27 Şubat 2011 Pazar

Bilmök 7tepe


İşin doğrusu geçen yıl 3M konuşmaya gitmeden önce BİLMÖK hakkında pek bilgim yoktu. Sadece bilgisayar mühendisliği öğrencilerinin biraraya gelip kendi sorunları hakkında konuştukları bir etkinlik olarak düşünüyordum BİLMÖK'ü. Bu yıl pirimiz Stallman gelecek diye yanımıza oğlumu da alıp Oğuz'la birlikte İstanbul'a gittik.

İlk gün cuma olduğundan oturumları Zeitin'nin yayınından seyretmiştim. Mavi salonda yapılan Özgürlükiçin oturumundan ve başkanımız Hakan'ın son konuşmasından başka kayda değer bir şey yoktu. Tamamı bilgisayar mühendisliği öğrencilerinden oluşan bir topluluğa bilgisayar mühendisliği nedir diye anlatanlar mı ararsınız, kim bilir nerede konuşmak için hazırladığı sunumu burada sunup slaytları okuyanlar mı? hepsinden örnekler vardı. Bilgisayar mühendisleri odası ve müfredat gibi kaç yıldır konuşulan ve sadece öğrencilerin aralarında konuşarak halledemeyecekleri konularla BİLMÖK'lerde havanda su dövülülüyor maalesef.

İkinci gün ilk oturum zamanından çok geç başladığı için Pardus paneline vakit kalmadı. Düzenleme komitesinin geç başlamalarla ilgili mazeretinin daha çok kişinin katılmasını beklemek olması da maalesef organizasyon konusuda çok tecrübesiz olmalarından kaynaklanıyordu. Stallman konuşmasını geciktiremeyeceklerinden Pardus paneline gerçekten çok az zaman kaldı.

Bir iki cümle de Pardus Paneli hakkında yazayım. Bence geliştiricilerin bu panelde olduğu gibi topluca sahnede yeralmaları dinleyiciler için iyi bir şey. Eğer planladıkları gibi zaman yetseydi eminim çok daha başarılı bir oturum olacaktı. Renan zamanla çok daha iyi bir oturum yöneticisi olabilir ama dinleyiciyi dövme fikrinden vazgeçerse. Elinde mikrofon ortada gezen adam her ne olursa olsun soru soran birine kızıp onu fırçalamamalı. Bence orada soru soranlar öyle değildi ama diyelim ki soru soran kötü niyeli biri olsa ve Pardus'a çamur atmaya çalışsa bile onu fırçalamak kesinlikle olumsuz bir etki bırakıyor dinleyiciler üzerinde. Renan da henüz çok genç, zamanla edineceği tecrübelerle bu işleri daha iyi kotaracaktır.

Pardus panelinden sonra Stallman için salona girince konuşmadan önce bir halk oyunları ekibini seyredeceğimizi bilmediğimden pek şaşırdım doğrusu. Salon neredeyse tamamen doluydu. Halk oyunlarından sonra Stallman sahneye çıktı ve yazılım patentleriyle ilgili uzun bir konuşma yaptı. Bence bu konu en fazla 15 dakikada anlatılabilecek bir konuydu ama Stallman bir sürü örnekle anlattı da anlattı. Sahneye çıkınca ayakkabılarını çıkarması, sorular sırasında gelen istek üzerine free software song'u söylemesi seminerin dikkat çeken taraflarındandı. Konuşma bittikten sonra gelen sorular ise içler acısıydı. Hala 'parasız yazılım geliştirilir mi?', 'yazılım patentleri büyük yazılımlar için iyi olmaz mı?' gibi sığ soruların yanı sıra Stallman elli kere uyardığı halde özgür yazılım yerine açık kaynak kullananlar da vardı. Stallman 'sizi sahneden iyi duyamıyorum, anlamıyorum' dediği ve Türkçe sorarsa konuşmacının kulaklığından tercümesini duyacağını bilmesine rağmen İngilizce konuşup hava yapmaya çalışanlara çok fena ayar verdi. Ama bunu deneyenlerin sayısı o kadar fazla oldu ki inanamadım buna. Her seferinde biri rezil oluyor ve bayrağı diğeri alıyordu. Efendi gibi Türkçe konuşanların da soruları acayip olduğundan onlar da dalga konusu oldular işin doğrusu. Konuşurken kullandığı argümanlar keşke şunlar olsaydı filan demek mümkün ama Stallman gibi dünyayı değiştirmiş birini görmek, dinlemek harikaydı.

Bu yazı çok uzun olduğundan seneye Ege Üniversitesinde yapılacak olan Bilmök için önerilerimi bir sonraki yazıya bırakıyorum.

Kaynak kodun açık olması güvenliği nasıl etkiler?

Özgür yazılımla yeni tanışmış olanların aklına ilk gelen sorulardan biri kaynak kodun açık olmasının bir güvenlik sorunu oluşturup oluşturma...