Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2006 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

sadece 13 gün

Bu koşuşturmadan dört günlüğüne kurtulabileceğim şenliğe sadece 13 gün kaldığını bilmek güzel. Bu yıl okuldan yaklaşık yirmi kişiyle katılacağız. Yapılacak işler var ama hiç telaşlı değilim, nasılsa işler yetişiyor ;)

bazen hızlı, bazen yavaş

Zamanın normalden daha hızlı akıyor gibi olduğu dönemler oluyor ama geçen haftaya öyle değildi. Salı günü bir linuxsemineri için Sakarya'daydım. 8 saatlik bir gece yolculuğundan sonra yaklaşık 20 kişilik bir gruba konuştum. Seminerin sonuna doğru sayı arttı ama elli olmamıştır herhalde. Aslında sayı o kadar da önemli değil ama dinleyicinin fazla olması daha iyi olurdu herhalde. Sakarya üniversitesini beğendiğimi de yazayım. Henüz kesinleşmedi ama bir ihtimal gelecek yıl her hafta Linux anlatmak için gidebilirim Sakarya'ya. Kesinleşince yazarım muhakak.

Maceralı bir yolculuktan sonra Çanakkale'ye döndüğümde tam 24 saat geçmişti evden ayrılalı. Sabah yine mesai, üç günde dört sınav ve acayip başka işler yaptım. Bunların üstüne cuma günü Linux ve Özgür Yazılım konulu bir söyleşi vardı. Öğrencilerimiz haricinde hiç katılımcı yoktu. Onlardan da bilgisayar mühendisliği öğrencilerine linux'u dayattığım konusunda eleştiriler dinledim. Hatta nesneye yönelik programlamayı bile öğ…

güle güle Murat

Madem Çağlar yazmış ben de yazayım; meren artık uzaklarda. Uzun süredir zaten pek seyrek görebildiğim için bana hiç gitmiş gibi gelmiyor. Hem zaten internet diye bişi var, irtibatı koparmayız nasılsa.



Duygu'ya ve Murat'a mutluluklar diliyorum.
Edit: jabber'dan konuştum Murat'la. Yorgun ama iyiymiş :) İnsanoğlu kuş misali

önemli bir şey yokmuş

Bütün günümü hastane'de sıra bekleyerek geçirdim. Aslında gün ummadığım kadar iyi başladı. Nasılsa bunları isterler diyerek kan, idrar tahlillerim okulda yapıldı, EKG bile çekildi. Heyhat bunlar hastanede tekrar çekildi ve ben iki kere vakit kaybetmiş oldum. Çifter çifter yapılmış tahlillerin sonunda önemli bir şeyin yok denilmesi beni pek memnun etmedi doğrusu. Elbette "bitmişsin sen" demelerini istemiyordum ama ben rahatsızlığım olduğunu biliyorum, yani hissediyorum. Kıytırıktan bir muayene sonucu "bir şeyiniz yok ama bu ilacı 3 hafta kullanın tekrar gelin" denilince insanın içinden ilaca ve doktora karşı bir güvensizlik oluyor. İlacın yan etkileri şöyle:

Yorgunluk, başağrısı, sersemlik
Uyku bozuklukları
Nefes darlığı
Görme bozuklukları
Kabus görme, depresyon, hafıza güçlüğü, sinirlilik

Doktor "şu rahatsızlığın var, bu ilacı içmen lazım" dese genellikle prospektüsü bile okumam ama hem bir şeyin yok hem de bu ilacı iç denilince insan kolaylıkla ikna olamıy…

bir ay sonra yarın

Bir ay sonra yarın şenlik başlıyor. Ne kadar az zaman kalmış, daha dün 100 gün var diye konuşuyorduk sanki. Başka bir şeyle uğraşmak zorunda olmadan 4 gün Ankara'da olmak güzel olacak. Bu yıl geçen yıla göre daha kalabalık gideceğiz diye umuyorum. Ne de olsa artık (benim akademik danışmanı olduğum) bir öğrenci topluluğu var. Topluluğun 7 Nisan perşembe günü ilk toplantısının yapıldığını ve demokratik bir seçimden sonra Oğuz'un başkan, Pınar'ın başkan yardımcısı seçildiğini de yazayım.

hekır

Zaman zaman ilginç epostalar aldığım oluyor. Eric Steven Raymond'ın belgesinin çevirisini güncellediğimden buyana hacker'lıkla ilgili sorular içeren çok ilginç epostalar alıyorum. Bunlar genellikle belgeyi okumamış ama kısa yoldan hacker olmak isteyen genç arkadaşlardan geliyor. Hepsine yanıt veriyorum. Neredeyse hiç birinden ikinci bir mektup almadım ama bir tanesi var ki çok ısrarlı. Halen süren bu diyalog'u yazmasam olmayacaktı. Aldığım ilk mektup şöyleydi:
iki senedir hackere üye olmak istiyorum ama bi türlü olamıyordum.en sonunda
bu adresi buldum ve hemen üye olmaya çalıştım.bilgisayardan iyi anladıgımı
söyleyebilirim.ileride bilgisayar mühendisi olmak istiyorum.onun için
hackere üye olup kendimi bilgisayar konusunda geliştirmek istiyorum.bana
yardım ederseniz çok sevinirim.
Arkadaşa nereye üye olmak istediğini anlamadığımı ama kendini geliştirmesi için herhangi bir yere üye olmasının gerekmediğini yazdım. Genelde bu tip mektuplarda yazışmanın devamı gelmiyordu ama bir …

hafta sonu Ankara'dayım

Cuma sabah TODAİE tarafından düzenlenecek bir seminere katılmak için Ankara'ya gidiyorum. Seminer elektronik imza ile ilgili ama çok teknik olmayacağını tahmin ediyorum. Saat 16:30'da seminerler bittikten sonra Ankara'yı dolaşırım biraz. Birkaç ay önce gitmiştim ama şimdi sanki yıllardır görmemişim gibi bir hasret kapladı içimi.

televizyonda linux gördüm

Bugün işten döndükten sonra tesadüfen televizyonu karıştırırken geçen şenliğin sponsorlarından biri olan Kanal B'de Bilgisayar Serüveni isimli bir programa rastladım. Koray Löker ve Akgül Hoca linux, özgür yazılım ve pardus hakkında konuştular. Bildik birilerini bildik bir konuda konuşurken dinlemek pek keyifli oldu benim için.

Çok yaşayın Hocam...

Açık öğretim

Hafta sonu yapılan açık öğretim sınavlarında görevliydim. Görev aldığım sınavlar arasında en az stresli olanı açık öğretim sınavları diyebilirim. Sınava girenlerin ne heyecanları, ne aceleleri ne de ÖSS'de olduğu gibi büyük beklentileri olmadığından genellikle rahat, problemsiz sınavlar oluyor benim için. Özellikle sınava girenler gençler ise daha da rahat oluyor; hemen bitirip çıkıyorlar sınavdan. Sınıfa girince konuşmaya çok alışmış olduğumdan 2 saat konuşmadan sınıfta durmak zor geliyor biraz ama o da büyük bir problem sayılmaz.

Hayatının başlangıcında olan bu gençlerin dışında bir kaç grup daha var açık öğretimde okuyan (elbette benim 7 yılda görebildiğim kadarıyla). Bunlardan biri (bu yazıyı yazmama sebep olan) emeklilikleri gelmiş olanlar. Emekli olabilmeleri için gerekli süreyi doldurmuş veya doldurmak üzere olanlardan oluşuyor bu grup. Lise mezunu olarak emekli olduklarında alacakları emekli ikramiyesine ve emekli maaşına katkısı için okuyorlar açık öğretimde. Aslında hatır…