Ana içeriğe atla

Bir dönüşüm daha hedefine ulaşamıyor: F Klavye

10 Aralık 2013'te bir başbakanlık genelgesi yayınlanmış ve o tarihten itibaren kamunun sadece F klavye satın almasıyla başlatılan sürecin sonunda 2017 biterken mevcut klavyelerin de F klavyeye dönüştürülmesinin yapılacağı duyurulmuştu. O gün yazdığım yazıda "bu genelgenin uygulanabileceğini hiç sanmıyorum" demiştim.

Aradan geçen yaklaşık 40 ayda ne durumda olduğumuza bakınca şunları görüyoruz:

  • Kamu satın almalarda hem F, hem de Q klavyeler alıyor. Genelgede özellikle ifade edilmiş olmasına rağmen aradan geçen sürede hiç bir kontrol veya teşvik edici unsur olmadığı için kamu ihtiyacı neyse onu almaya devam ediyor.
  • Mevcut klavyelerini F klavye ile değiştirmiş yer hiç duymadım ama varsa da sayısı çok az olmalı.
  • Genelgede bahsi geçen "Kamu kurum ve kuruluşlarında F klavyeye geçiş sürecinde en önemli husus olan kamu personeline verilecek eğitime ait içerik" henüz hazırlanabilmiş değil. Eğer içerik hazırsa bile bunun yayınlanacağı www.fklavye.gov.tr adresi yayında değil. Bu adres için alan adı alınmış ama web yayını hiç yapılmamış. Genelgede haklı olarak bu dönüşüm için eğitimin çok önemli olduğu vurgulanmış ve buna 4 yıldan fazla bir süre ayrılmışken 40 ay gibi bir sürede hiç bir eğitim materyali hazırlanmamış ve haliyle kimseye eğitim verilememiş. Mevcut durumla bir geçişin yapılamayacağı çok açık.
  • "Kamu kurum ve kuruluşlarında F klavye eğitiminin planlanması, uygulanması, takibi ve raporlanması konusunda sorumlu olacak birimler tespit edilerek, Milli Eğitim Bakanlığına bildirilecektir." ifadesi de yine karşılığını bulamamış durumda. Ne rapor, ne de bu iş için çalışan birimler yok ortada.
  • Elbette kendisi bir dönüşüm yapamamış olan kamunun özel sektörü teşvik etmesi imkanı da bulunmuyor.
Kendi tecrübelerimden söyleyebilirim ki insan yeni bir klavyenin kullanımına çok hızlı alışıyor. Ben yurt dışından aldığım bilgisayarlarda Türkçeye özgü karakterler olmamasına rağmen yıllarca Türkçe klavye düzeninde kullandım onları. Yeni klavyeye geçiş başta sancılı oluyor ama sonuçta alışılıyor ama neden bu süreci yaşamamız gerektiğini bilemiyorum doğrusu. 3 yıl önce de yazmıştım; ülkenin sorunu hızlı yazamamak değil içerik üretememek. Yoksa konuşmamızı yazıya dönüştürecek bir düzenek bile kullansak ürettiğimiz içeriğin zerre artmayacağını düşünüyorum.

Umarım F klavye maceramız sessizce zaman aşımına uğrayacaktır.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…