Kitaba başlarken önce aşırı düşünmenin tanımı yapılacak sanmıştım ama çok üstünkörü bir tanımlamayla geçiştirildi. Alt başlık "zihnim neden hiç susmuyor?" olunca sanki düşünme faaliyeti fazla yapılınca overthinking mi oluyor diye şüpheye düşerek başladım okumaya. İlk gençliğimde ben de sürekli aklımdan bir şeyler geçiyor ve kendi kendime konuşuyor olmamı sıradışı bir şey sanıyordum, tabi başkasının aklına giremediğimden herkesin benzer durumda olduğunu anlamam ancak bu konuyu konuşma cesareti bulduğum, haliyle biraz büyüdüğüm yıllara denk geldi.
Kitapta net bir tanımı verilmese de aşırı düşünme ile yazarın kast ettiği şey bir konuyu gerekmediği kadar düşünüp düşüncenin uzantılarını hayatı olumsuz etkileyecek konulara getirmek ve bunu devam ettirmek. Yoksa bir konuyu, kavramı bunlarla ne kast ediyorum, hissettiğim duyguların adını doğru koyuyor muyum gibi düşünceler değil. İşin doğrusu böyle zihinsel faaliyetler sürekli yaptığımız işler değil. Düşünürken suyu yatağında tutmak kendi başına güç bir işken bir de bunu fazla yapmayın diye kitap yazmaya gerek yoktur herhalde. İnsanın hayatını etkileyen çok önemli bir konu olduğunda bunu düşünmesini de bir sorun olarak görmemek gerekir, yazar da böyle yapmıyor. Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm varsa insanın o sürede başka bir şey düşünememesi kadar normal bir şey olamaz. Aşırı düşünme ile bu düşüncelerin peşine takılıp hayatın geri kalanı için de karanlık düşüncelere kapılmak kast ediliyor.
Kitabın adında geçen kadınlık kavramı da tartışılmadan üzerinde anlaştığımız bir konu gibi geçilmiş ama ilerleyen sayfalarda kitabın neden kadınlar hakkında olduğunu anlatırken biyolojik ve hormonal konulara hiç değinmeden sadece kültürel kodlardan devam edilerek bu açık önemli ölçüde kapatılmış bence.
Yazar bir psikoloji hocası olduğundan aşırı düşünmenin üstesinden gelmek için denenebilecek stratejiler bölümünde kafaya takmayın gibi saçma sapan şeyler önermemiş. İnsan kendini kötü hissettiğinde aynı durumları yaşamış milyonlar olmasına rağmen kendini, yaşadıklarını biricik hissettiğinden kitapta geçen anektotların kendini tarif etmediğini düşünecektir muhtemelen. Bir sarmalın içindeyken insanın bir kitap okuması, okuduğundan faydalanması kolay olmaz diye düşünsem de kötü olmadığı zamanlarda yapılacak hazırlıkların faydası olur sanırım.
Hayat katlanılmaz hale gelmişse doğrusu bir psikiyatriste danışmak olacaktır ama bu kitabı da severek okumadım diyemem.
[1] https://www.goodreads.com/book/show/202090143-a-r-d-nen-kad-nlar---overthinking
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder