Ana içeriğe atla

Giderek kaybolan bir bölüm: Su Ürünleri Mühendisliği

Geçen yıl üniversite yerleştirme sonuçları açıklandığında su ürünleri mühendisliği sonuçları hakkında yazmıştım. Bu yıl durum nedir diye tekrar baktığımda bir değişiklik olmadığını görüyorum.
Su ürünleri mühendisliği bir kaç farklı isimle de olsa toplam 23 üniversitede öğrenci alıyor, yani almayı hedefliyor. Bu kadar az talep gören bir bölüm olmasına rağmen son bir yılda yapılan tek planlamanın yeterli öğrenci çekemeyen bölümlerin kontenjanlarının azaltılması olduğunu görmek mümkün.
Genel olarak durum şöyle:

  • Geçen yıl 613 olan öğrenci kontenjanı bu yıl 365'e düşürülmüş. Tercih eden öğrenci sayısı yine aynı kalmış; geçen yıl 130 öğrenci su ürünleri mühendisi olmayı seçmişken bu yıl sayı 124'de kalmış.
  • Kontenjanını doldurabilmiş tek üniversite Akdeniz Üniversitesi (11).
  • 4 üniversiteyi kimse tercih etmemiş: Sinop, Girne, Tunceli ve Adnan Menderes
  • 15 üniversiteyi 10'dan az öğrenci tercih etmiş: Muğla (1), Çanakkale (1), Ordu (1), Atatürk (1), Çukurova (1), Yüzüncü Yıl (1), Süleyman Demirel (2), Kastamonu (2), İnönü (2), Recep Tayip Erdoğan (2), Fırat (2), Mustafa Kemal (3), Mersin (4), KTÜ (6), Katip Çelebi (9)
  • Geçen yıl olduğu gibi yine sadece 3 üniversite birer sınıf açmaya yetecek kadar öğrenci çekebilmişler: Ankara (26), İstanbul (30), Ege (16). Sadece bu üç üniversite su ürünleri mühendisliği okutsa bile gelen talebi rahatlıkla karşılayabilecek durumda.
Bu bölümlerin akademik kadroları nasıl acaba diye merak ediyor insan. 23 üniversiteye tek tek bakmaya gerek yok diyerek sadece kendi çalıştığım üniversitenin (Çanakkale) durumunu yazıyorum: 38'i doktoralı toplam 50 öğretim elemanı var. Bu kadar çok hocası olan (bir bölüm için gerçekten çok büyük bir rakam bu), denizi, boğazı, laboratuarları, tekneleri olan bir bölüm geçen yıl 3, bu yıl 1 öğrenci çekebilmişse sorunun sadece okulla ilgisi olmadığını düşünüyorum.

"Liseden mezun olan herkesi doktor, hemşire, mühendis veya avukat yapamayacağımıza göre ülkemizin ihtiyacı olan diğer alanlar hakkında acilen bir planlama yapılması gerekiyor."

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…