Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Evde bir kitaplığa ihtiyaç var mı?

Bu soruyu bir kaç yıl öncesine kadar anlamlı bulmazdım. Kitap okumanın bir parçası gibi düşünüyordum okuduğum kitapları evde bulundurmayı. Aslında çok da düşünmüyordum neden bu kitapları tutuyorum evde diye. Kitabı satın alırsın, okursun (bazen okumazsın bile) ve kitaplığa kaldırırsın. İşin doğası böyleydi benim için.

Yıllar içinde evde hatırı sayılır sayıda kitap birikti. Çok az sayıda kitabı tekrar okudum. Evde bin kitap varsa yeniden okuduklarımın sayısı onu bile geçmez. Okumadığım o kadar fazla kitap varken eskilere elim gitmedi demek ki.

Çok az sayıda kitabımı bir başkası okudu. Arkadaşlarım ya bendeki kitapları kendileri de aldılar ya da hiç ilgilenmediler onlarla. Belki üç beş kitabımı ödünç vermişimdir bunca yılda. Birine bunu okumalısın dediğimde bir tane satın alıp hediye ettim çoğunlukla.

Okuduğum kitapları hiç katlamadım, satırların altlarını asla çizmedim. Ben bir daha açıp okumuyorum, başkasına vermiyorum, peki bu dikkat nedendi acaba? Sanki canlıymışlar gibi davrandım o…