27 Ağustos 2012 Pazartesi

Nasıl bir Bilgisayar Mühendisleri Odası?

Hep örgütlülükten yana olmuşumdur. İster Türk Tabipleri Birliği gibi meslek örgütü, isterse Salihli Kanarya Sevenler Derneği gibi hobi amaçlı olsun insanların bir araya gelmelerinde büyük faydalar olduğunu düşünüyorum. Örgütlülük sevilen şeylerden daha fazla keyif almayı sağladığı gibi sorunları birlikte çözmeye çalışmak da bireysel hareket etmekten daha verimli olacaktır.

Aynı mesleği yapan insanların bir araya gelmelerinde, çalışma şartlarını iyileştirmeye çalışmalarında, yaptıkları işlere standart getirmelerinde, meslek içi eğitimlerle gelişmeleri takip etmelerinde, mesleğin eğitiminin daha kaliteli verilmesi için baskı oluşturmalarında ciddi faydalar olduğu herkesçe açıktır sanırım. Bir mesleğin mensuplarının sorunlarını çözmeye çalışmak yerine başkalarının bunu yapmasını beklemeleri akıllıca olmaz elbette.

Ülkemizde çokça meslek örgütü var ve bunlara üyelik çoğu durumda zorunlu. Örneğin bir berber dükkanı açacak olusanız Usta belgesine sahip olmanız ve Berberler Odasına üye olmanız bir zorunluluk. Ama bir eczane açacaksanız Türk Tücaret Kanununa göre eczanelerin ticari işletme, eczacıların ise tacir niteliğinde olduklarından eczanelerin ticaret odalarına kayıt olma zorunluluğu bulunmuyor. Tabi bu eczane açmak için neden 5 yıl üniversite okumak gerektiği sorusunu beraberinde getiriyor ama o konuda daha önce yazdığımdan tekrar etmek istemiyorum. Hepimizin bildiği gibi tıp fakültesini bitirmeden doktorluk yapmak mümkün olmadığı gibi bir makine mühendisinin denetiminden geçirmeden doğal gaz hattı çektirmek veya hukuk fakültesinden mezun olmadan avukatlık yapmak da mümkün değil.

Aynı meslek kolunda çalışanların farklı örgütlenme modelleri var. Yaygın ve etkin oluşumlardan biri sendikalar. Bir sendikaya üye olmak için sendikanın faaliyet alanındaki iş kolunda çalışmak yeterli oluyor. Örneğin ziraat fakültesinden mezun ama sınıf öğretmenliği yapıyorsanız eğitim sendikalarından herhangi birine üye olmanızda bir problem olmadığı gibi istediğiniz zaman ayrılmanız da mümkün. Diğer bir örgütlenme modeli olan oda ise sendikadan oldukça farklı. Örneğin yeni kurulan Bilgisayar Mühendisleri Odasına ancak Bilgisayar Mühendisliği, Bilgisayar Bilimleri Mühendisliği, Bilgisayar ve Enformasyon Mühendisliği, Bilişim Sistemleri Mühendisliği, Kontrol ve Bilgisayar Mühendisliği ve Yazılım Mühendisliği lisans mezunları üye olabiliyor. Diğer odalarda olduğu gibi BMO'dan da istifa etmek mümkün değil.

Bilgisayar mühendisleri yakın zamana kadar EMO'nun altında Meslek Dalı Komisyonunda temsil ediliyorlardı. Bir odaları olmaması hiç bir işlerini yapmalarına engel olmuyor olsa bile sürekli odalarının olmadığından dert yandıklarını katıldığım her toplantılarında görüyordum. Son dönemde iki ayrı grup BMO'nun kuruluşu için çaba gösterdi. Bunlardan ilki EMO'nun içinde örgütlenmiş olan ve onun kültürünün devamı olacağını gösteren bir ekipti ve sonunda onların EMO içinde sürdürdükleri hareketle bilgisayar mühendisleri EMO'dan ayrıldı ve BMO kuruldu. Bir de Facebook ve kendi sitelerinde bir araya gelen 15K'dan fazla mühendisin oluşturduğu dinamik bir grup daha mevcut. Akademik Bilişim, Linux ve Özgür Yazılım Günleri gibi organizasyonlardaki toplantılara EMO'nun desteğiyle katılan ilk grubun yanında/karşısında her zaman kendi insiyatifleriyle gelen ikinci gruptan katılımcılar da oluyordu.

Sonuçta Mart ayında EMO'nun aldığı kararla BMO'nun kurulmasına karar verildi. Peki BMO hangi derde derman olsun diye kuruldu? Bunun için birlikte Bilgisayar Mühendisleri Odası Kuruluş Raporuna bakalım. Bu raporu hazırlayanlar yukarıda bahsettiğim ilk grubun üyeleriydi. İyi niyetlerinde şüphe etmesem de doğru problemleri teşhis etmediklerinden doğru çözümleri bulamayacaklarını düşünüyorum.BMO'nun kurulmasına gerekçe olarak gösterilen 5 ana madde var:

  • Meslek haklarında yaşanan tahribat
Dört yıllık mühendislik eğitimine karşılık sertifikalar sunuluyor, bunun sonucu olarak bilgisayar mühendislerinin meslek alanında diğer mühendisler ve hatta mühendislik dışı alanlardan insanlar çalışıyor. Esnek/fazla mesai ile çalıştırılıyoruz, mühendislik dışı alanlarda çalıştırılıyoruz.

Bu şikayetleri bir ara çok konuşulan 'mankenler şarkı söylemesin/oyunculuk yapmasın' serzenişlerine benzetiyorum ben. Bilişim sektörü çok geniş bir yelpazeden oluştuğundan bilgisayar mühendisliği eğitiminde her konuyu derinlemesine öğretmek mümkün değil. Zaten sektördeki değişim o kadar hızlı ki 4 yıllık eğitimde öğrendiklerinizin 1/3'ü mezun olduğunuzda geçerliliğini yitirmiş oluyor. Hal böyle olunca üniversite dışında/sonrasında eğitimler olması ve bu eğitimlere bilgisayar mühendisliğinde lisans okumamış olanların da katılması çok normal. Aslında belgede geçen 'bilgisayar mühendislerinin meslek alanı'nın ne olduğu tarif edilmiş olsa buraya söylenecek çok şey var ama tarifi yok bu alanın. Katıldığım toplantılarda aldığım cevaplarında tatmin edici olmadığını söyleyebilirim.

Yaklaşık 15 yıldır bilgisayar mühendisliği bölümünde öğretim elemanı olarak çalışıyorum. Matematik bölümünden mezunum. Bilgisayar mühendisliğinde yüksek lisans yaptım (devamı da var ama konuyla ilgisiz). Bu süre içinde sadece bilgisayar mühendisliği okumuş birinin yapabileceği/ yapması gereken bir iş duymadım, görmedim. Bilen, duyan varsa yorum olarak yazarsa sevinirim. Günümüz bilişim dünyasında bir işi kim iyi yapabiliyorsa onun işe alınmasında ne problem var ben anlamıyorum. Üniversite yaşına gelmemiş gençlerin bile neler yapabildikleri ortadayken, kendini alanında yetiştirmiş bir hekim, iktisatçı, öğretmen veya müzisyen bilişim alanındaki hangi işi yapmaya yeterli görülmeyecek? Yukarıdaki maddeyi yazan arkadaşlar Linux çekirdeğini geliştirenlerin mesleklerine baksalar fikirleri değişebilir diye düşünüyorum.

Esnek/fazla mesai ise bizim mesleğin doğasında var. Özellikle canlı sistemlerde çalışanlar değişiklikleri sistemlerin en az kullanıldığı zamanlarda yapmak zorunda kalıyorlar, bu da normal mesai saatlerinin dışına taşıyor ister istemez. Bütün bilişim camiasının böyle sıkı bir disiplinle çalıştığını söylemek de doğru olmaz bence. Bilişim camiası için sorun fazla mesai/esnek çalışma saatleri değil bunun karşılığını alamamak olmalı. 
  • Meslek alanında yaşanan tahribat
Bilgisayar mühendisliği sadece yazılıma indirgenmiş, tasarım, denetim ve proje yönetimi kişilerin yeteneğine bırakılmış. Ülkemizin bilişim politikası yok.

Ülkemizin bir çok konuda olduğu gibi bir bilişim politikasının da olmadığı bir gerçek ama bu konuda neden bilişim sektöründe çalışanların örgütlenmesinin değil de sadece bilgisayar mühendislerinin örgütlenmesinin söz sahibi olması gerektiği belirsiz.
  • Mesleki denetim ve mühendislik yetkisi
Hizmet ve ürünler mühendislerin kontrolünde değil. Bilgisayar mühendislerin yetkilendirilmesi yok.

Burada istenilen şey de maalesef gıda sektörünün gıda mühendisi çalıştırması veya akvaryumcuların veterinerlerle anlaşması olması gibi bir durum. İmza yetkisinin cazibesine kapılanların bilişim camiasının büyük resmini göremediklerini düşünüyorum. Şu an zaten yaptıkları işin altına isimlerini yazabiliyorlar ama onların istediği sadece onların bunu yapabiliyor olması.

Sektörde yanyana çalıştıkları bilgisayar mühendisi olmayan meslektaşlarının yapamayacakları, sadece kendilerinin yapabilecekleri bir şey olmadığının aslında onlar da farkında olmalılar ama o vakit akıllarını kurcalayan 'biz boşuna mı okuduk peki?' sorusuna cevap bulamıyorlar. Hatalı soru sorup doğru yanıtı bulmak mümkün olmadığı için bu soruda takılıyorlar bence. Örneğin piyasadaki edebi eserleri sadece Türk Dili ve Edebiyatı mezunları mı yazıyor? Yazmıyorlarsa en azından onlardan biri denetliyor mu? Yayınevlerinin veya gazetelerin bir Türk Dili ve Edebiyatı mezunu çalıştırma zorunlulukları var mı? O zaman boşuna mı okuyor bu insanlar? Bir inşaat mühendisi roman yazabiliyor (Oğuz Atay), olimpiyat anlatabiliyor (Nejat Kök) ama bilişim sektöründe iş yapamasın deniyor.

Üniversite eğitimi ile alanlarında donanımlı bireyler olacaklarını ama başkalarının da dışarıdan bu işi yapabilecekleri gerçeğini kabul ettiklerinde hayat onlar için daha kolaylaşacak gibi geliyor bana.
  • Mühendislik eğitimi ve meslek içi eğitim
Bilgisayar mühendisliği bölümü açmak için gerekli şartlar tanımlanmamış, bölümlerin kontenjanları yüksek, öğrenciler yeterli donanımla mezun edilemiyor, öğrenciler sektöre ucuz iş gücü olarak sunuluyor, ihtiyaç fazlası bilgisayar mühendisi piyasada fiyat kırılmasına neden oluyor. Uzaktan eğitimle bilgisayar mühendisliği diploması veriliyor.

Yaklaşık 15 yıldır üniversitede çalışan biri olarak üzerinde konuştuğumuz belgeyi yazan arkadaşları üniversitelerdeki sorunlar hakkında fazlasıyla destekliyorum. Sorunları doğru formüle edemediklerini düşünsem de üniversitelerin ciddi problemleri olması konusuna birşey demem mümkün değil. Bütün üniversitelerde geçerli bilgisayar mühendisi olmak için başarıyla geçilmesi gereken dersler diye bir kriter yok. Üniversitelerin ders programları ortada, merak eden açıp bakar. Bütün bilgisayar mühendisliği programlarında ortak anlatılan ders miktarı bir mesleği tanımlamaya yeterli değil bence. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bir yazı hazırlıyorum.

Akademik kadro yetersizliği konusunda da haklılar. Bunun sorumlusunun üniversitelerdeki çalışma şartları olduğunu söylemeden de geçmek istemiyorum. Hangi üniversiteden mezun olursa olsun yeni mezun bir bilgisayar mühendisine 7 yıl boyunca (2 yıl yüksek lisans + 5 yıl doktora) ayda 2000tl maaşla bir iş önerirseniz kabul eder mi? Dikkat edin bu başlangıç maaşı değil, 7 yılda ortalama alacağı maaş. Üniversitelerdeki çalışma şartlarının düzeltilmediği sürece akademik kadroların iyileştirilmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum.

Uzaktan eğitim konusunda da birşeyler söylemeden geçmeyeyim. Ben örgün eğitimlerde yapılan eğitimin bile uzaktan eğitim olduğunu düşünüyorum. Eğer mümkün olsa eğitimin bir nevi usta çırak ilişkisi ile yürütülmesinin, kodu yazan adamın/kadının omuzunun üzerinden bakıp onu yönlendirmenin muazzam bir fark yaratacağını düşünüyorum. Şimdilik bu konu hakkında fikir çalışması aşamasında olduğumuzu söylemiş olayım. Ama ortada da uzaktan eğitim diye bir gerçek var. Dünyanın en iyi üniversitelerinden hocaların seçilmiş derslerini internetten izlemek, hatta sınavlarına girip sertifikalarını almak mümkün. Eğer uzaktan eğitim konusunu tümden reddetmiyorsanız sadece bilgisayar mühendisliği özelinde olmaz demek bence anlamlı değil. Sonuçta mezun olduğunuzda yenilikleri nereden takip edip öğreniyorsunuz? İşimiz (bakın ben işimiz diyorum ama BMO'dakiler beni kendilerinden görmüyorlar orası ayrı) çoğunlukla internet üzerinden yapılan bir iş, sürekli oradan öğreniyoruz, diplomasını da pekala oradan alabiliriz. Uzaktan eğitimle yapılan bilgisayar mühendisliği eğitiminin kalitesinde sorun varsa bunun üzerine birlikte gidelim ama toptan olmasın demek uygun değil. Pdf'den veya video'dan apandisit almayı öğrenmiyoruz sonuçta.
  • Örgütlenme
Yukarıda da yazdım her türlü örgütlenmenin faydalı olduğunu düşünüyorum.

Yeni kurulan BMO'nun bilişim sektörünün doğasında olmayan bir tekelleşme/imza yetkisi peşine düşmemesini dilerim. Binlerce, onbinlerce bilgisayar mühendisinin bir araya gelip ülke için, kendileri için yapacak olumlu işler bulabileceğine inanıyorum. Ülkemizin bilişim sektöründe aktif ve yararlı bir oyuncu olmak yerine sektördeki diğer herkesi dışlayan bir tavır içine girmeleri onlara destek olabilecek büyük bir kalabalığı da dışlamaları anlamına gelir. Umarım öyle olmaz.

Son söz: Eğer BMO üyesi olsam ve 1 Eylül seçimlerinde oy kullanacak olsaydım oyumu yukarıda bahsettiğim tbmo grubuna verirdim.

Hangi Masaüstü Ne Kadar Türkçe Konuşuyor? -10-

Dönem dönem düşen masaüstü ortamlarının çeviri oranlarının çok yükseldiği bir zamanda yazabildiğim için mutluyum. Aşağıdaki rakamlara bakınc...