yapay zeka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yapay zeka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2026 Cuma

yapay zeka çağında hâlâ bilgisayar mühendisi olunmalı mı?

Yazıyı okumaya sabrı olmayanlar için kısaca söyleyeyim: kimse gelecekle ilgili tavsiye verecek bir şey bilmiyor. Önceden de bilmiyordu bugün de bilmiyor. Şu konuda anlaşalım: gelecek belirsizdir ve kontrol edilemez. Bazı öngörülerinin doğru çıkması onları söyleyenlerin herhangi bir şey bildiğini göstermiyor; o kadar çok şey söyleniyor ki bazılarının doğru çıkmaması mümkün değil. Başkalarının ne dediğini boşverin ve üniversitede ne okumak istiyorsanız onu tercih edin. Devamını okumaya sabrı olanlar için biraz açayım.

Benim ömrüm boyunca bile meslekler form değiştirdi, bazıları kayboldu, yepyeni meslekler ortaya çıktı. Üniversitede ne okursanız okuyun sizin mesleğiniz, uzmanlığınız da değişim geçirecek. Yeni zamanlara, yeni zamanın gerçeklerine uyum sağlamanız gerekecek. Size şu bölümün geleceği parlak diyen herkes aynı zamanda üniversite eğitiminiz sırasında kendinizi geliştirmenizin de şart olduğunu söyleyecektir. Yani bir alanda yıldız olursanız iyi bir hayat yaşarsınız deniyor size. Bu gerçekten bir tavsiye mi? Dünyadaki en niş çalışma alanında bile çok çok iyi olursanız aynı sonucu almaz mısınız?

Kişisel yetkinlikler de zamanla değişiyor. Ben üniversiteye girerken İngilizce biliyor olmak bir artıydı ama olmasa da olabiliyordu, şimdi zorunluluk oldu. Bilgisayarla aranızın iyi olup olmaması pek önemli değildi, şimdi başka bir yol düşünülmüyor bile. Siz üniversiteyi bitirdiğinizde belki Çince veya Rusça bilmek önemli bir fark yaratacak.

Bilgisayar mühendisliği yazılımdan ibaret değil ama bilen, bilmeyen herkes yazılımcılık yapay zeka ile bitiyor diyor. Böyle içinde olmadığı sektörün geleceğiyle ilgili tahminlerde bulunanları hiç tıp bilgisi olmadan bel fıtığı sorunu olanları sanayide biri çekiyormuş, çok iyi geliyormuş diyenlere benzetiyorum. Mesleklerin gelecekleri doğrudan meslek profesyonelleri tarafından bile öngörülemiyor. Bakın yıllar önce hangi bölümlere talep çok fazlaymış, kontenjanları arttırılmış, giriş puanları yükselmiş, ikinci öğretim sınıfları açılmış ve şimdi bölümler öğrenci bulamadıklarından kapanmışlar. Kimse size tavsiye verecek bir şey bilmiyor.

Diyelim yapay zeka bilişim alanındaki çok şeyi hızlıca yapacak, yine de bu alan öğrendiğinizde size mutluluk verecek bilgilerle dolu. Sadece birileri yazılım bitiyor diyor diye kendinizden bu mutluluğu esirgemeyin. Varsın hesap makineleri karekök alsın, bu işlemin nasıl yapıldığını bilmek kendi başına mutluluk. Bütün insanlar doğal olarak bilmek istiyorsa siz neden bilmemek isteyeceksiniz?

Yapay zeka yüzünden yarın şöyle olacak diyenlerin 2020 öncesi ne dediklerine bakın. Kim pandemi olacak evlere tıkılacağız, uzaktan çalışma patlayacak demiş. Kim deprem yüzünden bir dönem uzaktan eğitim yapılacağını öngörebilmiş. Bizim dışımızdaki iki ülkenin savaşının bile yaşadığımız hayatı nasıl değiştirebildiğini gördükten sonra şu meslek bitecek nasıl denebiliyor bilemiyorum.

Bir de şu bölümü okursan çok kazanırsın diyenler var. Burada acı bir gerçek var arkadaşlar: hangi bölümü okursanız okuyun çok kazanmayacaksınız. Çok kazansanız bile bunun sebebi okuduğunuz bölüm olmayacak. Beş yıl sonra hangi bölümün mezunlarının çok kazanacağını veya işsiz kalacağını kimse bilmiyor.

Çalışma hayatı da, günlük hayat da, ikili ilişkiler de çok fazla parametreye bağlı olduğundan bunlardan sadece birini değiştirince sonucunun ne olacağını kimse söyleyemez. Neyi yaparak mutlu olacağınızı düşünüyorsanız onunla ilgili bir bölüm okuyun. Eğer eczacılık okusam bile para kazanamam ve mutsuz olurum diyorsanız eczacılık okumayın. Felsefe okusam bu işe tutunup akademisyen olurum (veya şu işi yaparım) ve mutlu olurum diyorsanız felsefe okuyun. İşler yolunda gitmezse, ki muhtemelen gitmeyecektir, ileride başka bir iş yapmanıza da engel olmaz okuduğunuz bölümün ne olduğu.

Bu iş sevmeden yapılmaz diyenleri de duymuşsunuzdur. Bu da kulak asılmaması gereken bir klişedir. Sanırsınız kadın doğum hekimleri gençliklerinde sezaryen yaparken mutlu olurum diye düşünüyorlardı. Kan görmeye bayılan insanlar mı cerrah oluyor sanıyorsunuz? Bütün mesleklere yaptıkça alışır, hatta seversiniz. Çok başarılı tiyatrocuların bazılarının topluluk karşısına çıkmaya çekinen insanlar olduğu bir sır değil. Siz de hangi mesleğe atılırsanız zamanla ona alışabilirsiniz. Ben bahçıvan, marangoz, satışçı veya avukat olsam da benzer mutlulukta hayatlar yaşayabilirdim eminim. Siz de istisna değilsiniz.

Hayatta çok şey bireylerin çabalarına bağlı değil. İleride çok iyi bir sporcu olacak birine kaldırımda yürürken bir motor çarpıp hayatını bambaşka bir yöne sürükleyebilir. Avukat oldum ve çok iyi bir meslek hayatı geçirdim, sen de hukuk oku diyen biri belki de futbolcu olsa bir sezonda kazanacağı parayı bütün hayatı boyunca kazanamamış olabilir.

Sonuç olarak kimsenin tavsiyesini dinlemeyin, kimse bir şey bilmiyor.

8 Kasım 2025 Cumartesi

yapay zeka ve müzik

Çok uzun yıllardır müziği ciddiye alarak dinliyorum. Evde kitap okumuyor veya film izlemiyorsam mutlaka müzik açıktır ama kast ettiğim dinleme başka bir şey yapmadan sadece şarkıya odaklanıp onu anlamaya çalışmak süreci benim için. Çalan bütün enstrümanları ayrı ayrı duymaya ve şarkıyı da bir bütün olarak dinlemeye çalışmak (aktif dinlemek) çok zaman ve çaba isteyen bir iş, en azından benim için. Ankara'da Uğur'la yaptığımız gibi [ne Uğur'muş arkadaş] bir albümü baştan sona neredeyse hiçbir şeyle uğraşmadan bu şekilde dinlemeye kalkınca ne kadar çok zaman ayırsanız da çok fazla grup bilmeye vakti olmuyor insanın. Tabi bir de hayatın geri kalanı var. Derrida'ya ev dolusu kütüphanesi için bunların hepsini okudunuz mu diye sorulduğunda "üç ya da dört tanesini okudum. ama o dördünü çok iyi okudum" demesi gibi ben de az grup biliyorum ama bildiklerimi yapabildiğim kadar iyi anladığımı düşünüyorum. Keşke bir enstrüman çalmayı öğrenmiş olsaydım, eminim ufkumu çok açardı ama başka hayata artık.

Bir müzisyeni, besteciyi veya grubu hayatıma almak çok fazla mesai gerektirdiğinden genellikle yeni grupları hiç bilmiyorum (yeni dediğim bir grup 20. yılını kutluyordu). Bazı müzik türlerini de neredeyse hiç bilmiyorum. Uçan Hollandalı'yı AKM'de izledikten sonra Wagner'i biraz öğreneyim diyerek hakkında yazılmış ve Türkçeye çevrilmiş her şeyi alıp okumuştum. Tabi kendi yazdığı Geleceğin Sanat Eseri'ni ve bütün librettoları da. Nibelung Yüzüğü serisinin 15-16 saat süren temsillerini YouTube'dan izleyip hakkında belki birkaç cümle konuşmuşumdur birisiyle, o kadar. Böyle bakınca aylar süren bu kadar emek neye yarıyor bilemiyorum doğrusu. İnsan ne izledikleri, ne okudukları, ne de dinlediklerinden ibaret, ben de biliyorum ama bunlardan hiç mi iz kalmıyor? Umarım kalıyordur [kocaman rahatsız edici bir sessizlik olmayacak, telaşlanma. sanki konuşamadığın bir zaman mı oldu bugüne kadar?].

Müziği eğer canlı ve akustik dinlemiyorsak çalındığı halini duymadığımız bir gerçek. Aslında aynı salonda farklı bölgelerde oturanlar bile aynı şeyi duymuyor. Söz konusu bir kayıt olunca araya giren ses mühendisleri ve prodüktörler bazen müzisyenleri bile şaşırtan değişiklikler yapıyorlar. Ben hiç dinlemesem bile elektronik müzik diye geniş bir dinleyici kitlesi olan bir tür bile var. Elektro gitarlardaki pedalları çoktan hepimiz kabul etmiş durumdayız ve böyle müzik mi olur demiyoruz.

İnsanlığın geliştirdiği en çok kaynak tüketen araç olan yapay zeka bir zamandır müzik alanına da el atmış durumda. Biz bir derde deva olacak diye beklerken zaten yeterince iyi yapabildiğimiz alanlarda kullanıyoruz yapay zekayı. İklim değişikliği konusu artık kapıdan içeri girmişken komikli vidyolara bu kadar elektrik harcamayı sürdüremeyeceğiz bence. Harcanan bu korkunç derecede enerjiyi görmezden gelirsek (nasıl olacaksa artık) çok güzel işler çıkartılıyor yapay zeka kullanarak. Kendi özgür irademle hiç Zeki Müren dinlememişken aşağıdaki cover'ı çok beğendim örneğin. Bu tarzdaki bir parçada mutlaka olması gereken bas gitar da eklense gümbür gümbür bir şarkı olabilirmiş ama bu hali bile yeterince güzel. Vokaller dahil parçanın tamamı yapay zekayla hazırlanmış diye not düşeyim de öyle dinleyin.

Dinlediğimiz şarkılardaki at seslerine, tren seslerine nasıl tepki göstermiyorsak yapay zekayla oluşturulan parçalara da mesafeli olmayalım derim ben. Arada teknik olarak pek bir fark yok. Sanatta yazılımların kullanılmasına hepten karşı değilseniz (sinema izliyorsanız örneğin) yapay zekalı eserlere de bir şans verin.

yapay zeka çağında hâlâ bilgisayar mühendisi olunmalı mı?

Yazıyı okumaya sabrı olmayanlar için kısaca söyleyeyim: kimse gelecekle ilgili tavsiye verecek bir şey bilmiyor. Önceden de bilmiyordu bugün...