26 Nisan 2008 Cumartesi
aynanın arkasında sır var
Sonuçta yine kendim yapmadım; İşbaran halletti bu işi. Artık Debian yansıları arasında listeleniyoruz. Mesut da pardus yansı'sını aynı makinaya taşıdı ve artık şöyle bir sayfamız var.
Sırada çok zaman önce Erçin'e söz verdiğim ubuntu yansısı var. Yansısını istediğiniz bir şey varsa (gentoo hariç) yazarsanız onu da ekleyebiliriz.
Edit: Gentoo tahminimden çok az tutuyormuş (~50gb). Tahminen yarın gentoo yansısı hazır olur.
Kaçan fırsat bir daha ele geçmez
22 Nisan 2008 Salı
Google Summer of Code 2008
Firat Kiyak (University of Illinois) -- Proposal for developing OOXML Export plugin for AbiWord
Bülent Arman Aksoy (Boğaziçi Üniversitesi) -- Advanced network merge for Cytoscape
Onur Küçüktunç (Bilkent Üniversitesi) -- Automatic Feature Matching for Panoramic Images
Ercan Özkaya -- Content Type Management
Ahmet Çağhan Özbek (İstanbul Bilgi Üniversitesi) -- SymbolicWeb / Robust web development in common lisp with Ajax/Comet support, MVC and shinny view widgets
Kemal Akman -- Ncat and Nping development for the Nmap toolset
Denis Kurov (Yıldız Teknik Üniversitesi) -- Func / Network Automation
Deniz Koçak -- IM/VoIP using telepathy
Mehmet Ozan Kabak (ODTU) -- A System Restore Project for Pardus
Türker Sezer (Mersin Üniversitesi) -- Pardus CD/DVD/USB Distribution Wizard
Cihangir Beşiktaş (ITU) -- Internet Connection Share Module
İşbaran Akçayır (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi) -- 802.1x support for network manager
Serdar DALGIC (ODTU) -- PISI - Package Signing Mechanism
Birgi Tamersoy (University of Texas) -- On-the-fly Code Checker for Vim
Safa Sofuoğlu (Hacettepe Üniversitesi) -- Updating and Improving BOSH Support of Openfire
21 Nisan 2008 Pazartesi
17 Nisan 2008 Perşembe
1 Mayısta Konya'dayım
Tam da bu etkinliğin öncesinde olmasa Cisco Expo 2008'e de katılmak istiyordum ama 5 gün içinde Çanakkale-İstanbul-Konya-Ankara-Çanakkale yolculuğu (özellikle de aracı ben kullanacaksam) çok yorucu olur diye birinden vazgeçmek zorunda kaldım.
3 Mayıs tarihinde Konya-Çanakkale arasında trafikte olacağımdan shutdownday de aradan çıkmış olacak :)
16 Nisan 2008 Çarşamba
debian, postgresql, freeradius, özgürlük ve evlilik üzerine
Benim aklıma normalde veri tabanı denildiğinde mysql'den başka bir şey gelmez ama kayıtların analizini yapacak olan (yeni çalışma arkadaşlarımızdan) Mehtap, 'python ve postgresql ile bir şeyler yazayım' deyince itiraz etmedik (sevindik hatta). Sınav haftasında olmalarına rağmen bugün bu konuya çalıştık beraber. Aslında yapılacak işlem basit. Hatta dün bir kaç saatte Türkçe'sini bile bitirdim. Ama klasik olarak işler belgelerde yazıldığı gibi gitmedi. Tamam hataya alışkınız ama daha elimizdeki veri tabanını postgresql'e yükleyemeyince çokça zaman kaybettik. İşin garibi, Mehtap belgede yazanları daha önce denediğini ve bir problemle karşılaşmadığını söylüyordu. Beraber denedik; gerçekten pardus üzerinde sorunsuz çalışıyordu yazılanlar. Belgenin yazarı da SuSE üzerinde test etmişti yazdıklarını.
Nasıl bir hatayla karşılaştığımızı da yazayım da google'dan arayıp buraya gelenler doğrudan bunu okuyup işlerini halletsinler:
su - postgresHata da şöyle:
createuser radius --no-superuser --no-createdb --no-createrole -P
createdb radius --owner=radius
exit
cd /usr/share/doc/freeradius/examples/
psql -U radius radius < postgresql.sql
psql: FATAL: Ident authentication failed for user "radius"
Nette yapılan arama yığınla böyle sorun döndürüyor. Yukarıda yapmaya çalıştığımız şey veritabanında kısıtlı bir radius kullanıcısı, radius veritabanı yaratıp elimizdeki şemayı postgresql'e yüklemekten ibaret. İşin bu kadar başında yığınla insanın takılıyor olması şaşırtıcı bir durum aslında. Ben yine debian'a toz kondurmak istemedim ama google'ın buldukları çoğunlukla onunla ilgiliydi. Uzun lafın kısası eski dostum debian postgresql'in standart gelen pg_hba.conf dosyasını daha güvenli olsun diye değiştirip öyle dağıtıyormuş. Diğer dağıtımların akıl edemedikleri(!) bu değişiklik sayesinde postgresql ile tanışmak üzere olan kullanıcılar, belki bizim de yapmak üzere olduğumuz gibi, arkalarına bakmadan mysql'e doğru kaçıyorlar. Burada konunun detaylı tartışması ve çözüm yöntemleri anlatılıyor.
Neyse biz sorunumuzu çözdük ve yine de özgürlükçü tavrından dolayı debian'ı seviyoruz ;)
-------------------
Okulu bitirip giden 'bizim çocuklar' birer birer evleniyorlar yakınlarda. Aişe'nin 27 Nisanda İstanbul'da olacak düğününe gidemeyeceğim ama 16 Mayısta Lapseki'de evlenecek olan arkadaşın düğününe giderim muhakkak. Kim olduğunu isterse kendi yazsın ;)
Edit: Hayır yahu evlenen Oğuz değil :)
11 Nisan 2008 Cuma
Virgül
Dağıtım tekelinin keyfi uygulamalarının bir sonucu olarak, 10 yılı aşkın bir süredir gazete bayilerinde satılan Virgül, başka dergiler gibi geçen aydan bu yana gazete bayilerinde bulunmuyor. Virgül’ü sınırlı sayıdaki bayinin yanı sıra, aşağıda listelenmiş olan kitabevleri ve zincir mağazalarda bulabilirsiniz. Virgül’ü alabileceğiniz noktaların sayısını artırmaya çalışacağız; yine de bulmakta güçlük çekerseniz bir başka seçenek, abone olmak...
Yarın 117. sayıyı alabileceğim iki yere de gideceğim sanırım bulurum ama 116. sayı kaçtı artık. Off of. Niye alışkanlıklarımızla bu kadar oynanıyor anlamıyorum ki.
10 Nisan 2008 Perşembe
google da kapanmalı
8 Nisan 2008 Salı
"Corrupted MAC on input" hatası
1 Nisan 2008 Salı
eduroam'a dahil olduk
Ulakbim'in geçen yıl tanıtımını yaptığı projelerden biri olan eduroam'a bugün itibariyle biz de dahil olduk.
Ankara dışında ilk il olduğumuz gibi memleketteki üçüncü üniversite olduk bu ağa dahil olan. Peki nedir bu eduroam? Ulakbim'in sayfasından olduğu gibi aktarayım:
eduroam, Education Roaming (Eğitim Gezintisi) kelimelerinin kısaltmasıdır. RADIUS tabanlı altyapı üzerinden 802.1x güvenlik standartlarını kullanarak, eduroam üyesi kurumların kullanıcılarının diğer eğitim kurumlarında da sorunsuzca ağ kullanımını amaçlamaktadır.
eduroam üyesi kurumların kullanıcıları, kendi kurumlarında (Ev Kurum) ağa bağlanmak için kullandıkları kullanıcı adı şifre ikilileri ile, eduroam üyesi olan başka bir kurumdan (Misafir Kurum) ağa bağlanabilirler. Kullanıcı misafir kurumda iken aldığı eduroam yayınına bağlantı talebi gönderdiğinde, misafir kurumun yetkilendirme sunucusu, o kullanıcıyı kendi ev kurumunun yetkilendirme sunucusuna yönlendirerek, yetkili olup olmadığını belirler. Tüm bu sorgulamaların, sunucular arasında oluşturulan şifreli bir tünel içinden yapılması, kullanıcı adı şifre ikililerinin kullanıcının kendi ev sunucusu haricinde görülmesini engeller. Bu durumda kullanıcıların yapması gereken tek şey, misafir olduğu kurumda yer alan eduroam kablosuz ağını, kendi kurumunun ağına bağlanır gibi tanımlamasıdır.
Kısa bir süre içinde Üniversitenin her yerinde (yaşanan mekanlarda elbette, dağda bayırda değil :)) kablosuz internet erişimi sağladığımızda eğer sizin Üniversiteniz de bu ağa dahilse, kendi okulunuzdaki kullanıcı adı ve parolanızla bizim ağımızı kullanabileceksiniz. Elbette tersi de olacak: bizim üyelerimiz de (öğrencilerimiz dahil) gittikleri yerlerde SSID olarak eduroam varsa @comu.edu.tr adresleriyle ağ'a dahil olacaklar.
Bir iki gün içinde bu projeye hazırlanırken oluşturduklarımızla ilgili de yazarım. Freeradius ve arkadaşları için planlarımız var.
Bilgi İşlem'den Faik ve Sedat, bilgisayar mühendisliği öğrencilerim Figen, Şule, Cem ve Mehtap haftada bir günlerini bu işe ayırdılar. Yine bizimle çalışan Mesut başka işlere baktığından fırsatı olmadı bu projede yer almaya. İşbaran da bundan önce dahil değildi ama harika bir araç yazacak, hepim(n)iz onu kullanacağız. Hep beraber bu projeye destek olacağız. Hatta ikinci sınıf öğrencilerinden bir(ler)ini çıkış noktası burası olacak daha uzun soluklu bir serüvene başlatayım diyorum.
Akademik Bilişim Konferansı'nın başarıyla tamamlanmasının ardından yaşadığım en mutlu gelişme bu olduğundan bu kadar uzun yazdım. Akademik Bilişim'le ilgili bir ...ardından yazısı yazmadığımı farkettim şimdi ama çok geç artık ;(
26 Mart 2008 Çarşamba
Debian için EAP/TLS/TTLS/PEAP desteği olan freeradius paketi hazırlanması
Daha önce de yazdığım gibi debian depolarında bulunan freeradius paketlerinin EAP/TLS/TTLS/PEAP desteği bulunmuyor. Nedeninin Openssl lisansı olduğunu da yazmıştım. Buna rağmen dağıtım olarak debian kullanmak isteyen ve kaynak koddan kurmak istemeyenler için yapılacak işlemleri buraya yazayım istedim.
Aşağıdaki işlemlerin hepsini root olmayan bir kullanıcı ile yapmanız gerekiyor.
Gerekli kaynak dosyaları indirelim. Kullandığınız debian'a göre farklılık gösterse de üç dosyayı indirmeniz gerekiyor. Stable için freeradius_1.1.3-3.dsc, freeradius_1.1.3.orig.tar.gz ve freeradius_1.1.3-3.diff.gz. Freeradius'un son sürümünün 2.0.3 olduğunu göz önüne alırsanız 1.1.3 oldukça eski sayılır. Bana soran olursa testing daha kabul edilebilir bir versiyon olan 1.1.7'yi sunduğundan onun kullanılması daha mantıklı olabilir. Testing için indirilecek dosyalar şöyle: freeradius_1.1.7-1.dsc, freeradius_1.1.7.orig.tar.gz ve freeradius_1.1.7-1.diff.gz. Böyle bir iş için unstable kullanmak isteyene link vermek gerekmez diye düşünüyorum. Stable ve Testing için de güncel sürümlerin burada verilenler olup olmadığını elbette kontrol edeceğinizi varsayıyorum.
- İndirdiğimiz dosyaları açalım: $ dpkg-source -x *.dsc $ cd freeradius-* Bu komutu çalıştırabilmek için sistemde dpkg-dev paketinin kurulu olması gerekiyor.
- Oluşturulan dizine geçerek debian/rules dosyasında --without-rlm_eap-* olan satırları --with-rlm_eap-* olarak değiştirelim.
- Bir kaç satır altta --without-openssl olan satırı da --with-openssl yapalım. Bu satır stable sürümünde yok.
- Yine aynı dosyada geçen aşağıdaki satırları silelim:
for pkg in $(shell grep ^Package debian/control | awk '{print $$2}') ; d o \ if dh_shlibdeps -p $$pkg -- -O | grep -q libssl; then \ echo "$$pkg links to openssl" ;\ exit 1 ;\ fi ;\ done- debian/control dosyasının ikinci satırında bulunan Build-Depends bölümüne libssl-dev'i ekleyip Build-Conflicts bölümünden çıkartalım.
- Son olarak aşağıdaki komutla yeni paketlerimizi oluşturalım. $ dpkg-buildpackage -rfakeroot Bu komutu kullanabilmek için sistemde gcc, libltdl3-dev, libssl-dev, libpam0g-dev, libmysqlclient15-dev, libgdbm-dev, libldap2-dev, libsasl2-dev, libiodbc2-dev, libsasl2-dev, libiodbc2-dev, libkrb5-dev, snmp, autotools-dev, dpatch, libperl-dev, libtool paketleri kurulu olmalı.
Her şey yolunda gitmişse (bilirsiniz, bazen gitmez) kısa süren bir işlemden sonra sekiz adet .deb paketiniz oluşmuş olmalı. Ben yukarıda bahsettiklerimi sparc işlemcili bir makinada testing üzerinde yaptım. Oluşan paketleri ftp.comu.edu.tr adresine koydum. Umarım birilerinin işine yarar.
Kaynak: Building Debian FreeRadius package with EAP/TLS/TTLS/PEAP support
24 Mart 2008 Pazartesi
elveda last.fm
Hayatım hep ani vedalarla doludur benim.
21 Mart 2008 Cuma
OpenSSL ve GPL
Can I use OpenSSL with GPL software?
On many systems including the major Linux and BSD distributions, yes (the GPL does not place restrictions on using libraries that are part of the normal operating system distribution).
On other systems, the situation is less clear. Some GPL software copyright holders claim that you infringe on their rights if you use OpenSSL with their software on operating systems that don't normally include OpenSSL.
If you develop open source software that uses OpenSSL, you may find it useful to choose an other license than the GPL, or state explicitly that "This program is released under the GPL with the additional exemption that compiling, linking, and/or using OpenSSL is allowed." If you are using GPL software developed by others, you may want to ask the copyright holder for permission to use their software with OpenSSL.
20 Mart 2008 Perşembe
Neden paket yapmalı?
Dün yazdığım uzun yazıya gelen yorumlardan sonra anladım ki uzun da olsa yeterince açık olmamış yazı. Yazının sonunda "Aslında bu paketleme işini Cem de yapar ama o zaman kaynak koddan kurmaktan ne farkı olur ki?" dediğimde aslında tam da söylemek istediğimi söylememişim. İşin doğrusu elbette bir fark olur ama benim o yazıda avantaj diye bahsettiğim gibi programın güncellenmesi işini outsource etmemiş oluruz demek istemiştim. Bunu saymazsak elbette programı kaynak koddan kurmak yerine paketini hazırlayıp onu kullanmanın başka avantajları var. Koray, sağolsun aşağıdaki avantajları postayla göndermiş bana:
- Paketi depoya dahil edersiniz, sizin dışınızda insanlar da gerektiğinde müdahale edebilir ve kullanabilir.
- Program paketli olarak kurulduğu için bir sorun olduğunda de-install etme işlemi başta olmak üzere her şey sisteme entegre gelişir ve başınız daha az ağrır.
- Paketin iki satırında yapılan bir değişiklik, api/abi tutarlılığı korunan bir güncelleme için yeterli olur, hiç uğraşmazsınız.
Bunlara ilave olarak paket hazırlamanın, hazırlayana da faydalı olacağını unutmamak lazım. Yeni bir şey öğrenmenin (hele de pardus'la ilgili) artıları elbette büyük. Bu iki yazının ardından:
- rlm_eap_tls.so dosyası için debian'a değil onu uygun lisansla lisanslamayanlara kızıyorum.
- freeradius ve ev ahalisini Cem paketleyecek, İşbaran güncelleyecek.
Henüz Cem'in durumdan haberi yok ;) (artık olmuştur herhalde). * Üniversitede böyle akıllı arkadaşlarla çalışmak pek güzel.
19 Mart 2008 Çarşamba
debian, paket, ssl, radius ve izmir kordon üzerine
Aradan yıllar geçti (gerçekten bir kaç yıl sürdü bu dönem), dağıtımlar daha iyi dağıtımlar oldular (aslında dediğim gibi; zaten iyiydiler, mevzu o değildi;) ), kurduğum sunucuların ve onların üzerinde koşan yazılımların sayısı arttı ve belki en önemlisi ben yoruldum ya da aklım başıma geldi. Madem dağıtımı kuracak kadar güveniyorum dedim (evet, bir dönem LFS ile bile uğraştım) kendime, neden onların hazırladıkları paketlere güvenip kullanmayayım? Önceden, dağıtımların paketlerinin generic olduğu yönünde bir çekincem olurdu ama varsın genel olsundu paketler, sanki ben derlediğimde Demir Bükey gibi mi derliyordum onları? Hem gerçekten öyle derlenmeye ihtiyacı olan kaç program vardı ki? Redhat bir sürü okumuş çocuk çalıştırırken onlara güvenmemek mantıklı değildi (artık). Hem Deniz Hanım bile dağıtımların paketlerini kullanmayı öneriyordu.
Bu radikal sayılacak kararlardan sonra kademeli olarak dağıtımların paketlerini kullanmaya başladık. Tabi heyecanlı gençler arada gentoo kullanıp, bir gün süren program derleme seanları yapıyorlardı. Bu tercihten gördüğüm en büyük fayda kazandığım zamanım oldu. Hali hazırda bir çok ekip benim ihtiyacım olan programların güncel sürümlerini, açıklarını, yamalarını takip ediyor ve hazırladıkları paketleri depolarına koyuyordu. Bütün bunları bir komutla sisteme kurmak harika bir şeydi (hala öyle). Uzun sayılabilecek süreler boyunca redhat kullandım, hala kullandığım sunucularım var. Bedava indirilebilirken bile redhat 6.2 satın almıştık hatırlıyorum, hala da arada bir alıyoruz. Daha sonra ağırlıklı olarak debian kullandım.
Debian'a geçince paket yönetiminin ne olduğunu anladım çünkü redhat kullanırken, eskiden, bir rpm dosyasını kurmak istediğinizde bilmem_ne.so.3 dosyasının sisteminizde bulanamadığı hatasını alırdınız, o dosyayı içeren rpm paketinin ne olduğunu bulduktan sonra bir de bakardınız o da kurulmak için başka dosyalara ihtiyaç duyuyor. Bu silsile böyle devam ederken günün sonunda aslında ne kurmaya çalıştığınızı bile unutacak durumda eve dönebilirdiniz. Ama debian'da sihirli sözcük apt-get vardı (hala var). apt-get install ıvır-zıvır dediğinizde istediğiniz programı ve onun ihtiyaç duyduğu saz arkadaşlarını alır getirir ve kurardı (uzun süredir başka dağıtımların da benzer işler yaptığını biliyorum elbette). İşin doğrusu program kurmak genelde basit bir iştir, zor olsa bile internette mutlaka açıklayıcı belgeleri bulunur. Bu yüzden, bence, paket denilen şeyin (Akgül hocanın deyimiyle) elini kirletmekten korkmayan birine getirisi program kurmayı kolaylaştırmak olamaz. Program kurmanın zor olmaması bir yana, zaten sunuculara da gün aşırı program kurmazsınız. Tamam bu kurulum işlinde zaman kazandırır ama esas zamanı güncelleme de kazanırsınız. Sunucuya programlar seyrek kurulur ama sık güncellenir (en azından göreceli olarak).
Programları kaynak koddan kurmak ve güncellemek yerine dağıtımların paketlerini kullanınca üzerinizdeki büyük bir işi outsource etmiş olursunuz. Paket kullanmanın önemli avantajlarından biri de kurduğunuz programların, ihtiyaç duydukları diğer programların, kütüphanelerin, yapılandırma dosyalarının ve diğer ıvır zıvırın nerede olduğunu bilmesidir.
Her ne kadar bazıları (kendilerince haklı sayılabilecek sebeplerle) beğenmese de debian ve onun paket yönetim sistemi iyi çalışır, kararlıdır, güven verir. Tamam; kararlı olanı biraz eskidir.
Henüz bir sunucuda değil ama günlük işlerimi yapmak için dizüstü ve masaüstü bilgisayarlarımda kullandığım Pardus'un PiSi'sinin bir özelliğini kullandığımı söyleyemem. Kurulumda paket seçimi olmadığından, sonra da grafik arayüzü kullanıp güncelleme yapıp yeni paket kurduğumdan aa şunu daha iyi yapıyormuş ya da şunu şöyle yapsaydı keşke diyemiyorum. Şimdilik bir yamuğunu görmediğimi yazabilirim sadece.
Uzun süredir yeni bir şeyin sunucusunu kurmadan, olanları hayatta tutup vaktimi doktora tezime ayırdığımdan (asla yeteri kadarı olmuyor) sunucu tarafında işler ne durumda bilmiyordum. Her ne kadar pardus'un sunucu sürümü çıkmamış olsa bile kurmamız gereken radius sunucusu için pardus'u kullanabiliriz belki diye düşünmüştüm. Yukarıda yeterince açıkladığımı düşündüğüm sebeplerden deposunda freeradius paketi olmadığından ben yine eski dostum debian'a döndüm. apt-get install ne_gerekiyorsa dememize rağmen yapılandırma sırasında aldığımız hatalar deli etti bizi; ne openssl.cnf dosyası, ne CA.pl ne de CA.all sanki debian paketinden çıkmış gibi değildi. Dosyaların içine baktığımda openssl'in yolunun /usr/local altında arandığını şaşırarak gördüm. Eğer programları kaynak koddan kurarsanız bunlar gibi dosyaların generic olması sizi şaşırtmaz ama debian'ın openssl paketinden çıkan dosyada path doğru olmalı diye bekliyor insan. Şaşırmış olsak da gerekli değişiklikleri yapıp, kurulum için kullandığımız NASIL belgesindeki talimatları takip edip kurulumu tamamladık.
Son iş olarak freeradius'un doğru çalışıp çalışmadığının test edilmesi aşamasını az önce yaptım ve gerçekten şaşırdım. Önce aldığım hatayı yazayım:
rlm_eap: Failed to link EAP-Type/tls: rlm_eap_tls.so: cannot open shared object file: No such file or directory
Kurulumda bir hata almamama rağmen burada hata çıkması canımı sıksa da google'da ilk aramada doğru ve kısa cevabı bulacağımdan emindim. Bulduğum yanıtlardan biri bu örneğin. Tıklamaya üşenenler için yazayım: rlm_eap_tls.so dosyasının lisansıyla ilgili problem olduğundan debian'la birlikte gelmiyormuş. Hadi canım bu kadar da olmaz, aradan geçen zamanda işler değişmiştir diyerek, debian'ın paket deposunda yaptığım aramanın sonucu: Sorry, your search gave no results.
Firefox'un logosu özgür değil diyerek iceweasel'e bile sıcak bakmış biriyimdir aslında ama buna da yuh diyorum artık. Kolayca tahmin edileceği gibi bu .so dosyası olmadan istediğim işi yapamayacağım. Debian'da bu dosyayı kendi paketine dahil etmemiş. İnternette herkes kaynak koddan kurmayı önermiş ama o zaman bir dağıtımı kullanmanın anlamı benim için çok azalıyor (sistemin diğer bileşenleri hala dağıtımın paketlerinden oluşuyor).
Sabah bir dağıtım seçip bütün yaptıklarımızı kaynak koddan kurup tekrarlayacağız maalesef. Figen, Şule ve Mehtap memnun olacaktır bu işe ama ben çok sinir oldum.
Belki de Pardus'daki arkadaşlara yazıp freeradius ve saz arkadaşlarını paketlemelerini istemek mantıklı olabilir. Aslında bu paketleme işini Cem de yapar ama o zaman kaynak koddan kurmaktan ne farkı olur ki?
İnsan bazen bu işleri bırakıp İzmir kordon'da kafa dinlemek istiyor.
yapay zeka çağında hâlâ bilgisayar mühendisi olunmalı mı?
Yazıyı okumaya sabrı olmayanlar için kısaca söyleyeyim: kimse gelecekle ilgili tavsiye verecek bir şey bilmiyor. Önceden de bilmiyordu bugün...
-
İkinci gün sadece öğleye kadar süren çalıştayda iki oturum yapıldı. Bunlardan ilkinde daha önce üzerinde konuşulan sorunlar için katılımcıla...
-
Pardus ülkemizdeki en geniş özgür yazılım topluluğunu bir araya getirmiş bir projedir. Kitlelerin linux ve özgür yazılımla tanışmalarına ve ...
-
Dün özgürlükiçin forumlarında okuduğum konu doğru mu diye gidip yerinde gördüm. Çanakkale'ye bir buçuk ay önce gönderilmiş olan etkileşi...