Ana içeriğe atla

şenliğin ardından - kısım 3

Aşağıda şenlikle ilgili eleştiri ve önerilerim var. "Bu kadar işin içinde hiç mi iyi bir şey yoktu" diyecekleri burada bırakıp devam edeyim:

  • Bence yaptığımız etkinliğin şenlik adıyla zerre kadar ilgisi yok. Dört gün içinde geçen yıl 73, bu yıl 59 seminer düzenleyip son gün yaptığımız 2 oyun turnuvasından başka eğlenceli hiç bir şeyi olmayan bu etkinliğe şenlik demek son derece zorlama bir isimlendirme oluyor. Bu yıl doğrusunu yapıp konferans adını kullandık, umarım seneye ikisini bir birinden ayırıp 7. Şenliği (Türker Gülüm'ün dediği gibi) daha sazlı sözlü yaparız. Bu haliyle bizim gibi uzaklardan işinden, okulundan izin almak zorunda olanların işi çok zor oluyor. 4 günlük bir şenlik için izin dilekçesi yazdığınızı düşünün ne demek istediğimi daha kolay anlarsınız. Her ne kadar kapanış töreninde inatla yapıldığı söylense de (neye, kime inat?) eğlenceli bir şey yapacaksak bunu seminerlerden ibaret olmadan da yapabiliriz gibi geliyor bana. Yıllardır yapıldığı gibi sadece seminer olacaksa onun da adı konferans olsun, kimseyi kandırmayalım.

  • Şenlik alanında bu yıl hiç sektör temsilcisi yoktu. Geçen yıl ortadaki büyük alanda Pardus ve IBM, D Salonunun yanında da bir kaç firma varken bu yıl kimse yoktu. Türkiyede Linux ve Özgür Yazılımlardan para kazanan bu kadar firma varken bunların birini bile şenlik alanına taşıyamamış olmak önemli bir eksiklikti. Linux'a destek veren bu kadar şirketten hiç birini yanımıza getiremiyorsak kabahati kendimizde aramamız lazım. Geçen yıl "ahh ah! Erdinç olmasa kimler gelirdi buraya" diyenler bu yıl neler yaptılar merak ediyorum.

  • Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bir değerlendirme formu hazırlanmamıştı. senlikatlinuxorgtr'ye mail atın demek ipe un sermek oldu, hepimiz biliyoruz. Yapılan etkinlikten geri dönüş almamak mantıklı değil ama yine de böyle yapıldı. Şimdi "2005'de yapıldı da ne oldu, sanki değerlendirilebildi mi?" diye de sorulabilir tabi ama çözümün hiç anket/değerlendirme yapmamak olmadığı da açıktır herhalde.

  • Diğer bir çok etkinlikte olduğu gibi katılımcılara yaka kartlarının yanında (en azından) birer dosya içinde lkd, linux, özgür yazılım konusunda bilgiler sunabilmemiz gerekirdi, olmadı.

  • Şenliği hiç duyuramadık diye daha önce yazmıştım (düzenli seminerleri yeterince duyurmadınız o yüzden bittiler diyenlerin kulakları çınlasın). Ekim, kasım aylarında yapılacak konferans duyurularını aylardır bölüm panolarında görürken bizim bir haftadan kısa süre duyuru yapmamız hataydı. Artık buradan geri dönemeyeceğimize göre 7. şenliğin nerede, hangi tarihte yapılacağı belli olur olmaz hemen afişini hazırlayıp duyurmaya başlayalım bence. Varsın üzerinde sponsor bilgisi olmasın. Hem sponsorluk faaliyetleri için de kolaylaştırıcı bir etmen olur gibi geliyor bana. Gerekirse şenlikten bir ay önce yeniden üzerinde sponsorların da yeraldığı bir afiş yaptırır onu asarız (2007 şenliğinin afişinde sadece üç sponsorun yeraldığını düşünürsek zor olmayacaktır bu). Nasılsa gönüllüler yapmıyor mu bu işi?

  • Aslında bu da duyurunun bir parçası ama basın'ı şenliğe çekebilmek lazım. Sadece basın duyurusu ile yapabileceklerimiz bu kadar. Bir kaç ay önceden bir kaç bilgisayar dersinde haber olsaydık, gazetelerde belki de televizyonda şenlikten bahsedilseydi etkinlik çok daha büyük kitleleri kucaklayabilirdi.

  • Bu yıl altıncısını verdiğimiz "yılın penguenleri" ödüllerinin de değerini arttırmamız lazım bence. Memlekette bu alanda verilen başka ödül olmadığından bu ödülün prestijinin arttırılması derneğin de adının daha fazla duyulması anlamına gelecektir. Şenlik biteli bir hafta oldu, farzedelim ben de ödülleri, şenliği haber yapmak isteyen ama törene katılmamış bir basın mensubuyum (törene katılanı yoktu :)) şenlik sayfasında kullanabileceğim bir tek kare fotograf yokken bunu nasıl yapayım? Aradan geçen zaman arttıkça haber olma değeri de kalmadığını düşünürsek seneye neler yapmamız gerektiği konusunda daha hazırlıklı olabiliriz.


  • Yukarıda yazdıklarımın hiç birinin şenlik gönüllülerinin işi olmadığını söylememe gerek yok ama ben yine de kırgınlıkların önüne geçmek için yazmış olayım. Bunların hepsini düşünmesi, planlaması gereken "elimden ne gelirse yardımcı olayım" diye gönüllü olan genç arkadaşlar değil elbette. Derneğin basında yeralması için bu işten sorumlu bir ekip oluşturulması gerektiği uzun zamandır biliniyor ama artık bir an önce hayata geçirilmeli.

    Bunlar benim düşüncelerim, başkaları farklı düşünüyordur elbette. Çok kişinin etkinliğin şu halini yeterli bulmadığını ben şahsen biliyorum. Yönetimin bu fikirleri değerlendirmek için önce insanların görüşlerini almak için çabasının olması gerekli. Görüşleri almanın yolu da senlikatlinuxorgtr gibi kapalı bir listeye mail atılmasını istemek olmamalı. Bütün süreçleri mümkün olduğunca açık hale getirip katılımı en üst seviyeye çekmek derneğe yapılacak büyük bir iyilik olacaktır diye düşünüyorum. lkd-üye görüşleri almak için en uygun liste bence.

    yukarıda yazdıklarımdan ilgisiz not: Her ne kadar listelerden, bloglardan falan tartışmalı olduğunuz birileri olsa da onlarla yüzyüze karşılaşmak, konuşmak çok farklı oluyor. Hepimiz biliyoruz, insanlar birbirlerine söyleyemeyecekleri şeyleri kolayca yazabiliyorlar. Aynı şeklide birinden duyduğunuzda rahatsız olmayacağınız (tonlama diye birşey var, değil mi) sözleri okuduğunuzda sinirlenebiliyorsunuz (örneğin ben hem açık hem de kapalı listelerde bolca tartıştığım, karşılıklı sert ifadeler kullandığımız Türker Gülüm'le şenlikte kısa da olsa konuşmaktan memnun oldum. Bundan sonra da tartışmaya devam ederiz muhtemelen ama en azından benim için eskisi gibi olmaz). Bir amaç için birarada çalışacak insanların dönem dönem biraraya gelip, gerekiyorsa tartışmalarında, görüşmelerinde büyük fayda var. Lkd panelinde de bir arkadaş belirli aralıklarla lkd'yi konuşmak için (gündemi belirli elbette) toplanmayı önermişti, ben de çok işe yarayacağını düşünüyorum. Senede iki saatlik bir oturumda görüşüp ortak payda oluşturmak çok zor.

    ilgisiz ikinci not: Bir yıldır düzeltilmeyen sayfayı bir hafta daha düzeltmezlerse Web Sayfanıza Sahip Çıkın başlıklı bir girdi hazırlayacağım. Ayıp artık yahu.

    Bu blogdaki popüler yayınlar

    Bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

    Üniversite tercihlerinin pek azı gerçekten bilerek, isteyerek yapıldığından öğrencilerin bölümlerini tanımaları, kendilerine bir yön belirlemeleri bazen bir iki yılı bile bulabiliyor. Elbette bir günlük girdisiyle bu sorunu çözmek mümkün değil ama yolun başındaki genç arkadaşlar için bir kaç önerinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aşağıda yazanların benim onbeş yıllık tecrübelerim olduğunu, bunları yapmanın iyi geleceği bünyeler olduğu gibi bunları yapmadan da başarılı/mutlu olanlar olabileceğini bilip öyle okumakta fayda var.
    Üniversite hayatını sadece okuldan ibaret görmeyin. Mezun olduktan sonraki hayatınız da sadece işten ibaret olmayacak. En çok kitap okuduğunuz, müzik dinlediğiniz yıllar üniversite yıllarınız olsun. Üniversitelerde bir sürü öğrenci topluluğu var, ilginizi çeken birine katılın. Beğenmezseniz başkasına katılırsınız. Sosyal faaliyetleri, konserleri küçümsemeyin pişman olursunuz sonra.Lisans eğitimi dört yıl ve bu yeterince uzun bir süre. Üniversiteye gelene kadar bi…

    SHA1'in kırılması ne anlama geliyor?

    İnternette güvenlik, gizlilik, bütünlük gibi konular çoğunlukla bizim üzerinde pek düşünmediğimiz ve kullandığımız yazılımlar tarafından halledilen konular arasında yer alıyor. Örneğin internette bankacılık işlemi yaparken bağlandığımız sunucu gerçekten bağlanmak istediğimiz sunucu mu, gönderip aldığımız verileri araya giren birileri ele geçirip ondan bir anlam çıkartabiliyor mu diye düşünmüyoruz. Bu işlemleri tarayıcımız bizim yerimize yapıyor. O da verilerin şifrelenmesi ve sunucuların doğrulanması gibi işlemleri kriptografik protokolleri kullanarak gerçekleştiriyor. Benzer şekilde kullandığınız programlar güncellemeleri indirdikten sonra onların bozulmadan indiğini kontrol etmek için benzer kriptografik araçları arka planda çalıştırıyorlar.

    Kriptografinin diğer kullanım alanlarının yanı sıra veri bütünlüğünün kontrol edilmesi de hepimiz için büyük önem taşıyor. Bu işlem için dosya içeriklerini kontrol etmek yerine onların tek yönlü fonksiyonlar kullanılarak özetleri çıkartılıyor ve…

    Yerli yazılım, Milli yazılım

    Ülkemizin olabildiğince çok konuda dışa bağımlı olmaması hepimizin isteği. Elbette her şeyi yurt içinde üretemeyiz ama eğer bir ürünün yurt dışından kullanılması ülkenin kaynaklarının dışa aktarılması anlamına geliyorsa veya o ürünü geliştirmek için dışa bağımlı oluyorsak onu kendimizin üretmesi anlamlı olacaktır. Ülke menfaatleri açısından bakıldığında bazen dışarıdan daha ucuza alınabilecek bir ürünü yurt içinde üretmek onun sağlayacağı katma değerler göz önüne alındığında daha faydalı olabilir. Güvenlik, gizlilik gibi konuların yanı sıra bir ülke vatandaşı için kullandığı ürünlerin çoğunun kendi ülkesinde üretildiğini bilmek bile önemlidir.

    Uzun zamandır özgür yazılımı anlatmaya gittiğim yerlerde 'neden yabancıların yazılımlarını kullanıyoruz da kendimiz yazmıyoruz' sorusuyla karşılaştığımdan bu konuda kısaca yazayım istiyorum. Bu bahsettiğime çok benzer tepkileri Pardus hakkında da sıklıkla duyuyorduk, 'neden milli çekirdek yok, neden kendi ofis paketimizi yazmıyoruz&#…