Ana içeriğe atla

Libreoffice çevirileri ne durumda?

Nisan ayının sonuna doğru iki yazı yazmış ve LibreOffice'in Türkçe çevirisi için üniversiteler olarak çalışacağımızdan bahsetmiştim [1], [2]. Lisans bedeli milyonlarca doları bulan ofis paketleri kullanmak yerine bir özgür yazılım olan LibreOffice'in kullanılmasının ülke açısından önemi ortadayken ve herkes bu konu üzerinde uzlaşmışken çok hızlı ilerleme kaydedeceğimizi düşünmüştüm. Ama öyle olmadı. Hepimizin işi olan bir konu bireyler açıcından bakınca "başkasının da işi" olduğundan çok kısıtlı bir katılım oldu üniversitelerden. Bu kadar büyük bir potansiyeli kullanamamak yazık oldu.

Neredeydik nereye geldik diye kısaca bakalım. LibreOffice 3.6 henüz duyurulmamasına rağmen arayüzü tamemen Türkçeleşmiş durumda. Yardım içeriği için Mayıs ayının başında %46 oranını yakaladığımızı yazmıştım. Bugün %56'dayız. Dört haftadır Çarşamba akşamları 21-22 arasında irc'de toplanıp birbirimize danışmak istediğimiz şeyler üzerinde konuşarak çeviri yapıyoruz. 2 ayda %10 artış gözünüze az görünebilir diyerek çevrilecek metnin büyüklüğü hakkında bir fikir vermek isterim size. Yaklaşık 700 sayfa olan Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabı yaklaşık olarak 170.000 kelimeden oluşuyor. Çevrilecek bütün LibreOffice yardım içeriği ise 440.000 kelime kadar. İki buçuk tane Tutunamayanlar kadar içeriği çevirmek elbette kolayca olmuyor. Bu yazıyı yazarken 193.000'in biraz üzerinde kelime çevirilmeyi bekliyor durumda. Yani yapılacak çok fazla iş var.

Bu yazıyı bitirmeden bir de insanlar neden LibreOffice çevirisi yapıyorlar konusunda yazmak istiyorum. Bir maddi karşılığı olmayan böyle büyük bir iş için neden uğraşılıyor? Özgür yazılım işlerinde temel motivasyon o işi yapanlar arasında görünmek oluyor. LibreOffice çevirilerinde bu söz konusu değil. Program çalıştırıldığında görülebilen katkıcılara web sayfasından da ulaşılabiliyor ve çevirmenler burada görüntülenmiyor. Buradan bakınca iyilik yapıp denize atmak gibi görünen bu işi diğerleri neden yapıyor tam bilemiyorum ama ben camiadan aldığımın birazını olsun geri verme çabası olarak görüyorum. Özgür yazılım insanları olarak bunu farklı yollarla yapmaya çalışıyoruz, çeviri de o yöntemlerden biri.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…