Ana içeriğe atla

Pardus 2008 izlenimleri

Pardus sürümlerinin yıllarla ilişkilendirilmesi iyi olmadı bence. Böyle yapılınca herkes üç aydır nerede kaldı Pardus 2008 diye soruyor. Tahminim geliştirici ekibin üzerinde de bir baskı oluyordur bu takvim konusu. Sürümlere numara vermek de sıkıntılı bir süreç aslında; slackware gibi 12. sürüme kadar bu sayıları takip etmek yerine başka nasıl bir sıra izlenebilirdi diye düşündüğümde aklıma değişik bir şey geldi (bunun uygulanabilir olup olmaması pardus'u ilgilendirmez elbette).

Hatırlarsınız eskiden çekirdeğin ikincil sürüm numarasının tek veya çift olması onun kararlı veya geliştirme sürümü olduğunu gösterirdi. Pardus (veya başka bir yazılım) da sürüm numarasını asal sayı olarak kullandığında kararlı sürümü, asal olmayan sayı olduğunda ise ara sürümlerden biri (2007.2 gibi) olduğunu göstermek üzere kullanabilirdi. Sayı doğrusunun başlarında asal sayıların sıkça bulunduğu söylenebilir ama Pardus'un da ilk duyurulduğunda çok ara sürümü yoktu. Hem illa ki birden ikiden başlanacak diye de bir durum yok. 2007'ye nasıl atlanabiliyorsa mesela 23'e de atlanabilirdi. Bu yöntem Lynx lynx gibi telaffuzu mümkün olmayan kod adlarından daha ilginç olurdu bence.

Bu acayip ;) isimlendirme önerimin haricinde de bir önerim var (bunları niye buraya yazıyorsun diyenleri muhabbet için Çanakkale'ye beklerim).

Pardus'un kutulu satın alınabilir bir hali olmalı artık. Tamam ucuz olsun ama kutulu, sahici, legal bir ürün olduğunu gösterir bir hali olmalı Pardus'un. Bir kişiye, kuruma pardus'u önerdiğinizde, kurmaya gittiğinizde elinizde korsan cd gibi kopyalanmış cd bulunması güvensizlik doğuruyor. Slackware'i, openoffice.org'u kutulu satın alabiliyorsak bunun bir nedeni olmalı. Hele openoffice.org internetten daha kolay indirilebilir, işe boyut olarak bakarsak. Ama bu bir güven oluşturma politikası olarak düşünülmeli bence.

Bütün ekibe muhabbetle...

Bu blogdaki popüler yayınlar

SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

Yerli yazılım, Milli yazılım

Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…