Ana içeriğe atla

Atletizmde kadınlarda ne durumdayız? - 2016

Bu yazının ilk bölümünde atletizmde erkeklerde ne durumda olduğumuzu Olimpiyat dereceleri ile kıyaslayarak özetlemeye çalışmıştım. Kadınlar erkeklerden farklı olarak pentatlon yerine heptatlon'da yarışıyorlar ve 50km yürüyüş yarışmaları yok. 2 dünya rekorunun kırıldığı bu olimpiyatın ardından 23 branşta ne durumda olduğumuza sırasıyla bakalım.
  • 100 m: Geçen olimpiyattan bu yana Türkiye ve dünya rekorları kırılabilmiş değil. Türkiye rekoru 2001 yılından ve 11.25 ile Nora Güner'e ait. Dünya rekoru ise 1988'de 10.49 koşan Florence Griffith Joyner'ın yakalanması oldukça güç görünen derecesi. Bu olimpiyatta Jamaikalı Elaine Thompson 10.71 ile altın madalyayı alırken geçen olimpiyatın şampiyonu Shelly-Ann Fraser-Pryce 10.86 ile üçüncü olabildi.
  • 200 m: 100 metrede olduğu gibi 200 metrede de Türkiye ve dünya rekorları geçen olimpiyattan bu yana değişmedi. Türkiye rekoru 2002'de 22.71 koşan Nora Güner'in derecesi iken dünya rekoru 1988'de Florence Griffith Joyner'ın derecesi: 21.34. 100 metrede olduğu bu mesefade de dünya rekorunun yakın gelecekte kırılması zor gibi duruyor. Jamaikalı Elaine Thompson bu olimpiyatta 100 ve 200 metrede altın madalyayı alırken 200 metreyi 21.78'de koştu.
  • 400 m: Birsen Engin'in 2011'de yaptığı 52.15 hala Türkiye rekoru olmaya devam ederken Doğu Almanyalı Marita Koch'un 1985'te koştuğu 47.60'lık dereceye de yaklaşılabilmiş değil. Bu derecenin ne kadar hızlı olduğunu vurgulamak için bu mesafeyi 49 saniyenin altında koşabilen sadece 9 kadın olduğunu ve bunlardan sadece ikisinin 2000 yılından sonra (2003 ve 2006) bu performansı gösterebildiğini hatırlatmak iyi olacaktır. 48 saniyenin altına inebilmiş diğer kadın ise eski dünya şampiyonu, aynı zamanda 800 metre dünya rekorunu da elinde tutan Çekoslovak atlet Jarmila Kratochvílová. Bu olimpiyatta altın madalyayı 9 olimpiyat, 13 dünya şampiyonası madalyası bulunan Allyson Felix'i geçen 22 yaşındaki genç Bahamalı Shaunae Miller 49.44 ile kazandı. 
  • 800 m: Geçen olimpiyatta yarışan Merve Aydın'ın 2012'de yaptığı 2:00.23'lük derece Türkiye rekoru olmaya devam ederken 1983'de 1:53.28 koşan Jarmila Kratochvílová'nın derecesinin yakınına bile yaklaşan olmadı. Bu rekor atletizmde erkeklerde ve kadınlarda en uzun süredir kırılamayan rekor olma ünvanına da sahip. 800 metrede 1:55'in altında koşabilmiş sadece 6 kadın var. Bunların üçü Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği vatandaşı. 2000 yılından sonra 1:55'in altını koşan (1:54.01) tek kadın atlet Pekin olimpiyat şampiyonu Kenyalı Pamela Jelimo. Bu yıl altın madalyayı Londra olimpiyat ikincisi olan Güney Afrikalı Caster Semenya 1:55.28 ile ülke rekorunu kırarak kazandı. 100-800 metre arası yarışlarda sporcumuz yoktu.
  • 1500 m: Türkiye rekoru 2003'de Süreyya Ayhan tarafından koşulan 3:55.33. Bu derecesiyle Süreyya Ayhan bu mesafenin tarihteki en hızlı 13. kadını olma ünvanını da taşıyor. Süreyya'nın çok parlak başlayan ama maalesef doping skandallarıyla sonunu getiremediği bir kariyeri oldu. Geçen olimpiyatta ilk iki sırayı kazanan Aslı Çakır Alptekin ve Gamze Bulut'un madalyaları da doping yüzünden geri alınmıştı. Dünya rekoru ise geçen yıl Çinli Yunxia Qu'nun 23 yıllık, kırılamaz diye düşünülen rekorunu kıran Etyopyalı Genzebe Dibaba'ya ait 3:50.07. Genzebe Dibaba bu yıl ikinci olabilirken altın madalyayı 22 yaşındaki genç Kenyalı atlet Faith Kipyegon 4:08.92 ile kazandı.
  • 5000 m: Türkiye rekoru 2004'te Elvan Abeylegesse tarafından koşulan 14:24.68. 2000 metreden yarı maratona kadar bütün mesafelerin Türkiye rekortmeni olan Elvan bir süredir pist yarışları yerine maraton koşuyor ve bu olimpiyatta yarışmadı. Onun olmadığı bu yarışta Kenya doğumlu atletimiz Yasemin Can 14:56.96 ile altıncı oldu. Dünya rekoru ise Ethopyalı Tirunesh Dibaba'nın 2008'de koştuğu 14:11.15. 1500 metre dünya rekortmeni olan Genzebe Dibaba'nın ablası olan Tirunesh Dibaba üçü altın olmak üzere toplam altı olimpiyat madalyasının da sahibi. Bu yılın altın madalyasını geçen olimpiyatın ikincisi olan Kenyalı Vivian Cheruiyot 14:26.17 ile çok rahat kazandı. 10000 metrede inanılmaz bir rekor kıran Almaz Ayana bu yarışta üçüncü oldu ve bronz madalyayı kazandı.
  • 10000 m: Türkiye rekoru 2008'de Elvan Abeylegesse tarafından koşulan 29:56.34. Bu derece ile Elvan 10000 metreyi dünyada en hızlı koşan 7. kadın atlet ünvanını taşıyor. Bu mesafede 1993'de Çinli atlet Wang Junxia tarafından koşulan 29:31.78'lik derece kırılamaz gibi düşünülen bir dünya rekoruydu. Rio'da koşulan 10000 metre yarışı unutulmaz bir yarış oldu ve yarışı ikinci sırada tamamlayan Vivian Cheruiyot bile neredeyse bu rekoru kıracaktı. İlk altı sırayı alan atletler tarihin en hızlı 10000 metrecileri arasında ilk 17 içinde kendilerine yer buldular. Yarışı tamamlayan 35 atletten 23'ü ya ülke/kıta rekoru kırdı ya da koştuğu en iyi dereceyi yaptı. Ethopyalı Almaz Ayana inanılmaz bir yarış sonucu bu kırılmaz denen rekoru 14 saniyenin üzerinde bir farkla, 29:17.45 ile kırdı. Daha önce bu mesafeyi sadece bir yarışta koşmuş olan Almaz Ayana'nın kendisine 22 saniyeden fazla yaklaşılamamış bu rekoru kırması doping iddialarını gündeme getirdi. Umarım sonuçlar pozitif çıkmaz ve bu yeni rekortmeni ileride daha hızlı derecelerde görebiliriz.
  • 100 m engelli: Türkiye rekoru 2012'de Nevin Yanıt tarafından koşulan 12.58. Türk Atletizminin yetiştirdiği en iyi kısa mesafe yarışçılarından biri olan Nevin Yanıt da maalesef çoğu sporcumuz gibi doping yüzünden spor hayatını devam ettiremiyor.  Bu kadar fazla sporcunun bu durumda olması çok ciddi bir sorunken maalesef bununla ilgili bir politika izlemiyoruz ülke olarak. Dünya rekorunu bu yıl 12.20 ile kıran ama öncesinde olimpiyat elemelerini geçemeyen Amerikalı Kendra Harrison maalesef olimpiyatta koşamadı. Kırılan rekor bu mesafenin gelmiş geçmiş en büyük atleti olan Bulgar atlet Yordanka Donkova'nın 1988'de koştuğu 12.21'lik derecesiydi. Bu olimpiyatta bir ilk gerçekleşti ve madalyaların tamamı tek bir ülke tarafından kazanıldı. Altın madalyayı 12.48'lik derecesiyle Amerikalı Brianna Rollins kazandı.
  • 400 m engelli: Türkiye rekoru 2011'de Nagihan Karadere tarafından koşulan 55.09. Dünya rekoru ise 2003 yılında Rus Yuliya Pechonkina tarafından 52.34 ile kırılmıştı. Bu olimpiyatta altın madalyayı bu mesafeyi 53 saniyenin altında koşabilen 17 atlet arasındaki Amerikalı Dalilah Muhammad 53.13'lük derecesi ile kazandı.
  • 3000 m engelli: Türkiye rekoru 2012'de Gülcan Mıngır tarafından koşulan 9:13.53, Gülcan 3000 engelliyi dünyada en hızlı koşan 19. sporcu. Bu olimpiyatta yarışan üç atletimizden Özlem Kaya 9:32.03, Meryem Akda 9:50.28 ve Tuğba Güvenç 9:49.93 ile finale kalamadılar. Bu mesafenin dünya rekoru 2008 Pekin olimpiyatında 8:58.81 koşan Rus atlet Gulnara Samitova-Galkina'ya ait. Bu yıl altın madalyayı Bahreynli Ruth Jebet 8:59.75 ile kazanırken bu mesafeyi 9 dakikanın altında koşabilen üçüncü kadın sporcu oldu. Geçen olimpiyat şampiyonu Tunuslu Habiba Ghribi ise ancak 13. olabildi.
  • 4x100 m: Türkiye rekoru 2011'de koşulan 44.71. Dünya rekoru 40.82 ile 2012'de Amerika takımı tarafından kırılmıştı. Bu olimpiyat şampiyonu da 41.01 ile Amerika takımı oldu.
  • 4x400 m: Türkiye rekoru 2011'de koşulan 3:33.11. Dünya rekoru ise şaşırtıcı bir şekilde 1988'de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğine ait 3:15.17 olmayı sürdürüyor. Bu yıl Amerika takımı bu dereceye 4 saniye uzakta bir derece olan 3:19.06 ile altın madalyayı kazandı. Sovyetler Birliğinin rekoruna yakın zamanda ulaşılması oldukça zor görünüyor.
  • Maraton: Türkiye rekoru 2015'te Sultan Haydar tarafından koşulan 2:24:44. Bu yıl maratonda yarışan Esma Aydemir 2:39:59 ile 58., Sultan Haydar 2:53:57 ile 111. ve Meryem Erdoğan 2:54:04 ile 112. olabildiler. En uzun mesafe kadın yarışı olan maratonda dünya rekortmeni ise 2:15:25 ile İngiliz Paula Radcliffe (2003). Altın madalyayı Kenyalı Jemima Sumgong 2:24:04 ile kazandı.
  • 20 km yürüyüş: Türkiye rekoru 2004'te Yeliz Ay tarafından yapılan 1:34:57. Hiç sporcumuzun yarışmadığı bu branşta bu yıl 5000 metre pist yürüyüşünde Türkiye rekoru kıran 16 yaşındaki genç kızımız Meryem Bekmez dilerim sonraki olimpiyatlarda ülkemizi temsil eder. Dünya rekorunu 2015'te yaptığı 1:24:38'lik derece ile elinde tutan Çinli Liu Hong'a bu olimpiyatta da 1:28:35 yürüdü ve altın madalyanın sahibi oldu.
  • Uzun atlama: Türkiye rekoru 2009'da Karin Melis Mey tarafından yapılan 6.87m. Bu olimpiyatta 6.49m atlayabilen atletimiz finallere kalamadı. Dünya rekoru tam 28 yıldır kırılmayan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği sporcusu Galina Chistyakova tarafından atlanan 7.52m'lik derece. Tarihte 7.50m'nin üzerinde rekor sayılan atlayış yapabilmiş tek atlet kendisi. Bu yıl olimpiyat altın madalyasının kendi en iyi derecesini atlayan Amerikalı Tianna Bartoletta'nın 7.17m'lik derecesiyle kazanıldığını görünce dünya rekorunun kırılmasının ne kadar uzak olduğu daha kolay anlaşılır sanırım. Bu branşta ikisi altın, toplam üç olimpiyat madalyası sahibi Alman Heike Drechsler'i de anmadan geçmek olmaz elbette. Drechsler'in 1992'de atlayışı sırasında arkadan esen rüzgarın hızının 2.1 m/sn olan 7.63m'lük bir atlayışı olmasına rağmen rekor sayılan limitin 2.0 m/sn olması atlayışının rekor kabul edilmemesine yol açmıştı. Elbette onun müthiş spor kariyeri bu rekor olmadan da çok değerlidir. 1988 Seul olimpiyatında hem heptatlonu hem de uzun atlamayı kazanan Amerikalı Jackie Joyner-Kersee de bu branşın unutulmaz isimleri arasındadır.
  • Üç adım atlama: Türkiye rekoru 2013'de Sevim Sinmez Serbest tarafından yapılan 13.95m. Biz 14 metre barajını aşamamışken dünya rekoru 1995'te 15:50m atlayan Ukraynalı Inessa Kravets'e ait. Tarihteki ikinci en iyi derece 15.39m ve 15 metrenin üzerinde atlayış yapabilmiş sadece 30 kadın atlet var. Bu yıl olimpiyat altın madalyasını Kolombiyalı Caterine Ibargüen 15.17m'lik atlayışıyla kazandı. Bir önceki olimpiyat şampiyonu Kazak Olga Rypakova 14.74m atlatı ve üçüncü oldu.
  • Yüksek atlama: Türkiye rekoru 2011'de Burcu Ayhan tarafından yapılan 1.94m.1987'de 2.09m atlayan Bulgar Stefka Kostadinova'nın derecesi aradan geçen 29 yılda geçilebilmiş değil. 2 metrenin üzerinde toplam 197 atlayış yapan Stefka Kostadinova bu branşın en unutulmaz atleti. Bu yıl olimpiyat altın madalyasını 37 yaşındaki İspanyol Ruth Beitia 1.97m'lik derecesiyle kazandı. Dört olimpiyata katılan ve ilk madalyasını 37 yaşında kazanan Ruth Beitia geçen olimpiyattan sonra sporu bıraktığını açıklamış ama bir kaç ay sonra olimpiyat madalyası almadan emekli olmamak için geri dönmüştü.
  • Sırıkla yüksek atlama: Türkiye rekoru 2016'da Demet Parlak tarafından yapılan 4.30m. 5 metre barajını ilk defa geçen, 28 dünya rekorunun sahibi Rus Yelena Isinbayeva 5.06m ile dünya rekorunun halen sahibi. Hiç bir doping testi pozitif çıkmamış olan Yelena Isinbayeva bu yıl aktif sporu bıraktığından ikisi altın, toplam üç olimpiyat madalyasına bir yenisini ekleyemedi. Altın madalyayı 5.85m'lik atlayışı ile  Londra olimpiyatının 24.sü Yunan atlet Ekaterini Stefanidi kazandı.
  • Gülle atma: Türkiye rekoru 2016'da Emel Dereli tarafından yapılan 18.57m. Bu olimpiyatta 17.01m atan Emel Dereli 24. oldu ve finalde yarışamadı. Tarihte 22 metrenin üzerinde atış yapan sadece 4 kadın var ve bunların en yakını 29 yıl önce yapılmış. 1987 tarihli Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği sporcusu Natalya Lisovskaya'nın 22.63m'lik atışı hala dünya rekoru olarak geçerli. Natalya Lisovskaya aynı zamanda tarihteki en iyi 4 atışın da sahibi. Kadınlar gülle atmanın en başarılı 25 atletinden sadece 3'ü bu atışlarını 2000 yılından sonra yapmışlar. Bu olimpiyatta Amerikalı Michelle Carter ülke rekoru kırarak 20.63m attı ve altın madalyayı kazandı. 4 dünya, 2 olimpiyat şampiyonluğu bulunan Yeni Zellenadalı Valerie Adams 20.42m ile ikinci oldu.
  • Disk atma: Türkiye rekoru 1999'da Oksana Mert tarafından yapılan 64.25m'lik atış. Erkeklerin attığı diskin yarısı olan 1kg'lık diski 75 metrenin ötesine atabilmiş tek kadın olan Doğu Almanya sporcusu Gabriele Reinsch'ın 76.80m'lik rekoru 1988'den bu yana geçilemiyor. Kadınlar disk atma tarihindeki en başarılı 25 sporcudan sadece 2'si bu atışlarını 2000 yılı sonrasında yapabildi. Bu olimpiyatta finalde sadece tek bir geçerli atış yaparak 69.21m atan, geçen olimpiyatın da şampiyonu olan, Hırvat sporcu Sandra Perković altın madalyayı kazandı.
  • Cirit atma: Türkiye rekoru 2016'da Eda Tuğsuz tarafından yapılan 58.95m. Biz henüz 60 metreyi geçememişken dünya rekoru Pekin ve Londra olimpiyat şampiyonu ve bu olimpiyatın üçüncüsü olan Çekoslavak sporcu Barbora Špotáková'nın 72.28m'lik atışı. Bu yılın şampiyonu ise 66.18m atan Hırvat sporcu Sara Kolak. Kadınlar cirit atma tarihinde 70 metrenin üzerinde atış yapmış 4 sporcu bulunuyor.
  • Çekiç atma: Türkiye rekoru 2012'de Tuğçe Şahutoğlu tarafından yapılan 74.17m. Tuğçe Şahutoğlu olimpiyatta 67.05m ve diğer sporcumuz Kıvılcım Kaya Salman ise 64.79m attılar ve finale kalamadılar. Bu yıl olimpiyata gelirken dünya rekoru 81.08m ile Polonyalı sporcu Anita Włodarczyk'a aitti. Olimpiyatta 82.09m ile dünya rekorunu yenileyen sporcu burada da durmadı ve 28 ağustosta 82.98m gibi inanılmaz bir atış yaptı. Dünyada kendisinden başka 80 metreyi geçen bir kadın sporcu bulunmuyor.

  • Heptatlon: Türkiye rekoru 2000'de Anzhela Kinet tarafından yapılan 6076 puan. Yedi branşta yarışma gerektiren bu dalda dünya rekoru ise 7000 puanın üzerine ilk çıkan kadın atlet olan Amerikalı sporcu Jackie Joyner-Kersee'nin 1988'de elde ettiği 7291 puanı. Jackie Joyner-Kersee 4 olimpiyat üst üste madalya kazanan, uzun atlama ve heptatlonu birlikte kazanan muazzam bir sporcuydu. Halen 7000 puan barajını aşabilmiş sadece 3 kadın atlet var. Bu olimpiyatta 22 yaşındaki Belçikalı genç atlet Nafissatou Thiam 6810 puanla atın madalyayı alırken Londra olimpiyatının altın madalyalı ismi İngiliz Jessica Ennis-Hill Rio'da 6775 puanla ikinci oldu.

Bu blogdaki popüler yayınlar

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…