Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Fatih projesinde kullanılacak işletim sistemi neden önemli?

F@tih projesinde iki farklı ama ilişkili cihaz çok yaygın olarak kullanılacak; etkileşimli tahta (yaklaşık 600.000 sınıfta) ve tablet (yaklaşık 10.000.000). Her ikisinde de kullanılacak işletim sistemleri üzerinde çokça yazıldı çizildi. Pardus özelinde ben de daha önce bu konuda bir kaç yazı yazdım [1], [2], [3].

Her iki cihaz da kişisel kullanımdan farklı yeneteklere sahip olacaklar ve eğitim amaçlı kısıtlamalara tabi tutulacaklar. Örneğin tahtalara program kurma, kaldırma işlerini öğretmenler yapmayacak, kimse yetkili kullanıcı parolasını bilmiyor okullarda. Bu nedenle tahtalara kurulacak işletim sistemlerinin üzerinde kaç programın çalışabilir olduğunun, eğer linux olacaksa deposunda kaç paketin bulunduğunun bir önemi yok. Tabletlerde ise internet erişimi bile kısıtlı olacak. Onaylayıp onaylamamak başka bir konu ama durum bu. Lafı dolandırmadan bu donanımlar üzerinde özgür yazılımların koşmasının neden çok önemli olduğunu vurgulamak istiyorum.

Ölçek bu kadar büyük olunca çoğunlukla…

Microsoft Türkiye’nin yükselişi

Önce haberi alıntılayayım:
BRIC olarak adlandırılan (Brasil- Brezilya, Russia - Rusya, India- Hindistan ve China-Çin) hızlı büyüyen ülkeleri geride bırakan Microsoft Türkiye, Microsoft içinde ikinci kez “Yılın Ülkesi” ünvanının sahibi oldu. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen, “Şampiyonluk Kupası”nı Microsoft CEO’su Steve Ballmer’ın elinden aldı. Nisan ayında Micrososft'un Üniversitelerle Savaşı başlıklı bir yazıda Microsoft'un üniversiteleri nasıl avukatları aracılığıyla sıkıştırdığını anlatmıştım. Bu baskı işe yaramış ki "2012 Mali yılında Microsoft Türkiye yüzde 17 büyümüş". Herkesin çalıştığı şirketin durumunun daha iyi olmasını istediği gibi MS Türkiye genel müdürü de "Bu başarı hepimizin" demiş.


Yazılım konusundaki bütçe açığı için tek çözümün özgür yazılımdan geçtiğini farkettiğimizde herşey başka türlü olabilir ama ne zaman?

62'den LibreOffice tavşanı yapmak

Daha geçen hafta LibreOffice yardım içeriğinin %56'ını çevirdiğimizi ve daha çevrilecek 193.000 kelime olduğunu yazmıştım. Aradan geçen bir haftada çeviri ekibi çok yoğun çalışarak çeviri oranını %62'ye getirdi. Şimdi baktığımda yaklaşık 168.000 kelimenin beklediğini görüyorum. Bir haftada 25.000'den fazla kelime çevirilmiş.

İçinde bulunmaktan mutluluk duyduğum bu ekibi tebrik ediyorum.

Libreoffice çevirileri ne durumda?

Nisan ayının sonuna doğru iki yazı yazmış ve LibreOffice'in Türkçe çevirisi için üniversiteler olarak çalışacağımızdan bahsetmiştim [1], [2]. Lisans bedeli milyonlarca doları bulan ofis paketleri kullanmak yerine bir özgür yazılım olan LibreOffice'in kullanılmasının ülke açısından önemi ortadayken ve herkes bu konu üzerinde uzlaşmışken çok hızlı ilerleme kaydedeceğimizi düşünmüştüm. Ama öyle olmadı. Hepimizin işi olan bir konu bireyler açıcından bakınca "başkasının da işi" olduğundan çok kısıtlı bir katılım oldu üniversitelerden. Bu kadar büyük bir potansiyeli kullanamamak yazık oldu.

Neredeydik nereye geldik diye kısaca bakalım. LibreOffice 3.6 henüz duyurulmamasına rağmen arayüzü tamemen Türkçeleşmiş durumda. Yardım içeriği için Mayıs ayının başında %46 oranını yakaladığımızı yazmıştım. Bugün %56'dayız. Dört haftadır Çarşamba akşamları 21-22 arasında irc'de toplanıp birbirimize danışmak istediğimiz şeyler üzerinde konuşarak çeviri yapıyoruz. 2 ayda %10 artı…

Kamu kurumlarının IPv6 adresi temin etmeleri için zamanları azalıyor

8 Aralık 2010 tarihinde yayınlanan 'Kamu Kurum ve Kuruluşları için IPv6'ya Geçiş Planı'nın birinci aşaması sonlanmak üzere. Buna göre kamu kurumlarının IPv6 adresi ve IPv6 bağlantılarını temin etmiş olmaları için son tarih 31 Ağustos 2012. Bu tarihten sonra kamuda IPv6’yı desteklemeyen hiçbir ağ donanım ve yazılımına yatırım yapılmayacak.

İkinci aşama için verilen süre de 31 Aralıkta bitecek. Bu tarihe kadar kamu kurumlarının internet üzerinden verdikleri en az bir adet hizmeti pilot uygulama olarak IPv6 destekli hale getirmeleri zorunlu.

31 Ağustos 2013'den itibaren ise kamu kurum ve kuruluşları internet üzerinden verdikleri kamuya açık tüm hizmetleri IPv6’yı destekler hale getirecekler.

Çok kısa bir süre sonra IPv6 hayatımızın bir parçası haline gelecek.

Bedava mı Özgür mü?

Yıllar yıllar önce, okuduğum üniversitede ders kitaplarının hepsi yurt dışında basılmış ingilizce kitaplardı. Haliyle hepsi çok pahalıydı. Her dönem başında ciddi bir masraf kalemiydi bu kitaplar. Zaman şimdiki gibi internetten kitap indirme, kindle'dan okuma zamanı olmadığından (seksenlerin sonu, doksanların başı) kitaptan başka çalışma kaynağı yok gibiydi. Üst sınıflardan kullanılmış kitap almak bir çözümdü ama o keratalar da kitapları çok hor kullandıklarından (nasılsa paraları biz değil, anne babamız veriyordu) pek istenen birşey olmuyordu kitapları onlardan almak. Kitaplar pahalıydı ama fotokopi ucuzdu yine de. Ama onu da ciltletmek gerekiyordu yoksa rüzgarda dağılıp gitme tehlikesi vardı.

Bir diğer alternatif de orjinalinin aynı gibi olan korsan baskılardan almaktı. Korsan dediysem bunları çoğaltan yine bir üniversite öğrencisiydi. Bütün üniversite genelinde okutulan matematik, fizik gibi derslerden tutun da pek az öğrencisi olan bölümlerin yine az sayıda öğrencisi olan ders…

Türkiye Debian konusunda ne durumda

Pardus'un paket yönetim sistemi olan pisi yerine Debian'ın paketleme aracı olan dpkg'nin kullanılmasının çokça konuşulduğu bu günlerde ne durumda olduğumuzu bir özetleyeyim istiyorum.

Debian en fazla paketi olan, en fazla çatallanan ve en geniş geliştirici kitlesine sahip dağıtımların en başında geliyor. Bunda bir şüphe yok. Pardus ise sadece sadece kendisinin kullandığı bir paket yönetim sistemi olan pisi'yi kullanıyor. Pisi de bir süredir geliştirilmiyor. İki paket yönetim sistemi pek çok açıdan karşılaştırılabilir ama onu başka bir yazıya bırakarak sıkça seslendirilen Debian konusundaki bilgi birikiminin Pardus'tan çok fazla olduğu söylemi için bir karşılaştırma kriteri sağlayabilmeye çalışacağım. Konu kullanmak değil, geliştirmek ve destek vermek olunca iki kriter var bu karşılaştırma için: geliştirici sayısı ve resmi danışman şirket sayısı.

Konu Pardus'un paket yönetim sistemine karar vermek olunca her iki dağıtımın da resmi deposuna yazma yetkisi olan res…

Etkileşimli tahtalarda pratikte sadece Windows var

Geçen hafta bir hışımla gidip F@tih için liselere kurulan etkileşimli tahtalara bakıp Etkileşimli tahtalarda Pardus logolu Debian var diye yazmıştım. O zaman amacım Pardus'un paket yönetim sisteminin değişip değişmediğine bakmaktı. Aradan geçen bir haftada bu konuda çokça yazılıp çizildi. Aslında olaya Pardus açısından bakılmadığı zaman 600.000'den fazla sınıfta bir özgür işletim sisteminin çalışması sevinilecek bir şey. Ama eğer gerçekten çalışacaksa!

Pardus'la ilgili getirilen eleştirilerden biri de etkileşimli tahtada boot ekranında (grub ekranında) dokunmatik ekranın çalışmadığı ve sadece öntanımlı işletim sisteminin açıldığı yönündeydi. Bana geçen hafta Pardus'un yeni halini gösteren arkadaş işletim sisteminin kullanılmasına yardımcı olur diye klavye taktığında boot kısmını nasıl geçtiğine dikkat etmemiştim. Pardus'un yapamadığı söylenen işletim sistemi önyükleyicisinde dokunmatik ekranı çalıştırma işini Windows'un o berbat önyükleyicisinin nasıl yaptığına…

Pardus Danışma Kurulu ilk toplantısı

29 Haziran'da ULAKBİM'de Pardus Danışma Kurulu toplantısı yapıldı. Toplantıya Mustafa Akgül (STK temsilcisi), Doruk Fişek (çözüm ortakları temsilcisi), Sezai Yeniay (topluluk temsilcisi), Abdullah Arslan (kamu kurumları temsilcisi) ve ben (üniversite temsilcisi) olarak katıldık. Ahmet Kaplan ve Abdullah Erol TÜBİTAK'ı temsilen oradaydılar. Geliştirici temsilciliği konusunda oluşan anlaşmazlık yüzünden bu toplantıya mahsus geliştirici temsilcisinin masada olmamasına karar verildi. Nihat Karslı, Türker Gülüm, Cavit Vural ve Erdinç Gültekin dinleyici olarak salonda bulundular.

Toplantı ULAKBİM müdürü Ahmet Kaplan'ın yaptığı konuşmayla başladı. Ahmet hoca özgürlükiçin forumlarını yakından takip ettiklerini söyledi. Benim toplantıdan bir gün önce yazdığım Pardus'ta pisi yerine deb paketleri kullanılmasını şöyle açıkladı: Vestel ile yapılan çalışmalar sonunda etkileşimli tahtalara kurulan Pardus'larda donma ve çakılma sorunları yaşanmış. Bir buçuk ay kadar uğraşılmas…