Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

GNOME için bir terminal: Terra

KDE kullanıcılarının Yakuake ile yaşadığı konforu GNOME kullanıcıları Guake'de bulamıyorlar. Linux kullanıcıları olarak yukarıdan inen terminaller kullanmayı seviyoruz ama geniş ekranlarımızda konsolları yatay veya dikey bölememek oldukça sevimsiz bir durum oluyor. Sadece Yakuake kullanmak için bütün KDE'yi kurmak da saçma olacağından sevmesek de Guake kullanıyorduk yakın zaman kadar.

Artık bizim çocuklardan Özcan Esen'in yazdığı Terra var ;)


Terra PyGI ve GTK3 ile hazırmış bir terminal. Yakuake'nin hemen her marifetine sahip olan Terra sizin görüş, öneri ve katkılarınızla daha iyi hale gelebilecek bir özgür yazılım.

Özcan bu yıl daha da çok çalışarak adını daha çok duyacağınız biri olacak.

Saldırı analizi için bir çerçeve: NfQuery

Bazı projeler üzerinde çok çalışıldığını ama duyurmak için neredeyse hiçbir şey yapılmadığını görüyorum. Geliştirciler yaptıkları işlerinden bahsetmeyi de bir tür belgeleme olarak gördüklerinden projelerini duyurmak için pek az çaba gösteriyorlar. Elbette bu kendi bilecekleri bir iş ama geliştirilen proje kişisel kullanım için olmadığında bundan haberdar olmak bazen mümkün olmayabiliyor.
Geliştiricilerinin hepsi arkadaşlarım ve öğrencilerim olan NfQuery'den bahsetmek istiyorum biraz. GEANT3 projesi çerçevesinde ULAKBİM ekibinden, her işin üstesinden gelebilen, Murat Soysal, Emre Yüce ve Serdar Yiğit tarafından geliştirilmesine başlanan bir yazılım NfQuery. Şimdiki geliştiricileri ise öğrencilerim Serhat Rıfat Demircan ve Ahmet Can Kepenek. Serhat ve Ahmet yaz stajlarını ULAKBİM'de yaptıktan sonra bitirme projeleri olarak benim danışmanlığımda NfQuery'yi geliştirmeye devam ediyorlar.
NfQuery sorgu sunucusu ULAKBİM'de ve ona bağlı eklentiler İtalya'da GARR'da ve…

Man Sayfası editörü: RManEdit

Man (kılavuz) sayfalarını Unix/Linux kullanıcıları olarak sıkça kullanıyoruz. Aradığımız şeyi hızlıca bulmamızı sağlayan man sayfaları konsolda biçimlendirilmiş bir şekilde gösterilebilmeleri için oldukça basit bir etiketleme diliyle hazırlanıyor. Kullanılan etiket sayısı çok az da olsa sürekli bu tip dosyalardan oluşturmuyorsanız belge yapısını her seferinde baştan öğrenmek gerekiyor.

Man dosyası hazırlamayı ve mevcut dosyaları düzenlemeyi kolaylaştıran, yazılanın önizlemesinin hemen görülebileceği bir editör olsa ne güzel olurdu diyerek yazıldı RManEdit. Aşağıdaki ekran görüntüsünden anlaşıldığı gibi kullanımı çok kolay.



Şimdilik ilk sürümünde ama hızlıca tamamlamayı planlıyoruz. Planlıyoruz dediğime bakmayın, planlamayı beraber yapıyoruz ama projeyi Ebru Akagündüz tek başına Ruby ve GTK kullanarak geliştiriyor. Diğer tüm işlerimiz gibi RManEdit de kodları github'ta duran bir özgür yazılım. Görüş, öneri, hata bildirimi gibi katkılarınızdan çok memnun oluruz.

TÜBİTAK yanlıştan döndü

Geçen hafta TÜBİTAK'ın lisans öğrencileri yazılım geliştirme yarışmasında 'açık kaynaklı olarak paylaşılmakta olan ürünler bu yarışmaya katılamaz' diye kısıtlama koyduğunu yazmıştım. İlk yazıyı okumaya üşenenler için söyleyeyim bu yazıyı sadece TÜBİTAK'ın sayfasına bakarak değil telefonla konuştuktan sonra yazmıştım.
Blog'daki bu yazımdan sonra ULAKBİM müdürü Ahmet Kaplan konuyla ilgileneceğini yazmıştı. Bugün kendisinin haber verdiği gibi TÜBİTAK sayfasındaki açıklamayı değiştirmiş. 

Yeni metin şöyle: 'açık kaynaklı olarak paylaşılmakta olan ürünlerde herhangi bir geliştirme/uyarlama yapılmadan yapılan başvurular bu yarışmaya katılamaz. Açık kaynak kodlu yazılım üzerine bir özellik ekleyen veya açık kaynak kullanarak ürün geliştiren projeler bu kapsamda değildir. Aksi saptanması durumunda, projeler hangi aşamada olursa olsun yarışmadan elenecektir.'

Bu ifade aslında hiç birşey söylememekle eşdeğer. Çünkü benzer kısıtlamalar sahipli yazılımlar için de geçer…

Derslere devam neden zorunlu?

Malum günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay. Üniversitelerde anlatılan her konuda fazlasıyla kitaba, makaleye internetten ulaşmak mümkün. Hatta okumam dinlerim diyene podcast'ler de var. Bir çok ders için konusunda uzman akademisyenlerin pek meşhur üniversitelerde verdiği derslerin videolarına bile erişim herkese açık. Bu içeriğe internetten erişilebildiğinden kaydedip kendi bilgisayarlarımızda, tabletlerimizde veya telefonlarımızda okuyup, dinleyip, seyredebiliyoruz. Öğrendiğini belgelemek isteyenlerin dönem boyunca takip edebileceği ve sınavına girip sertifikasını alabileceği ücretsiz kursların yelpazesi de her geçen gün genişliyor. Hem de bu kursları alanlarının en yetkin kişileri veriyor çoğunlukla. Örneğin Coursera'da Scala kursunu Scala dilini yazan hoca verecek önümüzdeki ay.



Üniversite öğrencileri için, bir konuyu kendi okuyup öğrenme sürelerinden daha kısa zamanda öğretebilecek bir hocadan dinlemek öğrenmeyi hızlandırıcı bir etken olsa da öğrenmenin tek yolunun derse gi…

LibreOffice Impress sunumlarınızı Android telefonunuzla uzaktan yönetin

Geçen yıl bir GSOC projesi olarak başlayan araç artık kullanılabilir durumda. Uygulama Android işletim sistemine sahip telefonlarınızdan Linux makinelerinizdeki LibreOffice sunumları yönetebilmenizi sağlıyor. Bir özgür yazılım olan ve tamamen Türkçe kullanılabilen bir ofis paketi olan LibreOffice için benim uzun süredir beklediğim bu uygulamayı bu adresten indirebilirsiniz. Yapılandırması ve kullanımı son derece kolay.

Kullandığınız dağıtımın depolarında LibreOffice 4 henüz bulunmuyorsa bu adresten deb ve rpm paketlerini indirmeniz gerekiyor öncelikle. Bu paketlerden çıkan çalıştırılabilir dosyaların /opt dizini altına yerleştirildiğini hatırlamak önemli. LibreOffice'in ilk çalıştırılmasının ardından Araçlar ▸ Seçenekler ▸ LibreOffice Impress ▸ Genel altından aşağıda gördüğünüz gibi Enable Remote Kontrol seçeneğini işaretlemeniz gerekiyor. Bu ayarın etkin olabilmesi için LibreOffice'in yeniden başlatılması gerekiyor.


Bundan sonra cep telefonunuz ile bilgisayarınızı (daha önce …

Ldap kullanıcı yönetim arayüzü: Wirgul

İlk olarak Wirgul'ü nasıl bir ihtiyaç üzerine geliştirdiğimizi yazayım. Kimlik kanıtlamada kullandığımız bir ldap sunucumuz var. Kullanıcılarımızın farklı alanlarda eposta adresleri var ve ldap ile ilişkili değiller. Kullanıcılarımızın kablosuz ağa (eduroam) erişim için bilgilerini bu ldap sunucusunda tuttuğumuzda bütün personelimize hesap açmamız gerekiyor. Herkese açıp gönderemiyoruz çünkü kablosuz erişim için hesap açılmasını istemeyen personelimiz de var. Önce istemeyip lazım olduğunda acilen yeni hesaba ihtiyacı olan da oluyor.

Bunun için geliştirdiğimiz çözüm şöyle. Kullanıcılara kendilerine hesap açabilecekleri ve yeni parola isteyebilecekleri bir arayüz hazırladık. Her iki durumda da kullanıcılardan bizim geçerli bulduğumuz alanlardan bir eposta adresi girmelerini istiyoruz. Hesap oluşturmadan ve yeni parola üretmeden önce bu eposta adresine bir onay postası gönderiyoruz. Bu linke tıklandığında kullanıcının talep ettiği işlemi yerine getiriyoruz.


Bir de sponsorluk konusu v…

Yakın Doğu Üniversitesi Dünyanın en büyük kütüphane otomasyon sistemi projesini hayata geçiriyor

Ülkemizde yazılım lisanslarına ödenen miktarın büyüklüğü konusunda bir araştırma var mı bilmiyorum ama kullanılan yazılımların çok büyük kısmının özgür muadilleri olduğunu birazcık özgür yazılım camiasının içinde olan herkes biliyor. Bu özgür yazılımlar genellikle sahipli yazılımlardan çok daha fazla iş gören, özelleştirilebilir ve performanlı oluyorlar ama kullanıcılar ya bilmediklerinden ya da destek alacak firma bulamadıklarından sahipli yazılımları kullanıyorlar.

Ülkemizde özgür yazılım kullanmak isteyenlerin destek alabilecekleri firmaların sayısı ve yeterlilikleri gün geçtikçe artıyor ama bir kurumun kullandığı sahipli yazılımları bırakıp özgür yazılımlara geçiş yapabilmesi için yönetimin bu konuda bir irade ortaya koyması gerekiyor. Özel sektör kendisine maliyetini düşünerek özgür yazılım kullanmayı seçebilirken bir kamu kurumunun böyle bir geçiş yapması tamamen yöneticisine bağlı oluyor. Örneğin bir halk kütüphanesinin yöneticisi neden parasını kendi ödemediği ve çalışan bir o…

Kindle Paperwhite olmamış!

Yaklaşık 2.5 yıl önce Kindle'ı öven bir yazı yazmıştım. Aradan geçen zamanda Amazon önce Kindle'ın klavyesiz, dokunmatik ekranlı hali, sonra da paperwhite isimli ışıklı sürümünü çıkardı.


Kullanmayan birisi için klavyenin olmaması, ekranın dokunmatik olması ve aydınlatmanın olması güzel özellikler gibi geliyor olabilir diyerek bir şeyler yazayım istiyorum.Kindle bir belge okuma aygıtı olduğundan çok az yazı yazılıyordu ve klavye çok az kullanıyordu aslında. Ama klavyenin bulunduğu alan aynı zamanda cihazı tuttuğumuz alandı. Orasını kaldırınca cihazın tutulacak yeri olarak sadece incecik kenarları kaldı. Ekran dokunmatik ve üzerine dokunulunca sayfa değiştirildiğinden cihazı tutmak tam bir eziyete dönüşüyor bir süre sonra. Bunun çözümü için kılıf kullanmak düşünülebilir ama o zaman aygıtı neredeyse iki katı ağırlığa çıkarmış ve çokça para harcamış oluyoruz. İncelik ve ucuzluğun cihazın en önemli özellikleri düşünülürse makul bir öneri olmadığını düşünüyorum kılıfın.Klavyeyi kal…

TÜBİTAK neyin peşinde?

TÜBİTAK bu yıl 'lisans öğrencilerini ülkemizin sorunlarına yönelik olarak yenilikçi ve girişimci bir şekilde bilişim teknolojilerini kullanarak çözüm üretmeleri ve bu doğrultuda bilgi ve becerilerini geliştirmeleri konusunda teşvik etmek' amacıyla Lisans Öğrencileri Yazılım Projeleri Yarışması adı altında bir yarışma düzenliyor. Böyle bir teşvikte bulunmak bence TÜBİTAK'ın yapması gereken konuların başında geliyor.

Yarışma afişini görünce bu yıl ilk kez düzenlenecek bu yarışmaya biz de katılalım istedim. Nasıl her yıl gsoc için çaba gösteriyorsak bu yarışma için de biraz hazırlanmaktan ne çıkar diye düşündüm. Kazanıp kazanmamanın yanı sıra hazırlık sürecinin kendisinde de öğrenilecek şeyler var elbette. Hem dönem başından bu yana üzerinde çalıştığımız bitirme projelerinden birini buna da göndermek iyi olabilir diye planlarken Serhat ve Ahmet hiç dikkat etmediğim bir konuyu işaret ettiler. Şimdi link versem nasılsa gidip okumazsınız diye aşağıya ekran görüntüsünü aldım:


TÜ…

Akademik Bilişim 2013'ün ardından

Bu yıl 15.si 23-25 Ocak tarihlerinde Akdeniz Üniversitesinde düzenlenen Akademik Bilişim Konferansı pek çok açıdan ilklere sahne oldu. Konferans öncesi düzenlenen kurslarda bir önceki yılın iki katından fazla katılımcı, 520 kişi, 11 farklı alanda, 30 kadar eğitmenden 4 gün boyunca süren eğitimler aldı. Çok çeşitli ilgi alanlarında, farklı bilgi seviyelerinde insanların ücretsiz katılabildikleri bu eğitimlere her yıl daha fazla insanın katılması bir sonraki yılın planlarını şimdiden yapmaya itiyor bizi.

Hemen hemen her kurstan katılımcılarla yaptığım sohbetlerde kurslardan çok büyük oranda memnun kalındığını görmek harcadığımız emeğin boşa gitmediğinin bir göstergesi oldu benim için.

Katılımcı sayısı olarak da daha önceki yıllarda olmadığı kadar ziyaretçi çektik bu yıl akademik bilişime. Dört günde yaklaşık 1700 kişinin standları gezdiği, konferansları, seminerleri dinlediği bir etkinlik oldu bu yıl. Kurslar sırasındaki yağmurlu havanın konferansın başlamasıyla yerini güneşe bırakmasıy…