12 Nisan 2006 Çarşamba

önemli bir şey yokmuş

Bütün günümü hastane'de sıra bekleyerek geçirdim. Aslında gün ummadığım kadar iyi başladı. Nasılsa bunları isterler diyerek kan, idrar tahlillerim okulda yapıldı, EKG bile çekildi. Heyhat bunlar hastanede tekrar çekildi ve ben iki kere vakit kaybetmiş oldum. Çifter çifter yapılmış tahlillerin sonunda önemli bir şeyin yok denilmesi beni pek memnun etmedi doğrusu. Elbette "bitmişsin sen" demelerini istemiyordum ama ben rahatsızlığım olduğunu biliyorum, yani hissediyorum. Kıytırıktan bir muayene sonucu "bir şeyiniz yok ama bu ilacı 3 hafta kullanın tekrar gelin" denilince insanın içinden ilaca ve doktora karşı bir güvensizlik oluyor. İlacın yan etkileri şöyle:

Yorgunluk, başağrısı, sersemlik
Uyku bozuklukları
Nefes darlığı
Görme bozuklukları
Kabus görme, depresyon, hafıza güçlüğü, sinirlilik


Doktor "şu rahatsızlığın var, bu ilacı içmen lazım" dese genellikle prospektüsü bile okumam ama hem bir şeyin yok hem de bu ilacı iç denilince insan kolaylıkla ikna olamıyor. İkinci sınıf insan muamelesi görmek, azarlanmak gibi vaka-i adiyeden şeyleri yazmıyorum bile.

Beklerken düşünmeye vakit buluyor insan. Zaman zaman ben de "hesabımda problem var" diyen kullanıcılarıma "baktım bir şeyiniz yok" diyorum. "Sunucudan şöyle bir hata alıyorum" diyenlere "o sunucu öyle hata vermez" diye itiraz ediyorum. Arada sanki bir benzerlik varmış gibi duruyor biliyorum ama ben hakikaten sisteme bakıyorum, öyle "nefes al, şimdi ver" diye geçiştirmiyorum. Hata mesajlarının hepsini biliyorum, okudum. Velhasıl işimi ciddi yapıyorum.
Hipokrat'ı göreve çağırıyorum.

Özgür yazılım ile açık kaynağın ne farkı var?

Özgür Yazılım hareketi 1983'de başlayan ve kullanıcıların yazılımları çalıştırma, anlama, değiştirme ve değiştirdikleri halini dağıtma ö...