışan sporcumuz maalesef yine yoktu.
  • 85 kg: Mehmet Yılmaz'ın 2001 yılında kaldırdığı 381 kg Türkiye rekoru iken İranlı dünya rekortmeni Kianoush Rostami kendi derecesini 1kg arttırarak 396kg'a taşıdı. Mehmet Yılmaz'ın 15 yıldır ileri taşıyamadığımız derecesi bu yarışmada altıncı olabilirdi ama onun yerine olimpiyat finalinde yarışacak bir sporcu gönderemedik maalesef.
  • 94 kg: Türkiye rekoru 400kg ile Hakan Yılmaz'a ait. 2009 yılında kaldırılan bu derece bu yıl Rio'da oldukça başarısız kaldırışlar yapıldığında tekrarlansa ikinci olabilirdi. Geçen olimpiyatta 418kg ile dünya rekoru kıran Kazak İlya İlyin'in yokluğunda 403kg ile İranlı Sohrab Moradi altın madalyayı aldı. Finallerde yarışan sporcumuz bu kiloda da yoktu.
  • 105 kg: Türkiye rekoru 420kg ile Bünyamin Sudaş'a ait. Rekor 2001 yılında kırılmış. Olimpiyat şampiyonu olan Özbek Ruslan Nurudinov 431kg kaldırdı. Dünya rekortmeni 94kg'da olduğu gibi Kazak İlya İlyin; 437kg. Bünyamin Sudaş'ın derecesinin burada ikinci olabilecek kadar iyi bir derece olması aradan geçen 15 yıldan sonra şaşırtıcı bir bilgi bence.
  • 105+ kg: Türkiye rekoru 417.5kg ile yine Bünyamin Sudaş'a ait. Rekor 2005 yılında kırılmış. Rio'da müthiş bir çekişmenin ardından Gürcü Lasha Talakhadze 473kg ile dünya rekorunu kırarak altın madalyayı aldı.
Erkeklerde bir, kadınlarda üç sporcuyla katıldığımız halter branşı ülkemiz adına dibe vurmuş görünüyor. Geçen olimpiyatlarda Türkmenistan adına yarışan sporcu artık Türkiye için yarışmıyor olsa olimpiyatta değil madalya alacak, finallerde yarışacak tek bir erkek haltercimiz olmayacaktı. Halter federasyonu başkanı Tamer Taşpınar alınan madalyayı bir başarı olarak görüyorsa ciddi bir yanılgı içindedir.

Eğer memleketin neresi doğru ki demiyorlarsa halter federasyonunun yapacak çok işi var.

28 Ağustos 2012 Salı

Atletizmde ne durumdayız? - 2

Bu yazının ilk bölümünde atletizmde erkeklerde ne durumda olduğumuzu Olimpiyat dereceleri ile kıyaslayarak özetlemeye çalışmıştım. Kadınlar erkeklerden farklı olarak pentatlon yerine heptatlon'da yarışıyorlar ve 50km yürüyüş yarışmaları yok. Bu 23 alanda ne durumda olduğumuza sırasıyla bakalım.
  • 100m: Türkiye rekoru 2001'de Nora Güler tarafından 11:25 ile kırılmış. Olimpiyat finalinde sekizinci olan atlet 11:01 koştu. Dünya rekoru 1988'de 10:49 koşan efsane sporcu Florence Griffith Joyner'a ait.
  • 200m: Türkiye rekoru 100m'de olduğu gibi Nora Güler'e ait. Bu rekor 2002'de kırılmış: 22:71. Final koşan tüm atletler daha iyi dereceler koşmuşlar. Dünya rekoru 100m'de olduğu gibi Florence Griffith Joyner'un Seul olimpiyatlarında koştuğu: 21:34.
  • 400m: Türkiye rekorunu Pınar Saka geçen yıl 51:53'e taşımış. Bu yıl olimpiyatta 52:38 koşabilen Pınar finale kalamadı. Finalde 51 saniyenin üzerinde koşan olmadı. Dünya rekoru 1985'te 47:60 koşan müthiş atlet Marita Koch'a ait.
  • 800m: Türkiye rekoru bu yıl 2:00:23 koşan Merve Aydın'ın oldu. Merve olimpiyat koşusunda sakatlanmasına rağmen yarışı ağlayarak tamamlamıştı ama en iyi derecesini yapması bile onun finalde kimseyi geçmesine yetmeyecekti. 1983 yılında Jarmila KRATOCHVILOVA tarafından kırılan dünya rekoru yaklaşık 30 yıldır geçilemiyor 1:53:28.
  • 1500m: Türkiye rekoru 2003'te Süreyya Ayhan'ın koştuğu 3:55:33. Türk atletizminde bir dönüm noktası olan Süreyya Ayhan'ın açtığı yoldan koşan iki kızımız Aslı Çakır Alptekin ve Gamze Bulut ilk iki sırayı aldılar olimpiyat finalinde. Dünya rekoru 3:50:46 ile Qu Yunxia'ya ait. Ülkemizdeki bir çok kızımızın hayatını değiştirebilecek bir model olarak kullanabileceğimiz Süreyya'yı hiç kullanamıyor olmamıza sanki kendi kızımmış gibi üzülüyorum.
  • 5000m: Türkiye rekoru 14:24:68 ile Elvan Abeylegesse'ye ait. Elvan bu derecesini 2004'te yapmıştı. 2000, 3000, 5000, 10000 ve yarı maraton rekorlarının sahibi elvan sakatlığı nedeniyle Londra olimpiyatlarına katılamadı. Bu mesafede koşan kızımız Dudu Karakaya ise 29. olabildi. Altın madalyayı alan Meseret Defar 15:04:25 koştuğundan eski formunda bir Elvan altın madalya alabilirdi. Dünya rekoru ise 14: 11:15 ile Tirunesh Dibaba'nın.
  • 10000m: Elvan'ın bu mesafedeki Türkiye rekoru aynı zamanda hala Avrupa rekoru olan dört yıl önce koştuğu 29:56:34. Birinci 30:20:75 ile Elvan'ın en iyi derecesine yakın koştu. Dünya rekoru ise 1993'te 29:31.78 koşan Junxia Wang'a ait.
  • Maraton: Kadınların en uzun pist yarışında Türkiye rekoru bu yıl 2:25:09 koşan Sultan Haydar'ın. Sultan bu derecesini olimpiyatta koşabilse 7. olabilirdi ama 2:38:26 koşunca 72. oldu. Bahar Doğan 63., Ümmü Kiraz 89. olarak yarışı tamamladılar. Bu mesafenin dünya rekoru 2003'te 2:15:25 koşan Paula Radcliffe'ye ait.
  • 3000m Engelli: Türkiye rekoru bu yıl 9:13:53'le Gülcan Mıngır'a ait. Gülcan olimpiyatta 9:47:35 koştuğundan 28. olabildi. Onunla beraber Özlem Kaya 40., Binnaz Uslu 44. olabildiler. Gülcan en iyi derecesini tekrarlayabilse 6. olabilirdi. Dünya rekoru 8:58:81.
  • 100m Engelli: Bu mesafe daha önce hiç sporcumuzun olmadığı bir alanken aynen Süreyya'nın 1500 metrede yaptığı gibi bireysel çabasıyla bir kızımız, Nevin Yanıt, beklenenin çok üzerinde bir başarı ivmesi yakaladı. Nevin olimpiyatta kendi en iyi derecesini ve Türkiye rekorunu yenileyerek 12:58 ile 5. oldu. Yrışta dördüncü ile aynı dereceyi yapmış bu sporcumuzdan madalya alamadığı için hiç bahsedilmemesi başarıyı sadece madalyaya indekslemenin açık göstergesiydi. Madalya elbette önemli ama rekabetin en yoğun olduğu kısa mesafe yarışlarında böyle bir başarıyı mümkün olduğunca takdir etmek ve onu örnek gösterip bir çok insanın hayatını değiştirmek mümkün iken bu fırsat da kaçırıldı. Bu mesafenin 12:21 olan dünya rekoru 1988'den bu yana kırılamıyor.
  • 400m Engelli: 55:09'luk derecesiyle Türkiye rekortmeni olan Nagehan Karadere olimpiyatta hatalı çıkış yüzünden diskalifiye edildi. Geçen yıl koştuğu en iyi derecesi onu olimpiyat 7.si yapabilirdi. Dünya rekoru 2003'te koşulan 52:34.
  • Yüksek Atlama: Türkiye rekorunu geçen yıl 1.94m yapan Burcu Ayhan hepimizi şaşırtarak olimpiyat finaline kaldı. Finalde 1.89 atladı ve 12. oldu. 1987'de 2.09m atlayan Stefka KOSTADINOVA'nın derecesi aradan geçen bunca yılda geçilemedi.
  • Sırıkla Atlama: Türkiye rekoru Tatiana Köstem'in 2000 yılında atladığı 4.20m. Bu branşta neredeyse hiç olmadığımız katılan hemen hemen bütün sporcuların ülke rekorumuzun üzerinde atlayış yapmasından belli olacaktır sanırım. Dünya rekoru ise bu alanın efsane kadını Elena Isınbaeva'ya ait: 5.06m.
  • Uzun Atlama: Türkiye rekorunu 2009'da 6.87m ile kıran Karin Melis Mey, bu derecesini yapsa 5. olabilecekken finalde geçerli atlayış yapamadı. Dünya rekoru 1987'de 7.52 atlayan Galina CHISTYAKOVA'ya ait.
  • Üç Adım Atlama: Çağdaş Aslan geçen yıl Türkiye rekorunu 13.69m ile egale etti. Bu derece olimpiyatta ancak 23. olabilirdi. Dünya rekoru 1995'te 15.50m atlayan Inessa KRAVETS'in.
  • Gülle Atma: Türkiye rekoru 1999'da Svetla Sınırtaş tarafından 17.76 ile kırılmış. 13 yıl önce yapılmış bu derece olimpiyatta 19. olabilirdi. Dünya rekoru 1987'de 22.63m atan Natalya LISOVSKAYA'ya ait.
  • Disk Atma: Aynen gülle atmada olduğu gibi disk atma rekorumuz da 1999'dan kalma; Oksana Mert 64.25m. Bu kadar eski olmasına rağmen olimpiyatta 6. olabilecek bir derece olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Dünya rekoru 1988'de 76.80m atan Gabriele REINSCH'e ait.
  • Çekiç Atma: Bu atma branşının rekoru bu yıl Tuğçe Şahinoğlu tarafından 74.17 ile yenilenmiş. Tuğçe bu atışı olimpiyatta yapsa 5. olabilirdi. Yarışmaya katılan kızımız Kıvılcım Kaya ise 69.50m ile 15. olabildi. Dünya rekoru 79.42m.
  • Cirit Atma: Bu branşta da 2000'de Aysel Taş'ın attığı 56.90'ın üzerine çıkılamamış. Olimpiyat finaline kalamayacak bir derece olduğunu da yazmış olayım. Dünya rekoru 72.28.
  • Heptatlon: Kadınların en zorlu yarışması olan yedili yarışmada en yüksek derecemiz 2000 yılında Anzhela Kinet tarafından yapılan 6076 puanın üzerinde derece yapılamamış. Bu derece olimpiyatta ilk 20'ye girecek bir derece değil. Dünya rekoru ise 1988'de hayranlıkla seyrettiğimiz Jackie JOYNER-KERSEE'nin 7291 puanı.
  • 20km Yürüyüş: Yol yürüyüşlerinin bütün mesafelerinin rekortmeni Yeliz Ay ike sadece 20km yürüyüş rekoru geçen yıl Semiha Mutlu tarafından 1:44:16 ile kırılmış. Olimpiyatta en iyi derecesini yapan Semiha 47. olabildi. Altın madalyayı alan sporcu aynı zamanda dünya rekorunu da 1:25:02'ya çekti.
  • 4x100: Türkiye rekoru geçen yıl koşulan 44:71. Bu derece olimpiyata katılan bütün ülkelerin derecelerinden daha kötü bir derece ama zaten 100m konusunda kötü olduğumuzdan kimseyi şaşırtan bir durum değil bu. Birinci olan Amerika 40:82 ile dünya rekoru kırdı.
  • 4x400: Geçen yıl 3:29:12 koşan milli takımın derecesi olimpiyata katılmaya yeterli olmamasına rağmen organizasyon komitesi tarafından davet edilen milli takımımız 3:34:71 koşarak sonuncu oldu. Sovyetler Birliğinin 1988 Seul olimpiyatlarında yaptığı 3:15:17'lik dereceye yaklaşmak hala çok kolay görünmüyor.
Olimpiyat gibi büyük bir yarışmada spocuların sınırlarını zorlamaları, en iyisini yapmaya çalışmaları onları her zaman başarıya götürmeyebiliyor. Hatalı çıkışlar, faullü atlayış ve atışlar bu yoğun istekten kaynaklanıyor çoğu kez. Bir de bu büyük arenada yarışmanın heyecanı hesaba katılınca zaten çok yarışa katılmayan sporcularımızın durumlarını anlamak daha kolay olur herhalde.

Erkeklerde ve kadınlarda uluslararası bir büyük başarı elde etmeyen hiç bir sporcumuzun adını bilmiyor olmamız bence neden başarısız olduğumuz konusunda bize ışık tutabilir. Hiç uzun atlama Türkiye rekoru kırıldı diye bir haber duyan var mı? Sporcularımızın gelişimini sağlamak ve bunu duyurmak sadece o sporcular için değil onları örnek alacak gençlerin gelecekleri açısından da çok önemli olacaktır.

Atletizmde ne durumdayız?

Olimpiyatlarda erkek sporcularımızın atletizmde hiç madalya alamamış olması kanıksadığımız bir şey olsa da acaba bu ülkede yapılmış en iyi dereceler olimpiyatta tekrarlansa bile madalya alamayacak mıydık diye düşünmeden edemiyor insan. Olimpiyatlar sırasında konuştuğum arkadaşlarım Murat Soysal ve Fatih Özavcı'nın da meraklarını gidermek için Atletizm Federasyonunun verilerini Olimpiyat dereceleri ile karşılaştırmaya karar verdim. Erkekler 24 farklı alanda yarışıyorlar.
  • 100m: Bütün atletizm yarışmaları arasında en çok ilgi çeken, dünyanın en hızlı adamlarının yarışında Türkiye rekoru İzzet Safer'e ait: 10:37. Olimpiyat finalinde 10 sakatlanan Asapa Powell haricinde 10 saniyenin üzerinde koşan olmadı.
  • 200m: Türkiye rekoru İzzet Safer'e ait: 20:86. 100 ve 200m rekorlarının bu yıl içinde kırılmış olması sevindirici olsa da final yarışındaki tüm sporcular bizim rekorun altında koşmuşlar.
  • 400m: Türkiye rekoru geçen yıl Mehmet Güzel tarafından kırılmış: 46:18. Olimpiyat finalinde 45 saniyenin üzerinde sadece bir kişi koştu, o da bizim rekordan bir saniye daha iyi.
  • 800m: Türkiye rekoru 2004'te Selahattin Çobanoğlu tarafından 1:46:92 ile kırılmış. Müthiş bir dünya rekoru kırıldığı final yarışında 1:44'ün üzerinde koşan atlet olmadı.
  • 1500m: Türkiye rekoru İlham Tanui Özbilen tarafından bu yıl kırılmış 3:33:32. İlham Olimpiyatta finalde de koştu ve 8. oldu. Altın madalyayı alan atletin 3:34:08 koştuğu düşünülünce İlham'ın derecesi daha iyi değerlendirilebilir. Dünya rekoru bu mesafede çok uzaklarda 3:26:00.
  • 10000m: Türkiye rekoru geçen olimpiyatta Selim Bayrak tarafından kırılmıştı: 27:29:33. Olimpiyatlarda en iyi derecesini koşan Polat Kemboi Arıkan 27:38:81 ile 9. oldu. Eğer Selim bu yarışta koşmuş ve en iyi derecesini tekrarlamış olsaydı altın madalyayı alabilirdi. Kenenisa Bekele'nin 26:17:53'ü ise çok uzaklarda.
  • Maraton: Türkiye rekoru 1987'de şimdi Atletizm Federasyonu başkanı olan Mehmet Terzi tarafından 2:10:25 ile kırılmış. 25 yıldır geçilemeyen bu derece bu yıl tekrarlanabilse dördüncü olabilirdi. Dünya rekoru 2:03:38 ile geçen yıl yenilenmişti.
  • 3000m Engelli: Türkiye rekoru bu yıl Tarık Langat Akdağ tarafından 8:17:85'e geliştirildi. Tarık olimpiyatlarda da final koştu ve 9. oldu. Altın madalya 8:18:56 ile alındı. Dünya rekoru ise 2004'te koşulan 7:53:63.
  • 110m Engelli: Türkiye rekoru 14:03 ile Çağlar Kahramanoğlu'na ait. Olimpiyat finalinde 14 saniyenin üzerinde koşan atlet olmadı. Dünya rekoru 4 yıl önce 12:87 ile kırılmıştı.
  • 400m Engelli: Türkiye rekoru 2 yıl önce 50:13 koşan Tuncay Örs'e ait. Olimpiyat finalinde 50 saniyenin üzerinde koşan atlet olmadı. Dünya rekoru 20 yıldır geçilemeyen 46:78.
  • Yüksek Atlama: Türkiye rekoru 10 yıl önce 2.26m atlayan Metin Durmuşoğlu'na ait. On yıldır tekrarlanamayan bu atlayış olimpiyat finalinde gerçekleştirilmiş olsa 9. olabilirdi. Olimpiyat şampiyonu 2.38m atladı. Bu dalın efsanevi atleti Kübalı Javier Sotomayor 19 yıl önce 2.45m atlamıştı ve hala geçilemedi.
  • Sırıkla Atlama: Türkiye rekoru 2000 yılında altadığı 5.70m ile Ruhan Işım'a ait.Bu atlayışın yedinci olabileceği bu olimpiyat finalinde 6 metre geçilemedi ve 5.97m ile olimpiyat rekoru kırıldı. Dünya rekoru ise sırıkla atlama diyince akla gelen ilk isim olan Sergey Bubka'ya ait: 6.14m. Bu rekor da 18 yıldır yenilenemiyor.
  • Uzun Atlama: Türkiye rekoru 2000'de 8.08 atlayan Mesut Yavaş'a ait. Bu derece olimpiyat finalinde altıncı olabilirdi. Altın madalyayı 8.31m'lik atlayış alırken dünya rekoru 21 yıl önce 8.95m atlayan Mike Powell'in.
  • Üç Adım Atlama: Türkiye rekoru 2003'te Berk Tuna tarafından 16.67m ile kırılmış. Bu derece olimpiyat finalinde 11. sırada olabilirdi. Birinci 17.81m atladı, dünya rekoru ise 1995'te 18.29 atlayan Jonathan Edwards'ın.
  • Gülle Atma: Türkiye rekoru bu yıl 20.42 ile Hüseyin Atıcı'nın oldu. Bu derece 11. olabilirdi, birinci olan sporcu 21.89 attı. Dünya rekoru 1990'da 23.12 atan Randy barnes'a ait.
  • Disk Atma: Türkiye rekoru olimpiyatlara da katılan Ercüment Olgundeniz'in derecesi: 67.50. Ercüment finale kalamadı ama en iyi derecesini tekrarlasa 4. olabilirdi. Altın madalya 68.27m'lik atışla alındı. Bu dalın dünya rekoru en uzun süredir kırılamayan rekorlardan biri; 1986'da 74.04m atan Jurgen Schult'a ait.
  • Çekiç Atma: Türkiye rekoru 81.45m ile Atina olimpiyatlarında bronz madalya alan Eşref Apak'ın 2005'deki derecesi. Eşref bu olimpiyatta finale kalamadı ama altın madalya 80.59'la kazanıldı. Eşref en iyi derecesini tekrarlayabilseydi birinci olabilirdi. Dünya rekoru 1986'da 86.74m atan Yuriy Sedykh'nin.
  • Cirit Atma: Türkiye rekoru bu yıl 85.60m atan Fatih Avan'a ait. Altın madalya 84.58m ile alındı, yani Fatih bu yıl içinde attığı dereceyi burada tekrarlasa altın madalyanın sahibi olabilirdi. Dünya rekoru çok uzaklarda: 1996'da 98.48m atan efsane atlet Jan Zelezny'ye ait.
  • Dekatlon: En zorlu yarışmala olan bu dalda Türkiye rekoru 7757 puan'la Alper Kasapoğlu'na ait. Rekorun 1996'dan bu yana kırılamadığını da not düşmüş olayım. 16 yıldır geçilemeyen bu derece olimpiyat finalinde 26 sporcu arasında ancak 22. olabilirdi. Dünya rekoru bu olimpiyatı da kazanan Ashton Eaton'a ait: 9039 puan.
  • 20km Yürüyüş: Türkiye rekoru son dönemlerin en iyi yürüyüşçüsü olan Recep Çelik'in 1.22.31'lik derecesi. Bu derece olimpiyat finalinde ancak 23. olabilirdi. Dünya rekoru 2007'de Viladamir Kanaykin tarafından 1:17:16 ile kırılmış.
  • 50km Yürüyüş: En uzun mesafeli atletizm yarışması olan bu dalda Türkiye rekoru 10 yıl önce 4:51:49 ile Hakan Çalışkan tarafından yürünmüş. Olimpiyatta 4:15'in üzerinde bir derceyle yarışı bitiren olmadığı gibi dünya rekoru da 3:34:14.
  • 4x100: İki bayrak yarışından biri olan 4x100'de Türkiye rekoru geçen yıl 39:81'e geliştirilmiş. 100m yarışlarındaki sporcularımızın dereceleriyle orantılı olarak bu alanda hiç yokuz denebilir. Olimpiyat finalini bitiren son takım 38:43 koştu. Birinci olan Jamaika takımı ise müthiş bir yarış koşarak 36:84 ile dünya rekoru kırdı.
  • 4x400: Türkiye rekoru geçen yl koşulan 3:03:92. Bu olimpiyatta yedinci olan Küba'nın derecesine oldukça yakın. Dünya rekoru 1993'te 2:54:29'la Amerika takımı tarafından kırılmış.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Olimpiyatlarda Halterde en iyi derecelerimizi yapsaydık

Seksenlerin ikinci yarısından itibaren Naim Süleymanoğlu sayesinde hayatımıza giren, onun ve ardından Halil Mutlu'nun büyük başarılarıyla hepimizi ekran başına toplayan halterde 2012 Londra Olimpiytalarında eski günleri çok aradık. Naim'in ve Halil'in üçer olimpiyat şampiyonluklarını ve kırdıkları rekorları hatırlayanlar neredeyse hiç sporcumuzun olmadığı bir yarışma seyrettiler.


Peki ya sporcularımız bütün sikletlere katılıp hepsinde birden Türkiye rekorları kırsalardı nasıl dereceler elde edebilirlerdi? Bunun için iki adrese bakmak yeterli: Olimpiyat dereceleri ve Halter Federasyonu sayfası. Erkeklerde halter yarışmaları 8 farklı siklette yapılıyor. Kısaca her birinde neredeyiz bakalım.

  • 56 kg: Türkiye rekoru 305kg ile Halil Mutlu'ya ait. Rekor 2000 yılında kırılmış. Olimpiyat şampiyonu toplamda 293 kg kaldırdı. Aradan geçen 12 yılda Halil'in hala açık ara önde olması şaşırtıcı.
  • 62 kg: Türkiye rekoru 322.5kg ile yine Halil Mutlu'ya ait. Rekor 2003 yılında kırılmış. Olimpiyat şampiyonu 327kg kaldırdı. Halil'in derecesi burada tekrarlansa ikinci olabilirdi.
  • 69 kg: Türkiye rekoru 337.5kg ile Ekrem Celil'e ait. Rekor 2004 yılında kırılmış. Olimpiyat şampiyonu 344kg kaldırdı. Ekrem'in derecesi burada tekrarlansa ikinci olabilirdi.
  • 77 kg: Türkiye rekoru 375kg ile Taner Sağır'a ait. Rekor 2004 yılında kırılmış. Olimpiyat şampiyonu 379kg ile Taner'in dünya rekorunu yeniledi. Taner'in derecesi burada tekrarlansa ikinci olabilirdi.
  • 85 kg: Türkiye rekoru 380kg ile Mehmet Yılmaz'a ait. Rekor 2001 yılında kırılmış. Olimpiyat şampiyonu 385kg kaldırdı. Mehmet'in derecesi burada tekrarlansa üçüncülüğü paylaşabilirdi.
  • 94 kg: Türkiye rekoru 400kg ile Hakan Yılmaz'a ait. Rekor 2009 yılında kırılmış. Olimpiyat şampiyonu dünya rekoru kırarak 418kg kaldırdı. Hakan'ın derecesi burada tekrarlansa altıncı olabilirdi.
  • 105 kg: Türkiye rekoru 420kg ile Bünyamin Sudaş'a ait. Rekor 2001 yılında kırılmış. Olimpiyat şampiyonu 412kg kaldırdı. Bünyamin'in derecesi burada tekrarlansa birinci olabilirdi.
  • 105+ kg: Türkiye rekoru 417.5kg ile Bünyamin Sudaş'a ait. Rekor 2005 yılında kırılmış. Olimpiyat şampiyonu 455kg kaldırdı. Bünyamin'in derecesi burada tekrarlansa ancak onbirinci olabilirdi.
Türkiye rekorlarının 8 sikletin altısında madalya kürsüsüne çıkacak seviyelerde olması sevindirici olmasına rağmen, bu rekorların sadece birinin 2009'da geri kalanların ise 2005 öncesinde kırılmış olması bugünün manzarasını açıklar nitelikte. Büyük erkeklerde 7 yıldır sadece 1 rekor kırılmış ama genç erkeklerde durum daha da vahim; geçen yıl kırılan bir rekoru 2005 yılı ve öncesinde kırılanlar takip ediyor. Rekortmen haltercilerin çoğunluğunun sporu bıraktıkları da göz önünde bulundurulduğunda durumun vahameti daha iyi anlaşılıyor.

Eğer memleketin neresi doğru ki demiyorlarsa halter federasyonunun yapacak çok işi var.

7 Ağustos 2012 Salı

Ian Millar kahraman ama Derya Büyükuncu değil!

Her dört yılda bir olduğu gibi Londra olimpiyatlarını da büyük bir keyifle seyrediyorum. Bizim gibi kalabalık bir ülkeden bu kadar az sporcunun olimpiyatlara katılıyor olması çok üzüntü verici ama katılanlara yapılan muamele de kendi başına üzerinde durulması gereken bir durum. Örneğin yarı finale kalamadan elenen bir atletimiz için anlatıcı 'yakında evlenecek, burada bulamadığı başarıyı orada bulsun' dedi.

Piste çıkan sporculara kendi alanlarında dünyanın en iyi 30-50 sporcusu arasına giren başarılı atletler olarak bakmak yerine başarıyı sadece madalya almayla ilişkilendirmek yaygın olarak yapılan bir hata. Örneğin ülkemizden 1-2 üniversitenin dünyanın en başarılı 500 üniversitesi arasına girmesine sevinenler bir sporcumuzun 20. olmasını kahredici bulabiliyorlar. Dünyanın geri kalanında ise durum çok farklı. Dramatik bir örnek olarak kısaca Ian Millar ve Derya Büyükuncu'dan bahsetmek istiyorum.

Derya Büyükunucu bu yıl altıncı olimpiyatına katılarak dünyada yüzmede en fazla olimpiyata katılan sporcu oldu. Yüzmede olimpiyatlara katılmak için belli sürenin altında derece yapmış olmak gerektiğinden Derya bu olimpiyatların hepsine kimse onu seçmeden yaptığı derecelerle katılmış bir sporcu. Başarıyı sadece madalya almak olarak anladığımız için katıldığı olimpiyatlarda hiç madalya almamış olan Derya'ya hep bir burun kıvırma ile bakılıyor.

Derya yüzme alanında en fazla olimpiyatlara katılmış sporcu ama diğer branşlar da işin içine katıldığında rekor çok daha yukarılarda. Kanada'lı binici Ian Millar tam 10 defa katılmış olimpiyatlara. Tahmin edebileceğiniz gibi ülkesinde çok seviliyor, lakabı "Captain Canada". Peki bu 10 olimpiyata katılmış da ne olmuş, çuvalla madalyası mı var derseniz durum sizi şaşırtabilir. İlk 8 olimpiyatında madalya alamamış, 9. defa yarıştığında gümüş madalya almış ve bu yıl da madalya alamadı. 1972'den bu yana olimpiyatlara katılan ve sadece bir defa ikincilik kürsüsüne çıkan Ian Millar ülkesinin bayrağını taşıyacak kadar çok sevilirken bizim çok nadir yetiştirdiğimiz (aslında bir ülke politikası olmadığından kendiliğinden yetişen demek daha doğru olur) Derya'yı, Ercüment'i, Eşref'i yere göğe koyamamamız gerekmez miydi?

yapay zeka çağında hâlâ bilgisayar mühendisi olunmalı mı?

Yazıyı okumaya sabrı olmayanlar için kısaca söyleyeyim: kimse gelecekle ilgili tavsiye verecek bir şey bilmiyor. Önceden de bilmiyordu bugün...