Ana içeriğe atla

Pardus'un Yarını Çalıştayının ardından - 3

İkinci gün sadece öğleye kadar süren çalıştayda iki oturum yapıldı. Bunlardan ilkinde daha önce üzerinde konuşulan sorunlar için katılımcıların önerileri alındı. Herkesin üzerinde anlaştığı bir şey varsa o da Pardus'un marka değeri düşünülerek TÜBİTAK'ın Pardus'un arkasında durması gerektiği ama yönetim konusunda ne kadar uzaklaşabilirse o kadar iyi olacağı idi.

Projenin tamamen TÜBİTAK tarafından yürütüldüğü dönemde bile ne kadar kullandırılabildiği ortada iken sadece topluluk tarafından geliştirilen bir dağıtımın nasıl bir kitleye kullandırılabileceği tahmin etmek zor değil. TÜBİTAK'ın yönetimine karışmaması ama finansman sağlaması da hem hizmet alımı yoluyla, hem topluluğa katılımcılık sağlamakla, hem de projelere destek sağlanması yoluyla yapılabilir. Yeni yönetim bu üç yolu da destekler yönde açıklamalar yaptı.

Yetkiler TÜBİTAK tarafından kullanılmayacaksa kimler tarafından kullanılacak sorusu üzerinde tartışıldı uzunca bir süre. Bunun için bir kurul oluşturulması ve kararları bu kurulun alması fikrine herkes sıcak baktı. Aşağıda bu kurula kimlerin katılması kararlaştırıldığı bilgisi var. Üzerinde tartışma yaşanan tek konu kurulda yer alacak geliştirici sayısı oldu. Benim teklifim üzerine biri TÜBİTAK çalışanı olmayan geliştiricinin bu kurula girmesi konusunda anlaşıldı. Hakan Uygun kurulda hiç geliştirici yer almamasını önerdiyse de çoğunluk kararıyla biri kurum çalışanı olmak üzere iki geliştiricinin bulunması, karar alma aşamasında oylarda eşitlik olması halinde proje yöneticisinin oyunun çift oy sayılması benimsendi. Kurul üyelerinin nereyi temsil ediliyorlarsa orası tarafından seçilmesi üzerinde de anlaşıldı.
Ben bu kurulun kurulmasını ve karar alma mevkiinde Pardus proje yöneticisinin amiri olmadığı birilerinin bulunmasını ve onların çoğunluk oluşturmasını çok önemsiyorum. Bir önceki blog girdisinde bu konuda yazdığım yazıya sayın Tekman'ın yaptığı yorumları okumak isteyebilirsiniz. Oluşturulacak bu kurulun şeffaf olması ve ilk görev olarak kurulun çalışma esaslarını ve yapısını belirlemesi kararlaştırıldı.

Son oturumda ise bütün katılımcılar bir aradayken bir ortak bildiri yazmaya çalıştık. En iyi bilgisayar kullananımız olarak Doruk Fişek klavye başına geçti. Hazırlanacak bildirinin basına da verilebileceği hesaba katılarak mümkün olan en kısa halde yazmaya çalıştık. Üzerinde çoğunluğun anlaşamadığı konuları 'bu konu tartışıldı ama mutabakat sağlanamadı' şeklinde yazmadık. Biz hazırladığımız metnin üzerinden tekrar geçilir ve öyle yayınlanır diyorduk ama gördüğünüz gibi aynen yayınlandı. Elbette daha iyi bir metin hazırlanabilirdi ama bir buçuk günde böyle kapsamlı bir konuyu, endişeli ve daha önce bir araya gelmemiş taraflar olarak ancak bu kadar toparlayabildik.

Özet olarak: TÜBİTAK Pardus'un kurumsal sürümünü kendi sürdürecek, bireysel sürüm için ise topluluk, firmalar ve projelere destek olacak.

Yazdığım bu üç yazıdan sonra hakkımda 'bir toplantıya gitti, anlatılan herşeye inandı' diye düşünenler olacaktır. Ben ilk yazıda da belirttiğim gibi Pardus anasayfasında yarım sayfalık bildiriyi okuyanlara orada neler olduğunu olabildiğinde ayrıntılı yazmak istedim. Vaat edilen herşeyin olacağına inanmak için gelişmeleri görmek ve ona göre karar vermek gerekecek. Yıllarca bir mail adresini vermeyen bir projeden inandırıcılık için sağlam şeyler görmek gerekiyor.

Belki de en önemli soru olan eski yönetimin küstürdüğü geliştiriciler ve yeni yönetim döneminde ayrılan geliştiricilerden sonra bu projenin devam etmesi için yeterli insan gücü ve motivasyon kaldı mı sorusunun cevabını zamanla hep birlikte göreceğiz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…