Ana içeriğe atla

Akademik Bilişim 2010'un ardından

Yoğun yağmur altında geçen bir haftalık Akademik Bilişim macerası daha bitti. Muğla'da çok verimli bir kurs döneminin ardından 200'den fazla bildirinin sunulduğu, 40 firmanın stant açtığı, yaklaşık 1000 kişinin katıldığı çok güzel bir üç gün geçirdik.

Her yıl Akademik Bilişim öncesi yapılan Linux eğitimleri bu yıl katılım fazlalığı nedeniyle iki sınıfta 4 gün süresince yapıldı. Artık Akademik Bilişimlerin official eğitmeni olan Erdem Bayer'le birlikte bu yıl Devrim Gündüz de bir grubun eğitmenliğini yaptı. Katılımcılarla görüşmelerimizde herkesin çok memnun kaldığını duyduk. Bu yıl geçmiş yıllardan farklı olarak Konferans öncesi 2 günlük Bilişim Güvenliği Eğitimi de düzenlendi. Toplamda 150 kadar sertifika yazdığımızı söylersem katılım daha iyi anlaşılabilir sanırım. Güvenlik eğitiminin Yılmaz Çankaya tarafından verilen ikinci günü çok beğeni topladı.

Bildiriler 8 paralel oturumda üç gün boyunca sürdü. Sponsorların etkinliklerini dışarıda bırakarak konuşursak eğitim seminerleri ve bildiriler oldukça ilgi gördüler diyebilirim. Geçmiş yıllara göre daha yoğun bir dinleyici kitlesi vardı salonlarda. Bildirilerin kalitesi hakkında aynı şeyi söylemek maalesef mümkün değildi. Çok sınırlı sayıda bildiride yapılan işler anlatıldı. Tecrübelerin paylaşımının çok faydalı olacağı böyle bir etkinlikte hala 10 yıldır bildiğimiz kavramları hiç bir uygulaması olmadan anlatan çok kalabalık bir grup vardı.

Pardus'un 64-bit portu için çalışan Mete, Meltem ve Metin yaptıkları işi anlatan bir sunum yaptılar. Çok fazla heyecanlıydılar, ileride elbette daha iyi sunumlar da yapacaklar.

Muğla'da ULAKBİM eski müdürü Tuğrul Yılmaz'nın dekanlığını yaptığı Mühendislik Fakültesinin daha bu yıl ilk öğrencilerini almış olan Bilgisayar Mühendisliği bölümü çok genç bir kadro ile bizi ağırladı. Bilgi İşlem Daire Başkanı Osman Keleş ve ekibi her yere koşarak etkinlikte herkesi memnun etmeye çalıştılar. Ulak-CSIRT'ten tanıdığımız Enis Karaarslan'ın da kadrosuna dahil olduğu Muğla Bilgisayar Mühendisliği bölümü etkinliğin üstesinden başarıyla geldi.

Eski yılların aksine neredeyse hiç bir stk (LKD bile) yoktu Akademik Bilişim'de. Üniversitelerin bu kadar yoğun katılım gösterdiği tek platform bu iken bunu değerlendirmemeyi seçmeleri ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu bence. Pardus da atak davranmadı bu etkinlikte.

Mustafa Akgül, Ethem Derman, Ufuk Çağlayan gibi efsane isimlerle aynı masada oturma ve sohbet etme fırsatı bulduğum bu etkinlikte yine bolca harika insanla tanıştım. Adını bilip ilk defa görüştüklerim olduğu gibi barış çubuğu tüttürdüğüm biri de oldu. Birlikte projeler yapmak için sözleştik. Heyecanlarımızı, dertlerimizi paylaştık. Üniversite çalışanlarıyla Mayıs ayında Isparta'da ULAKBİM çalıştayında ya da seneye Akademik Bilişimde Malatya'da buluşmak üzere sözleşerek ayrıldık.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…