1 Haziran 2026 Pazartesi

internet yerinde durmuyor

Dünyada daha çok vakit geçirdikçe telefon rehberimden eksilen insanların sayısı da artıyor. Bazılarıyla artık görüşmeyeceğimden emin olduğumdan, bazılarıyla ise görüşme imkanı kalmadığından siliyorum rehberden. Annemin numarasını bile silmiştim yıllar önce. Ne ben o numaraları arayabilirim ne de, olur da o numaradan bir çağrı gelirse açabilirim.

Mustafa Akgül'ün, Server Acim'in numarasını silmek bir hamlede yapılabilecek bir şey ama ya yazılarda onlara verdiğim bağlantılar! Uzun yıllar çalışan akgul.bilkent.edu.tr artık bulunamıyor elbette. Server hocanın sayfası da muhakkak çalışmıyordur. Ben üniversiteden emekli olduğum saat eposta adresim kapatılmıştı, onların sayfaları neden açık kalsın.

Bugün bloga baktım ve bu kadar linkin çalışmıyor olmasına çok şaşırdım işin doğrusu. Artık hayatta olmayan arkadaşlarımızın, hocalarımızın sayfalarının açık olmaması değil tek sorun. Kurumlar sayfalarının tasarımlarını yenilerken eskileri çoğunlukla siliyorlar. Tübitak'ta yıllarca gidip çalıştığım komisyonların izi kalmamış.

Yıllar içinde yazılım projelerin adları ve adresleri de değişti. Eski yazılarımda Pardus projesine uludag.org.tr bağlantılarını vermiştim çünkü adres buydu. Pardus'un svn depolarının ve bir tarihten önceki geçmişinin tamamen silinmesini saymıyorum bile.

Harici bir sayfadaki görsele verdiğim neredeyse bütün bağlantılar da kırık durumda. Birkaç sayfa var yirmi yıl ayakta kalmayı başaran; wikipedia, imdb, amazon. Belki hatırlayanlar vardır Google Plus diye bir adres vardı, o bile kapandı. Eski blog yazılarım sosyal medya diye bir şeyin olmadığı zamanlarda da yazıldığı için bugün hiç anlamı olmayan girdileri de içeriyor ama o zamanın linkleri ve görselleri olmayınca tamamen boş girdiler haline gelmişler. Onları sıradan gözden geçirip siliyorum veya nadiren güncelliyorum.

Bir zaman gelecek bu okuduğunuz satırlar da internetten silinecek. Bu bloga verilen bağlantılar, eğer varsa tabi, kırık duruma düşecek. Bunda hüzünlü bir durum yok aslında, kim sonsuza kadar yaşayacak ki zaten. Blogdan onlarca yazı sildim, belki sayı yüzleri bulabilir. Kimin umurunda bilmiyorum ama durum bu


 

1 yorum:

  1. Yaklaşık 10 yıl önce Fransa'daydım. Neden orada olduğumu hatırlamıyorum. Ama o sıralar üç güne yaklaşan bir uykusuzluk çekiyordum. O zamanlar böyleydi işte. Gençtim ve uykusuzluk sorunum vardı. Şimdi taş gibi uyuyorum. Yorgan gitti kavga bitti hesabı. Koşmaya çıkmaya karar verdim. O zamanlar sürekli koşardım. Gençtim sonuçta. öyleymiş genç olmak. Olamıyoruz artık. Neyse. Daġ bayır koştum o gün. Koşudan sonra biraz denize girmeye karar verdim. Brittany'de, tam sahilin önünde arkadaşımın dairesi vardı. Terli terli girmemeyim adamın evine dedim. O gün deniz oldukça dalgalıydı. Deniz de gençmişti. Neyse. Suya girdikten sonra birkaç kulaç attım ve anında yorulduğumu hissettim. Ama arkama dönüp baktığımda, kıyıdan sandığım gibi sadece 5 metre değil, daha çok 10 metre kadar uzaklaştığımı fark ettim. Rip akıntısı beni kıyıdan uzağa sürüklüyordu. Panik oldum. Hyperventilation. Hızlı hızlı nefes alıp veriyor, kontrolümü kaybediyordum. Suyun üzerinde kalma yeteneğimi de yavaş yavaş yitiriyordum. Intelligent design diyorlar ya bir de. Hasbinalla. Aklımdan geçen son düşünceler şunlardı: (1) Arkadaşımın 7 yaşındaki kızı, konuştuğum son kişinin kendisi olduğunu hayatı boyunca hatırlayacak. (2) Artık kimse e-postalarıma cevap vermeyecek. (3) Duygu haklıydı .. gerçekten de düşüncesiz bir aptaldım. O sırada yüzme maratonu için antrenman yapan biri beni gördü, boğulmak üzere olduğumu fark etti, ve beni kurtardı. Sahilde geldim kendime. Bugün burada olmamın nedeni de o adamdır. Sen gibi bir anlamda. O günden beri artık aramızda olmayan insanların geride bıraktığı kırık bağlantıları ve cevapsız kalan e-postaları düşünüyorum hep. Bir gün ben de onlardan biri olacağım. Sen de. İnternetin dijital mezarlığı bizi artık hedeflerine ulaşmayan hayal kırıklığı yaratan fare tıklamaları aracılığıyla hatırlayacak. İnsanlar o bağlantıların oraya ödünç aldığı her şeyi geri vermiş, artık kimseye hiçbir borcu kalmamış insanlar tarafından bırakıldığını bilmeyecekler. Bence boynu altında kalsın bu adaletsiz dünyanın :(

    YanıtlaSil

IPv6 konusunda ne durumdayız

Geçen gün e-devlet uygulamasına yeni bir bilgisayardan bağlandığımda gelen bildirim e-postasındaki IP adresi beni 20 yıl önceye götürdü. İlk...