Ana içeriğe atla

Kindle mı Ipad mi?


  • Çok güzel bir dokunmatik ekranı var. Çizilmiyor, leke tutmuyor. Iphone kullanmamış birini kesinlikle etkiliyor. Ekranın bir bölümünü büyütüp küçültmek ve diğer efektler çok çok başarılı. Çok aydınlık ortamlarda bile çok kaliteli görüntü veriyor.
  • Kocaman bir Iphone.
  • Mono hoparlörü var.
  • USB girişi yok.
  • Kamerası yok.
  • GSM özelliği yok.
  • Bildiğimiz usb'den şarj olmuyor.
  • Taşımak için mutlaka bir çantaya ihtiyaç var.
  • Flash oynatamıyor ama youtube için bir uygulaması var. Flash içerikli web sayfalarında problem var tabi.
  • Daha önce ITunes kullanmamış birini rahatlıkla deli edebilir. Herşey için ona mahkumsunuz denebilir. O kadar ki; seyretmek için içine attığınız videoları bile ancak ITunes yardımıyla menülerde dolaşarak silebiliyorsunuz. Tabi kırıp kullanmak da mümkün ama konumuz o değil. Gördüğünüz dosyayı silememek pek saçma geliyor insana.
  • Tüm modelleri ile kablosuz bağlantı (802.11n) yapmak mümkün 130$ fazla verene 3G'li modelini veriyorlar. Nedense 3g'li olanını aldım. Her türlü şifrelenmiş ağa bağlanabiliyor.
  • Çok fazla uygulama kurmak mümkün. Uygulamaların önemli bir kısmı ücretli ama miktarlar yüksek değil. IPhone için yazılmış uygulamalar da kurulabiliyor ama boyutları dramatik derecede küçük kalıyor.
  • Cihazı ilk açışta mutlaka Apple'a kaydettirmek gerekiyor. Bunun için ITunes zorunlu. O da sadece win ve mac'te çalışıyor :(
  • Şarjı çok uzun süre dayanıyor. Yaklaşık 10 saat boyunca (Çanakkale-Ankara arası otobüs yolculuğu bu kadar sürüyor) dizi seyretmek mümkün. Şarjın bu kadar uzun dayanması cihazın taşınırlığını arttırıyor. Çin kökenli benzerlerinin, en azından benim gördüklerimin, en önemli eksikleri bu oluyor genelde. Böyle bir cihazın 2 saat dayanan pili olması kabus olurdu herhalde.
  • Eğer kurulu bir programla ilişkili değilse 16/32/64GB'lık depolama alanına bir şey kaydetmek mümkün değil.
  • Yatay dikey kullanmak için cihazı çevirmek yeterli, sensörler gerekeni yapıyorlar. Üstünde isterseniz ekranın dönmesini engelleyen bir düğme de var.
  • Hareket sensörü sayesinde oynanabilecek harika oyunlar var. Hele araba yarışları ;)
  • Marketlerde bile satılıyor. Amerika'da kaça satıldığına bakmazsanız fiyatı çok fazla gelmeyebilir.
  • Çoğunlukla belge okumak için kullanılacaksa fazla ağır ve fazla aydınlık. Ama hem internette gezeyim, hem maillere bakayım arada bir de pdf okurum derseniz uygun bir cihaz.
  • mp3 dinlerken başka işler de yapabiliyorsunuz. Bunun süper bir özellik olmadığının farkındayım ama aynı anda iki işi yapamıyor denilince insan bunu da mı yapamıyor diye merak ediyor diye yazıyorum.
  • Oldukça başarılı bir sanal klavyesi var. Yazmak zor olmuyor. Kötü tarafı klavyede Türkçe karakterler yok.
  • Çok güzel :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…