Yaklaşık beş yıl önce bütün Isiguro romanlarını sırasıyla okumuş olmama rağmen nasılsa bu hafta tekrar okuyayım dedim. Bir yazarın bütün kitaplarını okumayı bir maraton gibi görürüm, Beethoven'ın bütün senfonilerini veya Led Zeppelin'in dokuz albümünü birbiri ardına dinlemek gibi şeyleri severek yaparım. Ishiguro çok sevdiğim yazarlardan biri olduğundan yeni şeyler okumak yerine zaten bildiğim romanlarını okumak yine güzel bir deneyim oldu. Sonunu bildiğim şeyleri okurken sonunda bir sürpriz olmayacağından emin olup kendimi güvende hissettiğim için yapıyorum böyle şeyleri belki de.
İlk okumamdan farklı olarak bu sefer romanlardan uyarlanmış filmleri de izledim. Never Let Me Go ve Remains Of The Day'i çeken yönetmenler romanlara neredeyse hiç dokunmadan olduğu gibi sinemaya aktarmayı denemişler. Yüzlerce sayfalık metinleri iki saatte anlatmak çok zor bir iş ama ben iki filmi de beğendim. Sanattan ne beklediğimizle ilgili bir konu olsa da Anayurt Oteli gibi kahramanın attığı adım sayısını filmde de değiştirmeden göstermeye çalışmak beyhude bir çaba bence.
Kazuo Isiguro kitapları onlarca dile çevrilmiş, 2017'de Nobel Edebiyat Ödülünü de almış büyük bir yazar. Romanları haricinde üç sinema filminin senaryosunu da yazmış. Son senaryosu 2022 yapımı Living [1]. Tam 70 yıl önce Akira Kurosawa'nın yazıp yönettiği Ikiru'nun İngiliz versiyonunu yeniden yazmış. Bu filmin yeniden çekilmesine yönetmen tarafından bakınca artık izlenmeyen çok eski bir Japon filminin yeniden gösterime sokulmasının ardındaki motivasyonu anlayabiliyorum ama Isiguro neden hiçbir yenilik getirmediği bir senaryonun altına adını yazmış acaba? Ikiru ve Living arasında oldukça küçük farklar var tabi ama bunlar hem anlatılan tarihin hem de ülkelerin kültürünün çok farklı olmasından kaynaklanıyor. Ishiguro beş yaşında Japonya'dan ayrılmış bir ailenin artık İngiliz olan çocuğu. Her ne kadar Japon kültürünün içinde büyümemiş olsa da Japonya'nın yetiştirdiği en büyük yönetmen olan Kurosawa'ya büyük saygı duyuyor olmalı. IMDB'de filmin yazarlarına bakıp Ishiguro ve Kurosawa'nın adlarını yan yana görünce Ishiguro'nun senaryoyu yazma nedeninin adının Kurosawa ile yanyana yazılması olduğunu düşündüm. Kim böyle büyük bir sanatçıyla birlikte anılmayı istemez ki zaten? Bizim için önemli insanlarla bu yüzden aynı fotoğraf karesinin içinde olmak istemiyor muyuz? "Ömrümce görmezsem de bir daha, / eh diyebilirim yine de, / Bir kez orada bulundum" demek için. Bunun tarihten silinmeyecek şekilde kalıcı olması fırsatını kimse kaçırmak istemez herhalde.
Klara İle Güneş de bu yıl gösterime girecekmiş. Dilerim onu izleyecek günleri görebilirim.
[1] https://www.imdb.com/title/tt9051908/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder