Ana içeriğe atla

Belgelendirmeler için öntanımlı dil ne olmalı?

Günümüzde herhangi bir alanda geliştirici olabilmek için mutlaka İngilizce bilmek gerekmesi hoşumuza gitse de gitmese de bir gerçek. Hem dünyada ne yapılıyor anlayabilmek için, hem de yaptığınız şeylerin Türkçe konuşmayan insanlara tarafından da anlaşılabilmesi hatta katkı verilebilmesi için İngilizce okuyabilmek ve yazabilmek gerekiyor. Buraya kadar üzerinde tartışılacak bir şey yok aslında.

Burada üzerinde tartışmak istediğim konu ise biraz başka: Bir topluluk dağıtımı belgelendirmesini öntanımlı olarak hangi dilde yapmalı?

Belgeleri önce İngilizce yazıp, ardından Türkçeye bazılarını çevirmenin arkasındaki nedenleri düşündüğümde şunları görebiliyorum (Bunlar bir yerde böyle yazmıyor. Ben düşünüyorum.):
  • Sonuçta yapılan iş evrensel, bu yüzden herkesin okuyup anlayabileceği, katkı verebileceği bir dilde belgelendirme yapılmalı deniyor olabilir.
  • Geliştiricinin mutlaka İngilizce bilmesi gerekmiyor mu? Buradan alışmaya başlasın deniyor olabilir.
  • Geliştiriciler kendilerini İngilizce daha iyi ifade ediyor olabilirler.
  • Projenin katkı verenlerinin hatırı sayılır bir kısmı Türkçe okuyamıyordur, hatta bu belgeleri yazanlar sadece İngilizce biliyor olabilir.
Madem kendi kendime konuşuyorum, bunlara madde madde değil ama bütüncül bir cevap verebilirim sanırım. Bence Pardus'un ülkemize en önemli katkısı etrafında oluşan özgür yazılım topluluğudur. Elbette bir çok başka katkısı da var ama en önemlisi insanların özgür yazılım konusuna ilgi duymalarını, geliştirme yapmalarını sağlamasıdır bence. Bu açıdan bakınca ikinci ve üçüncü maddeler şaka gibi duruyor farkındayım. Birinci ve dördüncü maddelerin haklılık payı var diye düşünülebilir ama rakamlara bakalım bu konuda isterseniz:

Ohloh.net özgür yazılım projelerinin ve yazılım geliştiricilerin geçmeişlerini görebilmek için süper bir kaynak. Ohloh'ta Pardus sayfasına baktığımızda başlangıcından bu yana 181 kişinin svn depolarına yazdığını görebiliyoruz. Yeni geliştirici adayları filan da bunun içinde ama sayıları biraz yuvarlak almakta bir sorun olmadığını hepimiz birazdan göreceğiz. Ohloh'taki geliştirici adlarını gerçek isimlere dönüştürmek için de Pardus svn'indeki accounts dosyasını kullanabiliriz. Bu dosyaya ve ohloh'a bugün bakınca toplam 27 kişinin anadilinin Türkçe olmayabileceğini tahmin edebiliyorum. Geliştirici sayısı olarak %15 az değil gibi görünüyor. Şimdi de yapılan commit'lere bakalım. Hatta bu commit'leri bir pasta grafikte gösterelim zamanında Gökmen'in yaptığı gibi. 27 kişi az değil ama kişilerin katkısını sayısal olarak görebileceğimiz tek şey ohloh üzerinde yapılan commit sayısı. Bugün itibariyle 117455 kayıt görünüyor (rakamlar öyle çarpıcı ki üç aşağı beş yukarı farketmiyor göreceksiniz). Bu kayıtların sadece 1878 tanesi yukarıda bahsettiğim 27 kişiden geliyor. Oran 0.016 yani her 100 katkıdan sadece 1'i Türkçe konuşmayan birilerinden gelmiş bu güne kadar. Demek ki bütün belgeleri sanki geliştiricilerin hepsinin İngilizce belgeye ihtiyacı varmış gibi yazmanın kayda değer bir getirisi olmamış Pardus'a. Madem şekil önemli bu da grafiği:

Önemli olan kişi sayısı ve commit sayısı değil onların toplum üzerindeki olumlu etkisi denebilir. Ben de büyük oranda bu fikre katılırım ama bu fikri grafiklendirmek mümkün olmadığı gibi grafiği çüzülebilseydi bile çok daha acımasız bir oranın Türkçe konuşanlar lehine olduğunu görürdük.

Bunları Pardus'un yaptığı yanlış demek için yazmadığım anlaşılıyordur ama yine de söylemekte fayda var: Pardus'un kendi dinamikleri ve ona göre aldığı kararlar var. Bence onların bazılarını farklı yapmak daha iyi olabilir ama onları tartışmanın yeri bu blog değil. Bunları olur da bir topluluk dağıtımına başlarsak aklımızda olsun diye yazdım.

Son söz: Topluluk dağıtımında Türkçesi olmayan hiç bir belgelendirme olmamalı (belgeler İngilizce'ye çevrilmesin mi sorusuna okuyucuya hakaret sayılmasın diye değinmiyorum). Madem ülkemizde bir özgür yazılım ekosisteminin oluşmasını istiyoruz, bunu ancak kendi dilimizde yapabiliriz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…