Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Açık Erişim

Geçen hafta Harward Kütüphanesinin akademik dergilere yıllık 3.5 milyon $ abonelik bedeli ödemeyi sürdüremeyeceğini açıkladı. Yerli ve yabancı basında çokça yankı bulan bu konuya kısaca dikkat çekmek istiyorum.

Bilimsel (akademik) dergilerin içeriklerinin neredeyse tamamını üniversiteler ve araştırma kurumları üretiyorlar. Üretilen bu içeriğin değerlendirilmesini, yani hangilerinin yayınlanmaya değer bulunacağını da yine üniversite veya araştırma kurumlarından bilim insanları yapıyorlar. Şaşırtıcı olmayacak belki ama bu dergilerin tek müşterileri de yine üniversite ve araştırma kuruluşları. Bu resme biraz yukarıdan bakınca başka bir sektörde benzerine rastlanması zor bir durum ortaya çıkıyor. Üretenler, denetleyenler ve alıcılar aynı olmasına rağmen bu işin organizasyonundan çok büyük paralar kazanılıyor.

Burada bir parantez açıp bahsi geçen bu dergilerin hepsinin aynı kalitede olmadığını, dergi çıkaranların hepsinin evliya olmadığını da söylemem gerekir. Küçük bir google araması sizi…

Microsoft'un Üniversitelerle Savaşı

Üniversitelerimizin çoğunluğu derslerde işletim sistemi ve ofis paketi olarak sadece Microsoft ürünlerini anlatarak/öğreterek Microsoft'un parayla yaptıramayacağı bir tanıtım görevini yapıyorlar. Okulda sadece MS Ofis görmüş öğrencilerin önemli bir kısmı başka (daha iyi) alternatifler olduğunu bile bilmiyorlar. Bilişim dünyasında bir yıl sonrasını bile öngöremezken markaya bağımlı öğrenciler yetiştirmek üzerine konuşmayı sonraya bırakarak başka bir konudan bahsetmek istiyorum.

Kamu kurumları satın aldıkları bütün bilgisayarlarla birlikte mutlaka bir işletim sistemi de satın alıyorlar. Çoğunlukla bu ikisinin ayrı satılabileceği dahi düşünülmediğinden işletim sistemi lisans bedelleri ayrıca faturalandırılmıyor bile. Ayrıca bir başbakanlık genelgesiyle kamuda lisanssız yazılım kullanılmaması üzerinde durulduğundan ve MS'den başka bir işletim sistemi tanınmadığından her yıl ne kadar harcandığı bile bilinmeden lisans bedelleri ödeniyor.

Microsoft yakın zamana kadar üniversitelerin …

Google Summer Of Code 2012

Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu

Geçen hafta katıldığım çalıştay'da haberim olan konulardan biri de 'Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu' oldu. 22 Şubat'ta kabul edilen ve 22 Ağustos tarihinde yürürlüğe girecek olan kanun hepimizi etkileyecek değişiklikler getirdiğinden bir kaç önemli noktaya dikkat çekmek istiyorum. Merak edenler belgenin tamamını okuyacakladır ama bazı bölümleri burada alıntılayacağım.
Öncelikle kanunun amacına bakalım: Bu Kanunun amacı, ülkemizin kültürel varlığı ile bilgi birikimini oluşturan fikir ve sanat eserlerinin basılmış veya çoğaltılmış nüshaları ile ikili ya da çok taraflı anlaşmalar uyarınca yurt dışında basılan veya çoğaltılan fikir ve sanat eserlerinin etkin, sağlıklı ve eksiksiz bir biçimde toplanması, gelecek kuşaklara aktarılması, elverişli ortamlarda saklanması, korunması, düzenlenmesi ve toplumun bilgi ve yararına sunulmasına ilişkin esasları belirlemektir. Çoğu zaman olduğu gibi iyi bir şeyin hedeflendiğini görüyoruz. Birşeylerin kütüphanelerde d…

LibreOffice Türkçe çeviri hareketi

Özgür bir işletim sistemi kullanmayanların dahi bir lisans bedeli ödemeksizin kullanabildikleri bir ofis paketi olan LibreOffice'in çevirilerini uzun süredir neredeyse tek başına Zeki Bildirici sürdürüyor. Her ne kadar kullanıcı arayüzü özverili çalışmalarla %100 Türkçe'ye çevirilmiş olsa da 'Yardım' çevirileri ancak %40'lara gelebilmiş durumda.

MS Office kullanıcılarını LibreOffice kullanmaya ikna etmek için onlara kendi dillerinde bir arayüz sunmak kadar okuduklarında anlayacakları bir 'Yardım' içeriği sunmak da çok önemli. Yardım tamamen Türkçeye çevrilince onu kullanıp çeşitli belgeler üretmek de kolaylaşacaktır.

Türkçe bir ofis paketi bireysel kullanıcılar için de önemli olmasına rağmen en fazla kurumsal kullanıcılar açısından önemli. Özellikle binlerce kullanıcısı olan üniversiteler için lisans maliyetleri onbinlerce dolarları bulabiliyor. Diğer kurumlar; örneğin bankalar, ofis paketinin Türkçeleştirilmesi için kolaylıkla işgücü ayıramazken sayısı 200…

Pardus Danışma Kurulu Ne Durumda?

23-24 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen Pardus'un Yarını Çalıştay'ının üzerinden neredeyse bir ay geçti. Çalıştay'ın ardından konuluşanlar detaylı olarak yazmıştım [1], [2], [3].  Geçtiğimiz haftasonu Türkiye'deki bütün üniversiteleri internete bağlayan kurum olan ULAKBİM'in bu yıl 6.sını düzenlediği bir çalıştay düzenlendi. Aynı zamanda ULAKBİM'in de başkanı olan Ahmet Kaplan ile danışma kurulu başta olmak üzere Pardus genelinde konuları konuşma fırsatım oldu. Pardus'la ilgili gelişmeleri proje yöneticisinin kendi blogunda yazmasının en doğrusu olduğunu düşünüyorum ama ben yine kendi gördüklerimi yazayım.
Pardus projesinin ULAKBİM'e geçişinin evrak işleri ancak geçen hafta tamamlanabilmiş. Ahmet hoca bahsi geçen danışma kurulunun resmiyet kazanabilmesi için yazışmaları başlattığını ve bu ayın sonuna yetiştirilmesini hedeflediğini söyledi.Pardus kullanan en büyük kurum olarak her yerde söylenen MSB bir süredir destek alamadığı TÜBİTAK ile sözleşme yenil…

Eğitim Fakültelerinde İkinci Öğretim Programları Kapatılıyor

Yükseköğretim Genel Kurulu 5 Nisan 2012 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararları almış. Yükseköğretime Geçiş Sınavının 1 Nisan'da yapıldığı düşünüldüğünde iki sınav arasında çok büyük bir değişiklik yapılmış oldu. Programların kontenjanlarının ülkenin ihtiyaçlarına göre sürekli düzenlenmesini çok yerinde ve gerekli bulsam da sayının azaltılması işlemini sadece ikinci öğretimi kapatarak yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum. İkinci öğretimi gündüz okula gidemediği için tercih edenler yok sayılmış oluyor böyle yapılınca. MEB'in öğretmen ihtiyacı olan 4 bölüm de tartışmaya açık elbette.

a) Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 09.02.2012 tarihli toplantısında alınan öğretmenlik programlarında açık veya uzaktan eğitim sistemiyle lisans programlarına öğrenci alınmaması hususundaki kararı da dikkate alınarak 2012-1013 eğitim-öğretim yılı da dahil olmak üzere Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde yer alan Okul Öncesi Öğretmenliği ile İngilizce Öğretmenliği programları ile öğr…

Ders ödevlerini teslim almak için bir yöntem olarak Vikipedi

Çocuklardan ilkokulda çeşitli konuları araştırıp yazıya dökmeleri isteniyor. Bu sayede hem yazma, çizme becerilerini arttırmaları hem de kaynak okuma, anlama, özetleme becerileri geliştirmeleri hedefleniyor. Oğluma ikinci sınıfta bilgisayar öğretmeni bir konuyu araştırıp düz metin dosyasına kaydedip getirmesi ödevini verdiğinde google'dan yaptığı aramada ilk çıkan sonuca tıklayıp, ilk paragrafı kopyalayıp kendi belgesine yapıştırdığını gördüm. Hatta bana "baba böyle ödev yapmak çok güzelmiş, okumamız bile gerekmiyor" demişti.

Üniversitede ödevler temel olarak iki farklı kategoride veriliyor. Uygulamalı ödevlerde ya bir soruyu/sorunu çözmeleri ya da kendi yaratıcılıklarını kullanmaları isteniyor. Bu tip ödevleri değerlendirmek dersi veren için problem olmuyor genelde. Bir konunun araştırılıp yorumlaması istenilen ödevlerin değerlendirilmesi genellikle çok zor oluyor.

Kağıtta alınan ödevler en zor değerlendirilenleri. Onlarca sayfa yazıyı her öğrenci için ayrı ayrı okuyup,…

Osmaniye Linux Seminerinin Ardından

Dün (11 Nisan) Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'nin İnternet Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen etkinlikte "Türkiye'de Linux'un gelişimi" konusunda konuştum. Neredeyse tamamen dolu bir salona özgür yazılım hareketinin çıkışından bugüne geçirilen aşamaları anlattım. Çoğunluğu mühendislik bölümlerinden dinleyicilerin ilgisi tahminimin üzerindeydi. Osmaniye Üniversitesi internet haftasında 2 hafta boyunca seminerler düzenlediğinden etkinliğin duyurulması ve konuşmacılarla ilgilenilmesi işini çok başarılı bir şekilde düşünmüşlerdi. Başta Bilgi İşlem Daire Başkanı Kadir Uludağ olmak üzere Enformatik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinden hocalar hem konuşma sırasında hem de dışarıda çok ilgiliydiler. Hepsine tekrar teşekkür ediyorum.

Yemeklerinpeklezzetli olduğunu söylemeye bilmem gerek var mı? ;)

İnternet Haftası başlıyor

Türkiye'de İnternet'i genel kullanıma açıldığı gün olan 12 Nisan'ı (1993) kapsayan 2 hafta 1998'den bu yana İnternet Haftası olarak kutlanıyor. Bu yılın doğum günü pastası 12 Nisan'da Yaşar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek etkinlikte kesilecek.

Türkiye İnternet Kamuoyunu, 9-22 Nisan'da gerçekleşecek 15. İnternet Haftasını, tüm ülkede internete verdiğimiz öneme yakışır bir şekilde; interneti savunmaya, interneti konuşmaya ve bu doğum gününü kutlamaya çağırıyoruz. Tüm kesimlerden; Üniversiteler, Ticaret ve Sanayi Odaları, Çiftçi Birlikleri, Ziraat Odaları, Mühendis Odaları, Barolar, Tabip Odaları, Bankalar Birliği, Noterler Birliği, Organize Sanayi Bölgeleri, Yerel Yönetimler, İnternet Cafeler, Okullar, Kaymakamlıklar, Valilikler, Bakanlıklar, tüm kamu yönetimi, özel sektör, internet şirketleri, Bilişim/Bilgi/İletişim STK'ları, Demokratik Kitle Örgütleri, Bilişim Klüpleri, Tüm Medya Kuruluşlarını, Bireyleri bu İnternet Haftasını tüm ülkeyi saran bir…

Özgür Yazılım ve Linux Günlerinin ardından

Özgür Yazılım ve Linux Günleri bu yıl da çok eğlenceli geçti benim için. Bir gün öncesinde gitmiş olmama rağmen kimseyle istediğim kadar konuşamadım. Gitmeden önce planlar yapmış olsam da çok az semineri dinleyebildim. Hatta baştan sona bir tek Serdar Dalgıç'tan paket yönetim sistemleri dinledim desem yalan olmaz. Zamanı daha iyi ayarlayıp eski öğrencilerimle ve zaten pek az görüşebildiğim arkadaşlarla daha çok sohbet etme fırsatı yaratabilmeyi isterdim.

Biz her yıl olduğu gibi yine elliden fazla öğrenciyle katıldık etkinliğe. Daha önce seminere gittiğimiz Balıkesir Üniversitesi ve önümüzdeki ay seminere gideceğimiz Yalova Üniversitesi de aynı şekilde birer otobüs dolusu öğrenciyle katıldılar. Klasik olarak İstanbul'daki öğrencilerin katılımı çok azdı. Benden ve ev sahibi Bilgi Üniversitesindeki akademisyenlerden başka üniversite personeli olmaması yine dikkat çekiciydi.

Kurulma aşamasının sonuna gelmiş bilgisayar mühendisleri odasının iki tarafındaki arkadaşlarla da (Alper Er…