10 Mayıs 2006 Çarşamba

ah mazi...

2 yorum:

  1. " Sokak kapısını yavaşça açtım, evde bulunan birini uyandırmaktan çekinir gibi sessiz adımlarla dışarı çıktım (Beni görmediler herhalde. Kimler?) Yolumu görebiliyordum. Bir süre hiç gözümü kırpmadan gökyüzüne baktım; karanlığın uzaklaşmasını, renklerin ağarmasını izlemek istiyordum. Fakat bunu beceremedim galiba; arada başka şeyler de düşünmüş olmalıyım ki havanın birden aydınlandığını gördüm. (...)", Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay.

    O günlerin geçici olduğunu ve her şeyin tadını çıkarmam gerektiğini biliyordum kendi adıma. Fakat arada başka şeyler de düşünmüş olamlıyım ki kendimi birden burada, geri kalanları da orada buldum.

    Hayat işte..


    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. bir blog entry`sin ve bir comment`inin, insanın ekrana bir saat bakakalmasını nasıl sağlayabileceklerini görmüş oldum böylece :=)

    teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil

Tutunacak bir geçmiş bırakmıyoruz

Yurtdışına çıkınca binaların ne kadar uzun süreler kullanıldığını görüp şaşırmamak elde olmuyor. Avrupalılar sadece tarihi değeri olan binal...