Ana içeriğe atla

ölümüne Debian GNU/Linux, yanlız insan ve Ertuğrul Koyu ya da İzmir Kordon üzerine

Daha önce yazmış mıydım hatırlayamadım ama geçenlerde iki adet Sun V240 almıştık. Makinaların üzerinde kurulu bulunan Solaris 10'a pek yabancılık çekmemiş olsam da alışkın olduğum programların sistemle birlikte gelmemiş olması hoşuma gitmemişti (top bile yok, düşünün gerisini). İstediğim bütün programların kurulabilir olduğunu bilmeme rağmen teker teker onlarla uğraşmak yerine Linux kurayım dedim. İşlemciler UltraSPARC olunca pek fazla alternatifi olmuyor insanın. Baktım Debian'ın sparc netinstall'u var, ilk tercihim o oldu.



V240'ı cd'den başlatmak bile ilave bir bilgi istiyormuş. Tahmin ettiğim gibi bir bios'u olmadığından küçük bir arama sonucu nasıl yapılacağını öğrendim. Bir zorluğu yok ama ilk denememde olmadı ;) Makinayı boot cdrom komutu ile cd'den başlattım ama kurulum cd'si başlangıçta takıldı. Sisteme yabancıyım ya hatayı kendimde arıyorum; kurulumu bile başlatamadım diyorum. İki gün (gerçekten) uğraştıktan sonra, tabi bu arada okumadığım Sparc belgesi kalmadı, bilgisayarın takıldığı yeri nette bir arayayım dedim. Olur ya benim kadar Solaris yabancısı birileri daha aynı hatayla karşılaşmıştır. Sonuç: Debian Bug report logs - #315978

Derin bir oh çekip hatanın benden kaynaklanmadığını anladıktan sonra bu sefer debian testing indirip şansımı onunla denedim. Kurulum problemsiz başladı. Disk bölümlemesinde raid yapılandırması olsa iyi olurdu ama buna da şükür diyerek devam ettim. Kurulumda makinanın üzerindeki 4 ethernet kartını da görmesine rağmen ağa bağlanamayıncaya kadar herşey iyi gitti. Evet bu da bilinen bir sorunmuş. Bunun da üzerinden fiber optik bir ethernet kartı takıp, onu eth4 olarak tanıtarak geldim.

Kurulum problemsiz tamamlandı ama bu sefer de grub veya lilo'yu nereye kurayım diye sormadı. Neyse vardır bir bildiği dedim. Varmış.

İşin kolayı bitti, şimdi sıra sunucu servislerini taşımakta. Tabi bir de arkadaşları ikna edip diğer Solaris'e de bir güzellik düşünmek lazım.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…