5 Eylül 2019 Perşembe

Dünya düz mü, Amerikalılar Ay'a gitti mi?

Sıklıkla duyduğumuz komplo teorilerinin başında geliyor dünyanın düz olduğu ve aslında Amerikalaların aya gitmediği iddiaları. Her iki iddia için gün gibi açık fiziksel kanıtların yüzlerce yıldır biliniyor olmasına rağmen bu yazıda konuya başka bir açıdan yaklaşmak istiyorum. Aklı başında herkesin hiçbir fiziksel kanıt göremese bile ikna olması gerektiğini düşündüğüm konular bunlar.

Dünya düz mü?

Bu iddiada bulunanlar şu iki seçenekten birini kabul ediyor olmalı:
  • Yüzlerce yıldır, bu kadar bilim insanının göremediğini şimdi biri gördü.
Burada bahsettiğimiz bilim insanları kimler diye bakarsak Newton, Leibniz, Kepler, Einstein, Hawking ve daha binlercesi çıkar karşımıza. Söylemek istediğim şey onların göremediği bir şeyi bugün biz asla göremeyiz değil elbette. Hepisinin yanlış bildiği bir şeyin doğrusunu şimdi öğreniyoruz demek çok ciddi bir iddia ve bunun bir YouTube videosundan daha fazla delile ihtiyacı var. Bilim hep yanlışlanarak ilerliyor diyenler için Newton'un hareket kanunlarının yaklaşık 350 yıldır geçerliliğini koruduğunu hatırlatmak isterim. Türev ve integral hesabını icat etmiş olan Newton'un, göreliliği bulan Einstein'ın, karadelik ışımasını öngören Hawking'in dünyanın düz olduğunu görememeleri bana ihmal edilebilecek kadar küçük bir olasılık olarak görünüyor.
  • Yüzlerce yıldır dünyanın düz olduğunu gören bilim insanları anlaşıp bunu bize söylemediler (söylettirilmediler).
Böyle bir iddiada bulununca o kadar kalabalık bir bilim insanı grubundan bahsediyoruz ki, onları ne tehditle, ne de herhangi bir vaatle ikna etmek mümkün olamaz. Tarih doğru bildiğini her ne pahasına olursa olsun söylemekte ısrar eden bilim insanlarıyla dolu. Örneğin aşağıdaki fotoğrafta ortada yeralan Max Planck, küçük oğlu Hitler’e suikast yüzünden tutuklandığında onun bağışlanması için dahi nazilerle çalışmayı kabul etmemiştir. Dünyanın düz olduğunu görüp bunu saklaması için ona ne vaat edilmiş veya neyle tehdit edilmiş olabilir?


İşin doğrusu dünya küçük ölçekte düze çok yakındır.

Amerikalılar aya gitti mi?

İnsanlığın uzay macerasının Amerika ile Sovyetler Birliği arasındaki yarışın sonucu olduğu, üzerinde tartışma olmayan bir konudur. Sovyetler Birliği Yuri Gagarin'i dünyanın dışına çıkartıp çok büyük bir adım atmışken Amerikaların aya gittiğine ikna oldu ve "birinci olamıyorsan ikinci de olma" diyerek bu yarışı bıraktı. İkna oldu derken binlerce bilim insanından, siyasetçiden ve yüz milyonlarca insandan bahsediyoruz. Şimdi Neil Armstrong'un aydaki fotoğraflarına bakıp yok bayrak neden dalgalanıyor, yok ayda ayakizi mi olur diyenler kendilerinin bu dahice gözlemlerini tek amacı ülkesini uzay yarışında ileri taşımak olan bilim insanlarının yapamadığını düşünüyorlar. Zamanının en büyük iki gücünden biri olan Sovyetler Birliğinin yenilgiyi kabul ettiği ve "gitmediniz aslında, bizi kandırıyorsunuz" demediği bir konuda bir fotoğrafa bakıp asıl gerçeği görebildiğini düşünen birini bir yazıyla ikna etmek mümkün olamaz biliyorum ama yine de böyle bir refleks geliştirmek ve alemin tek akıllısı ben miyim? diye sorgulamak (belki gerçekten öylesinizdir, kim bilir) hayatın geri kalanında da işe yarar diye düşünüyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Babaların ve oğulların hikayeleri: Kurdun Postu

2019 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü'nü kazanan Batuhan Aşıktoprak'ın altı hikayesinden oluşan Kurdun Postu [1] Varlık ...