27 Kasım 2005 Pazar
just for fun
24 Kasım 2005 Perşembe
öğretmenler günü
Bir yıl kadar Kırşehir/Akçakent/Ömeruşağı köyünde matematik öğretmenliği yaptığımdan biliyorum; bu memlekette birilerinin övgü alması, takdir edilmesi gerekiyorsa onlar köy öğretmenleri. Şehirlerarası otobüslerle yolculuk yaparken uzaktan gördüğünüz, bir avuç evden oluşan, "oraya nasıl gidiliyor acaba" diye düşündüğünüz yerlerde yaşayan en az bir öğretmen var. 4 yıl eğitim fakültesinde, bir şehir merkezinde okuduktan sonra gitmeyenlerin hayal bile edemeyecekleri koşullarda yaşamak üzere köylere öğretmen olarak gidiyorlar. İşin doğrusu sadece birkaç yıl kalıyorlar ama insan ilk gün kaçmak istiyor oradan. Gerçekten.
Bunları yazarken arkadaşlara o günleri anlatıyordum; buz gibi soğukta terlikle okula gelmiş, üstünde başında bir şeyi olmayan, az önce size öğretmenler günü hediyesi olarak bir paket selpak mendil vermiş bir öğrenciniz titreyen sesiyle aşağıdaki şiiri okurken ağlamamak gerçekten zordur.
Çok mu dramatik oldu? Hayat daha dramatik, inanın bana.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçeklerini getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin...ve sonra öleceğim.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçivanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kopdağına göçen,
Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencileri istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,
Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde acar benim gizli arzularım.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Bunları yazarken arkadaşlara o günleri anlatıyordum; buz gibi soğukta terlikle okula gelmiş, üstünde başında bir şeyi olmayan, az önce size öğretmenler günü hediyesi olarak bir paket selpak mendil vermiş bir öğrenciniz titreyen sesiyle aşağıdaki şiiri okurken ağlamamak gerçekten zordur.
Çok mu dramatik oldu? Hayat daha dramatik, inanın bana.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçeklerini getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin...ve sonra öleceğim.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçivanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kopdağına göçen,
Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencileri istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,
Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde acar benim gizli arzularım.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
20 Kasım 2005 Pazar
Aranıyor
16 Kasım 2005 Çarşamba
yeni çeviriler - 3
Son üç haftada tamamladığımız çeviriler:
Kemal Ökmen, Kesin Tarih ve Zaman Yönetimi belgesini çevirdi.
İsmail Aykut, Linux'da Astronomi NASIL belgesini çevirdi.
Oğuz Yarımtepe, Linux Disk Bölümleme NASIL belgesini çevirdi.
Bendeniz de Kerberos Altyapısı NASIL, TimeSys Linux Kurulumu NASIL, Fedora Core 3 Üzerine Oracle 9i Kurulumu NASIL ve RTLinux Kurulumu NASIL belgelerini çevirdim ve Disk Şifreleme NASIL belgesinin çevirisini güncelledim.
11 Kasım 2005 Cuma
kim haklı?
Bu aralar içinde bulunduğum duruma pek uygun bir şiir:
Can Yücel 1983 de haftalık Somut gazetesinde yayımladıgı şiiirlerin toplamını 1984 yılında Gök Yokuş adıyla kitaplaştırıyor. Bu şiir de o kitaptan. Başlangıcındaki 7. yüzyıl ifadesi şiirin çeviri olduğu izlenimini oluşturuyor ama 1994'de Ankara'da bir şiir gecesinde Can Yücel bu şiiri yazdığı dönemde baskıyla karşılaşmamak için kendi yazdığı şiiri çeviri gibi sunduğunu anlatmıştı.
Bu dünyadan göçeli 6 yıl olmuş...
Bir Çin Şiir
(7. yüzyıl)
Davacı zengin, davalı yoksulsa
Zenginden yana işler yasa
Davacı yoksul, davalı zenginse
Davalıda kalır yine nizalı arsa
Davacı da davalı da zenginse davada
Özür diler çekilir aradan kadı
Davacı da davalı da yoksulsa, bak,
Sade o zaman işte yerini bulur hak
Can Yücel 1983 de haftalık Somut gazetesinde yayımladıgı şiiirlerin toplamını 1984 yılında Gök Yokuş adıyla kitaplaştırıyor. Bu şiir de o kitaptan. Başlangıcındaki 7. yüzyıl ifadesi şiirin çeviri olduğu izlenimini oluşturuyor ama 1994'de Ankara'da bir şiir gecesinde Can Yücel bu şiiri yazdığı dönemde baskıyla karşılaşmamak için kendi yazdığı şiiri çeviri gibi sunduğunu anlatmıştı.
Bu dünyadan göçeli 6 yıl olmuş...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
karanfil elden ele - Hitchcock/Truffaut
Alfred Hitchcock neredeyse bütün filmlerini edebiyattan esinlenerek çekmiş bir yönetmen. Bir romanı/öyküyü hızlıca okuyup aklında kalan fikr...
-
Konuşmak bedava ama onlar kodu gösterecekler: Pınar Yanardağ: Application for Evolution's encryption and key selection interface project...
-
Bu yıl kabul edilen bizim çocuklar: Serdar Yıldız - GAMS / AMPL Interface Mesutcan Kurt - Python Multi Build İsmail Kuru - Integration of t...
-
Dün özgürlükiçin forumlarında okuduğum konu doğru mu diye gidip yerinde gördüm. Çanakkale'ye bir buçuk ay önce gönderilmiş olan etkileşi...